| - Tüm yapman gereken çeneni kapalı tutmaktı. - Tüm yaptığım gerçeği söylemekti. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو ابقاء فمك مغلقا كل مافعلته هو قول الحقيقة |
| Senin yaptığın kalleşçe olsa da benim yaptığım yasa dışıydı. | Open Subtitles | مافعلته أنت كان سيئا، ولكن مافعلته أنا كان غير قانوني. |
| yaptığın şey, Samir, yaptığımız şey, insanlarımızı özgürlüklerine kavuşturmak için. | Open Subtitles | انه ثمن قليل يا سمير مافعلته ، كله لتحرير شعبنا |
| ...benim için bu gece yaptığını yapmazdı. | Open Subtitles | مافعلته من أجلى الليلة .. بعد كل ما فعلته معك وبعد الطريقة التى عاملتك بها |
| Bana ne söylediysen yaptım. Ne yaptıysam onurun için yaptım. | Open Subtitles | أنت علمتنى كل ما اعرفه كل مافعلته كان لجعلك فخورا |
| NASA'nın yaptığı ise roketin Mars'a gidecek sekiz kişilik versiyonunu yapmaktı. | TED | إذاً هذا هو مافعلته ناسا، الحصول على، انتم تعرفون، ثمانية أشخاص هم من سيذهبون إلى المريخ. |
| Dün gece ne yaptığımı bilmek ister misin? | Open Subtitles | هل تريدين معرفه مافعلته لأستمتع ليلة أمس, هاه؟ |
| yaptıkların ile suçludan ahlak sahibi olarak ayrılırsın ve ahlak-suç ayrımını geçersin. | Open Subtitles | اياً كان مافعلته انت تضل من سلوك المجرمين واذا تعديت حدود المجرمين |
| Biliyorsun ki yaptığım her şeye rağmen seni seviyorum. | Open Subtitles | انت تعلم من اعماق قلبك اننى, بالرغم من كل مافعلته, فانا احبك, |
| Will, bütün bu zaman boyunca, bu yaz tüm yaptığım, 22 kavanoz turşu kurmak ve çömleğe konserve sığır eti koymaktı. | Open Subtitles | حسنا، كل هذا الوقت هذا الصيف كل مافعلته هو عمل 22 برطمانا من المخللات واخزن اللحم في الفخار |
| Kendimi keşfetme yolumda bir öğretmeni incittim ve bu yazı bir basamak olarak sunulsa bile ona yaptığım şeyi telafi etmenin bir yolu olamaz. | Open Subtitles | معلم واثق تأذى بسبب طريقتي في إكتشاف الذات ومع ذلك, فتلك المقالة قد تعمل خطوة وهو من المستحيل أن يعوض عن مافعلته له |
| Gay bile olsam, yaptığın şeyin çizgiyi aştığını, bilmen gerekir. | Open Subtitles | أتعلم، حتى وإن كنت مثليا، مافعلته كان خارج الحدود بالكامل. |
| Hey, yaptığın sıkıydı, o soytarıları zıplatman, eh. | Open Subtitles | لقد كان شيئا جيدا مافعلته بطردك أولئك الحمقى |
| ...benim için bu gece yaptığını yapmazdı. | Open Subtitles | مافعلته لي هذه اليلة بعد معاملتي السيئة لك |
| Olmadılar çünkü her bir simülasyonda tam olarak bunu yaptım. | Open Subtitles | لم يفشلوا لأنه في كل تلك المحاكايات هذا مافعلته بالضبط |
| Sana ne yaptığı umurumda değil. Ona hâlâ aşıksın. | Open Subtitles | لا يهمني معرفة مافعلته بك لكنك لازلت تحبها |
| Fabrikada sarışın arkadaşına neler yaptığımı gördün, değil mi? | Open Subtitles | ربما رأيت مافعلته بصديقتك هناك فى المصنع |
| Bayan, yaptıkların için çok memnunum, ama aradığın adam ben değilim. | Open Subtitles | سيدتي, أقدر لكِ مافعلته .. ولكنني لست الرجل الذي تبحثين عنه |
| Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Ama bu onunla ilgili, benimle değil. | Open Subtitles | إسمع ، أعرف أن مافعلته كان خاطئاً لكنه ليس عني إنه عنه |
| Benim için yaptıklarını takdir ediyorum, ama artık o adam için çalışamam. | Open Subtitles | أنا أقدر حقاً مافعلته لي لكن لا يمكنني العمل لـ ذلك الرجل بعد الآن إنه غريب الأطوار |
| Ama şunu anlamanı istiyorum ki ilk olarak sana gelmeyi düşünmemin sebebi, yaptıklarım yüzünden hayatım boyunca pişmanlık duyacak olmamdır. | Open Subtitles | ولكن أريدك أن تفهّم بأنّ سبب قدومي إلى هنا من الأساس .. هو أنّني سأندم على مافعلته لك طوال حياتي |
| yaptıklarımdan sonra asla birlikte olamayız, biliyorum. | Open Subtitles | إسمع أعرف أنه لا يمكن أن نبقى معاً بعد مافعلته |
| Alison'a yaptıklarından sonra zevkle yardım ettim. | Open Subtitles | بعد مافعلته فى اليسون كنت سعيداً للمساعدة |
| Bir dakika dur, Bütün yaptığının masum insanları öldürmek olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | إنتظر, أعتقد أنك كل مافعلته هو قتل ناس أبرياء |
| Bana yaptıkları şey yüzünden Sıçrayanlar gelirse bize ne olacak diye endişeleniyorsun. | Open Subtitles | أنت قلق حيال ماقد يحدث لنا اذا أتت القافزات بسبب مافعلته لي |
| Bir dakika. Orta okulda yaptıklarımı savunamam. Kim savunabilir ki? | Open Subtitles | انتظر، لا استطيع أن ادافع عن كل مافعلته في الإعدادية، فمن يستطيع؟ |