| Heathrow'un son sekiz saat içindeki yolcu listelerini elde edebilir misiniz? | Open Subtitles | هل يمكنكم الحصول على قوائم مسافرين هيثرو في الثمان ساعات السابقة |
| Heathrow'un son sekiz saat içindeki yolcu listelerini elde edebilir misiniz? | Open Subtitles | هل يمكنكم الحصول على قوائم مسافرين هيثرو في الثمان ساعات السابقة |
| Borcunu Ecsenada'ya iki yolcu götürerek ödemek ister misin? | Open Subtitles | هل تودّ أن تدفعها لي عبر نقل مسافرين إلى إنسينادا؟ |
| seyahat eden ve panayırların olduğu İngiltere'nin farklı yerlerinden insanlarla konuştum ancak hiç batı kısmından kimseyle görüşmedim. | Open Subtitles | تكلمت مع مسافرين ,و أناس من المعرض من معظم أجزاء إنجلترا لكن لا أحد من البلد الشرقية |
| İlgilenmen gereken başka yolcular da olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أن لديك مسافرين آخرين يجب أن تهتمي بهم. |
| Komşunun arabasıymış ve komşu burada yokken, onu ödünç almış ve ana yolda kullanmış. | Open Subtitles | ولقد كان الجيران مسافرين ، ولقد استعارها وقاد بها على الطريق السريع |
| Üç yolcu,ikisi adam,biri kadın, birlikte yolculuk ediyorlar. | Open Subtitles | هناك 3 مسافرين ,رجلين و أمرأة مسافرين معا |
| Solucan deliği kararsızlaşıyor, hala gelen yolcu yok. | Open Subtitles | الثقب الدودى بدأ يفقد التوازن لكن لا مسافرين |
| Heryere baktık Hiç yolcu yok | Open Subtitles | نحن بحثنا كل المكان لا يوجد هناك اى مسافرين |
| Hiçbir yolcu yok, ama sinyal alıyoruz, bir başka sinyal. | Open Subtitles | لا يوجد مسافرين و لكن نحن نستلم رسالة لاسلكية يا سيدى |
| Davetsiz misafir alarmı. Yetkisiz yolcu. | Open Subtitles | . إنذار بوجود دخلاء . مسافرين قادمين غير مسرح بهم |
| Buralara fazla yolcu uğramaz. Siz nereye böyle? | Open Subtitles | لم أرى مسافرين كثيرين فى هذه المنطقه إلى أين أنتم متجهون؟ |
| Ama eğer hangi uçakta olduğunu bilirsen onu sadece birkaç düzine yolcu arasından bulabilirsin. | Open Subtitles | لكن إذا تعرف في الطائرة من يكون سيكون بضعة مسافرين |
| yolcu listesine göre uçakta üç mürettebat ve dört yolcu varmış. | Open Subtitles | سجل ركاب الطائرة يظهر طاقم الطائرة من ثلاث أشخاص، و أربع مسافرين. |
| İki gündür dinlenmeden ve yemek yemeden seyahat ediyoruz. | Open Subtitles | أتعلمين ، نحن مسافرين مُنذ أيام من دون راحة ، و من دون أنّ نتناول طعاماً. |
| seyahat eden iş adamları tesisinizi sık kullanır mı? | Open Subtitles | هل من الشائع لرجال عمل محترفين مسافرين ان يستخدموا منشأتك؟ |
| Birinci mevkii yolcular sandallara bindikten sonra... bizimle ilgilenecekler. | Open Subtitles | حينما ينتهوا من وضع مسافرين .الدرجةالاولىفيالقوارب. فسيكملون معنا، ويجب أن نكون جميعاً مُستعدّين، أليس كذلك؟ |
| Uçaktaki yolcular olduğunu düşünüyorlar. | Open Subtitles | يعتقدون بأنّهم كانوا مسافرين على تلك الطائرة |
| Komşunun arabasıymış ve komşu burada yokken, onu ödünç almış ve ana yolda kullanmış. | Open Subtitles | ولقد كان الجيران مسافرين ، ولقد استعارها وقاد بها على الطريق السريع |
| Neden bahsettiğini anlamadım ama anlatmak istediğim, yanımda birileriyle böyle bir yolculuk yapmak beni zayıflatacaktır. | Open Subtitles | لا أفهم هذا التعليق لكنني أؤكد لكما بأن القيام بهذه الرحلة برفقة مسافرين .. لا أقل |
| Kızlar iyiler. Az önce yoldaydık. | Open Subtitles | كل شيء كما يرام، والفتاتان بخير، كنا مسافرين برًا فحسب. |
| Delta 1989'daki yolcuların herhangi bir yerde emniyet içerisinde olduklarını varsayabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا الأفتراض أن مسافرين دلتا 1989 آمنين فى مكان ما |
| Biz uzaktan gelen yolcularız. | Open Subtitles | نحن مسافرين بعيدينَ |