| Soruşturmayı büro içinde hallediyoruz. Tamam. O zaman ben de girmek istiyorum. | Open Subtitles | سوف نتولى التحقيق داخلياً حسنا، إذا، أريد المشاركة |
| Durumu biliyoruz. Lütfen izin verin, kendi yöntemlerimizle başa çıkalım. | Open Subtitles | نحن نعرف الأسوأ أرجوكِ دعينا نتولى الأمر بطريقتنا |
| Ama bu gece Mortimer'ın icabına bakacağız. | Open Subtitles | . لكن الليلة سوف نتولى أمر مورتيمر |
| O zaman kalkanları geminin içinden hallederiz. İşte. | Open Subtitles | إذن علينا أن نتولى أمر الدروع من داخل السفينة هذا هو الحل المطلوب |
| Kurumun tamamını ele geçirmemiz sadece gün meselesi olacak. | Open Subtitles | ستكون مجرد ايام قبل ان نتولى التحكم في المنظمة |
| Sizi hastaneye götürene kadar. Sonrasını biz halledeceğiz. | Open Subtitles | إلى أن نذهب للعيادة وسوف نتولى الامر من هناك حسنا ؟ |
| Bunu hemen halletmeliyiz. | Open Subtitles | . و علينا أن نتولى أمرها بسرعة |
| Uzaylıları ve bilinmeyen her şeyi kapsayan davalarla biz ilgileniyoruz. | Open Subtitles | نتولى جميع القضايا، شاملة الفضائيين وكل من يظهرون فجأة ليلًا |
| Bundan sonrasını biz devralıyoruz. Buradaki işiniz bitti. | Open Subtitles | حسنا,سوف نتولى ذلك من هنا أنت موقوف عن العمل |
| Bazı şeyleri içerden hallediyoruz. | Open Subtitles | نحن نتولى الأمور داخلياً |
| Önemli değil, bunu biz hallediyoruz. | Open Subtitles | لا بأس، نحن نتولى ذلك. |
| - Erica, biz hallediyoruz. - Kusura bakma ama onlar Xavier'ın. | Open Subtitles | إيريكا)، نحن نتولى ذلك) - (إن كنتِ لا تمانعين فتلك أغراض (خافيير - |
| İş kurulana kadar olmaz. İki çocukla başa çıkmak çok zor. | Open Subtitles | الحقيقة أننا لن نعود قريباً و لا نستطيع أن نتولى أمر طفلين قبل أن تتحسن أحوال العمل هناك |
| - Onunla başa çıkabiliriz. - Peki, bayan. | Open Subtitles | يمكننا أن نتولى أمره نعم, سيدتى |
| Daye Hatun'u duydun, biz bakacağız çaresine. | Open Subtitles | سمعت أوامر "درة خاتون". يجب أن نتولى الأمر بأنفسنا. |
| O ben değilim, problemi çıkaran ben değilim! - Buradan biz devralalım. Ona iyi bakacağız. | Open Subtitles | .لست المعتل، لست من في مشكلة - .دعنى نتولى الأمور من هنا، سنعتني به جيّدًا - |
| Yardım istediğimi hatırlamıyorum. -Biz hallederiz. | Open Subtitles | أنا لا أتذكر أنني طلبتُ المساعدة نحن نتولى هذه |
| Biz hallederiz. Alışılmadık bir şey olursa haber verin ve sadece oturun. | Open Subtitles | اه، سوف نتولى هذا هاتفونا عند الحجز وانتظرونا |
| Yetkiyi ele alacağız! Yolumuza çıkan herkesi öldüreceğiz! | Open Subtitles | سوف نتولى المسؤولية، ونقتل أي شخص يقف في طريقنا. |
| - Hayır. Charlie ve ben bu işi halledeceğiz. Tıpkı her meseleyi hallettiğimiz gibi. | Open Subtitles | (تشارلي) و انا سوف نتولى هذه المشكلة مثلما نتولى كل مشكلة |
| Bunu kendi başımıza halletmeliyiz, ese. | Open Subtitles | يجب أن نتولى هذا بمفردنا يا صديقي |
| Biz ilgileniyoruz. | Open Subtitles | من المفترض أن تستريح,نحن نتولى القضية,اتفقنا؟ |
| Yeterince yaptın. Buradan sonrasını biz devralıyoruz. | Open Subtitles | لقد فعلت الكثر سوف نتولى الأمر نحن |
| Bize haber versinler. Havalimanının her tarafında adamlarımız var. Biz icabına bakarız. | Open Subtitles | يجب عليهم معاونتنا ، فالمطار مكتظ بالناس وسوف نتولى نحن الامر |
| - Bu işi bize bırakmanız en iyisi. | Open Subtitles | أصغِ، سيكون من الأفضل لو تركتينا نتولى هذا. |
| Teğmen'in olayları kendi başımıza halletmemizi istemediği açıktı, efendim. | Open Subtitles | حسناً، كان واضحاً أنه لم يريدنا أن نتولى حل المشاكل بأنفسنا |