| Hey Kedicik, gelsene buraya. | Open Subtitles | هنا، يا هرة، يا هرة، يا هرة تعال |
| Bir Kedicik. | Open Subtitles | هرة صغيرة. |
| - ...öyle çekicisin ki, pisipisi. | Open Subtitles | لَكنَّك كُنْتَ حنونُ جداً، هرة. |
| pisipisi, lütfen, açıklayabilirim! | Open Subtitles | Uh، هرة. أنا يُمْكِنُ أَنْ رجاءً وضّحْ. |
| Tamamen piskopat şeytani bir calico (beyaz, siyah Ve turuncu renkli dişi kedi) yavrusu vardı. Demek istediğim, beni öldürmeye çalıştı. | Open Subtitles | هرة مختلطة الالوان والتى كانت بالكامل معقدة نفسياً, شريرة |
| Ah, Pussy. | Open Subtitles | أوه، هرة. |
| Son birkaç haftada onlarcası kayboldu ve dün gece kızımın kedisi Çörek'i kaçırdılar. | Open Subtitles | فقد العشرات في الأسابيع القليلة الماضية وفي الليلة الماضية أخذوا هرة ابنتي "كب كيك" |
| Dinle bak, neden amcık gibi davranmayı bırakıp bir bira açmıyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تَتوقّفُ أنْ تَكُونَ هرة وتفتح هذا البار؟ |
| Normal bir mahallede başıboş dolaşan bir evcil kedinin küçük ölçekli bir ekolojik felakete eşit olduğunu biliyor muydunuz? | Open Subtitles | هل تعرف ان هرة أليفة طليقة في حي عادي هي مماثلة لكارثة |
| Merhaba Kedicik. | Open Subtitles | هاي,يا هرة |
| Güzel Kedicik. | Open Subtitles | هرة لطيفة |
| Kedicik. | Open Subtitles | يا هرة. |
| Kedicik. | Open Subtitles | يا هرة. |
| Hoşça kal, pisipisi. | Open Subtitles | مع السّلامة، هرة. |
| - Seni seviyorum, pisipisi. | Open Subtitles | - أَحبُّك، هرة! |
| - Seni seviyorum, pisipisi. | Open Subtitles | - أَحبُّك، هرة. |
| Manikür yapman gereken bir kedi yavrusu yok mu? | Open Subtitles | أليسَ هنالكَ هرة صغيرة بالقرب من هنا تحتاج إلى طلاء أظافر؟ |
| Ve bir kedi yavrusu buldum. | Open Subtitles | وبعد ذلك... وجدتُ هرة التي كانت مُبللة بالمطر. |
| Hayır ama Bayan Bellfield'in kedisi kayıp. | Open Subtitles | لا، ولكن هرة السيدة بيلفيلد" مفقودة" |
| - Arkadaşım Sammy'nin kedisi var. | Open Subtitles | صديقي سامي لديه هرة |
| Büyük bir amcık insanları yiyebilir. | Open Subtitles | أ هرة كبيرة تأكل الناس |
| Haklısın. "Bunu yapma" Burada yarım bir kedi var kedinin içine ne koyduklarına inanamazsın Yılan dolu iğrenç bir çorbaya benziyor... | Open Subtitles | صحيح , أخبرتني بألا أفعل هذا هنالك نصف هرة صغيرة هنا لن تصدق ماذا يضعون داخل الهررة الصغيرة |
| Ben yalnız bir kediciğim. Sohbet hattını şimdi arayın. | Open Subtitles | أنا هرة وحيدة، افتح باب الدردشة الآن |
| Şevkatli bir adamımdır, ama şu an, bir kedi yavrusunu elektrik tellerine doğru şutlayabilirim. | Open Subtitles | لكن الآن قد أركل هرة عبر مروحة كهربائية |