| - Kalbinizi yeriden söktüklerinde,sevdiklerinizi öldürdüklerinde geriye sadece kanayan bir yara ve yalnızlık kalıyor | Open Subtitles | قتل واحد من الاشخاص الذين تركوا لك فراغا ابديا وجرح ينزف عندما اجتزو من قلبك |
| O kadar büyük bir yara olacak ki bağışıklık sistemi zarar görecek. | Open Subtitles | وجرح بهذا الحجم بهذا الجهاز المناعي المنهار |
| En az 60 kişi hayatını kaybetti ve binlerce yaralı vardı. | TED | توفي على إثرها أكثر من 60 شخصاً وجرح الآلاف. |
| Şiddetli bir ikinci patlama... 100'den fazla ölü, 200'den fazla yaralı var. | Open Subtitles | اتبع بانفجار ثانوي هائل قتل مايزيد عن 100 حتى الآن وجرح مايزيد على 200 |
| Baba, küçük kızı korumaya gitti. Bıçakla yaralandı. | Open Subtitles | ذهب الأب ليحمي ابنته الصغيرة وجرح بواسطة سكين |
| Boynundaki çürük, yırtık elbiseler ve yüzündeki kesik. | Open Subtitles | كدمات على الرقبة ، والتي مزقتها الملابس وجرح في وجهه. |
| Sochi aksanın, göğsündeki yıldız dövmesi kurşun yaraları dik dik bakman. | Open Subtitles | لهجة السوتشي، ووشم النجمة على صدرك وجرح الرصاصة |
| Errol Brand, hani şu televizyonda şovu, restoranları ve kafasının arkasında kurşun yarası olan ünlü aşçı. | Open Subtitles | ايرول براند, طاه مشهور, كان له ذلك البرنامج, هذه المطاعم, وجرح الرصاصة في مؤخرة الرأس |
| Üç kaburgası kırık ve başında derin bir yara var. | Open Subtitles | ثلاثة أضلاع كسرت وجرح عميق فى رأسة |
| Kafamdaki yara da bunu kanıtlıyor. | Open Subtitles | قرائته صحيحة وجرح رأسي البليغ يثبت ذلك |
| Ve başındaki yara göründüğünden çok daha kötü. | Open Subtitles | وجرح الرأس ... يبدو أسواء مما هو عليه في الحقيقة |
| Travmatik beyin hasarı, yara bere ve karnında bıçak yarası var. | Open Subtitles | بعض الكدمات, وجرح بليغ فى المعده |
| Bağdat'ta BM Karargahına yapılan bomba yüklü kamyon saldırısında 17 ölü, 100'ün üzerinde yaralı var. | Open Subtitles | قتل 17شخصا على الأقل وجرح أكثر من 100 آخرون في انفجار سيارة مفخخةفي المقر الرئيسي للأمم المتحدة في بغداد |
| Üç ölü, dört yaralı ve 3. Cadde çevresinde işlenmiş bir düzine büyük suç. Bu kaset bir delil. | Open Subtitles | وقد قتل ثلاثة آخرين ، وجرح أربعة وهناك العشرات من الجرائم الكبرى التي سيتم رفعها |
| 30,000 Amerikan, Kamboçya ve Güney Kore askerinden oluşan öncü kuvvetin, dün Laos'un Hill 98 ve Whalesback bölgelerine girdiği, ...en az 273 Amerikalı'nın ölü, 492sininse yaralı olduğu belirtildi. | Open Subtitles | على الأقل 273 أمريكي قتلوا وجرح 492 آخرون ... كقوةمتقدّمة... |
| Yetmiş iki kişi can verirken, 425 kişi de yaralandı. | Open Subtitles | انفجرت ناقلة غاز . ..مما أدى الى قتل 72 شخصاً وجرح 15 على الأقل . الانفجار كان مدمراً |
| Ölümcül bir gübre patlaması en az iki kişinin ölümüne yol açtı, çok sayıda kişi de yaralandı. | Open Subtitles | حيث وقوع الانفجار الكيميائي المميت أخذ حياة اثنين على الأقل وجرح الكثير |
| Pazar sabahı, dinamit patladı dört küçük kız öldü, yirmi siyahi yaralandı. | Open Subtitles | انفجار ديناميت في صبيحة يوم الأحد أودى بحياة 4 فتيات صغيرات وجرح عشرين آخرين من الزنوج. |
| Ve de gırtlağında tek bir kesik. | Open Subtitles | وجرح وحيد مشقوق بالرقبة بزاوية علوية طفيفة |
| Ama başkalarına zarar verebilir ve küçük bir kesik ölüme neden olabiliyor bazen. | Open Subtitles | و لكن , يمكن لشخص آخر يصيب نفسه وجرح صغير , يمكن أن يميت في هذه الأيام |
| Sochi aksanın, göğsündeki yıldız dövmesi kurşun yaraları dik dik bakman. | Open Subtitles | لهجة السوتشي، ووشم النجمة على صدرك، وجرح الرصاصة، |
| Yani zehir gibi, ya da bıçak yaraları, mermiler? | Open Subtitles | تعلمين، مثل السموم وجرح الطعن والطلقات؟ |
| Ben de okulu bıraktım, aileme yardım etmeye geldim. - Peki silah yarası? | Open Subtitles | لذا تركت المدرسة , وعدت الى مساعدة عائلتى وجرح الطلق النارى ؟ |