| O çocukların hiçbirinde kızarıklık, sarılık patojenin fiziki belirtlileri yoktu. | Open Subtitles | و لا يرقان, و لا أي أعراض للمرض أيّاً كانتْ |
| - Ben de öyle. Her sabah sarılık olmuşmuyum diye gözlerimi kontrol ederim. | Open Subtitles | كل صباح أتفقد وجود يرقان في عينيّ |
| sarılık, ödem ve yüksek ateşten şikayetçi. | Open Subtitles | يشكو من يرقان متزايد، وذمة، حمى متكررة... |
| 45 yaşındaki kadın hastanın ağrısız sarılık şikayeti var. | Open Subtitles | أنثى بعمر 45 عاماً تعاني يرقان بلا ألم |
| sarılık olmuş. Karaciğeri çöküyor. | Open Subtitles | لديه يرقان كبده توقف عن العمل |
| Hafif sarılık var. | Open Subtitles | يرقان طفيف. هو اصفرار الجلد وأغشية الملتحمة فوق الصلبة (بياض العين) والأغشية المخاطية الأخرى الذي يسببه ارتفاع البيليروبين في الدم |
| Bu sarılık var . | Open Subtitles | انه يرقان |
| Obstrüktif sarılık. | Open Subtitles | يرقان معيق |