| Yapmak zorunda olduğum ilk şey doktorumu aramaktı.Hayır,hayır,bu aptalcaydı. | Open Subtitles | أول شيء كان لا بد لي أن اتصل بطبيبي. لا، لا. ذلك كان غباء |
| Hayır, aptalcaydı. Ne yaptığımı bilmiyorum. | Open Subtitles | كلا, لقد كان غباء وأنا لا أعرف مالذي أفعله هنا |
| Bu aptalcaydı. Bunun saçma bir fikir olduğunu kabul et. | Open Subtitles | لقد كان هذا غبياً الفكره كلها كانت غبيه أعترف بهذا |
| Şovun o kadar aptalcaydı ki, senin de öyle olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | برنامجك غبي للغاية لذا خلتك ستكوني كذلك أيضا |
| Buraya gelmem çok aptalcaydı. Bunu neden yaptım, bilmiyorum. | Open Subtitles | من الغباء ، قدومي إلى هنا لست ادري لماذا أتيت |
| Onunla beraber içki içmeyi kabul ettim ki bu çok aptalcaydı, biliyorum. | Open Subtitles | وافقت ان اشرب معه كاسا, الامر الذي كان غبيا .. اعرف هذا |
| Radyoyu suyun bu kadar yakınına koymak çok aptalcaydı. | Open Subtitles | وضع الراديو على مقُربة من الحافة، ذلك كان غباءً. |
| Bir de Yugoslav eş vardı ki, işte o aptalcaydı. | Open Subtitles | وله زوجة يوغسلافية غبية جدا, عفوا, كما فى اللعبة , |
| Bu çok aptalcaydı, sanki yakalanmak istiyormuşsunuz gibi. | Open Subtitles | أعرف أن ذلك كان غباء كأنكم تريدوا أن نمسك بكم |
| Adamın ne kadar tehlikeli olduğunu söylemiştim. Bu yaptığın aptalcaydı. | Open Subtitles | و لقد أخبرتكَ كم هذا الرجل خطيراً.هذا غباء منكَ. |
| Buna inanamıyorum.Sana nasıl güvendim Bu çok aptalcaydı. | Open Subtitles | لا أصدق هذا , لا أصدق أني وثقت بك كان هذا غباء |
| Meksika'da yaptığın şey aptalcaydı, aç gözlülüktü ve avantajlarıma mal olabilir. | Open Subtitles | ما فعلته فى المكسيك كان غبياً وجشعاً وربما كان كلفنى مصلحتى |
| Buraya dağınık bir velet gibi gelmem çok aptalcaydı. | Open Subtitles | لقد كـان تصرّفاً غبياً منّي أن أتي إلى هنـا مثل الطفل الحيران |
| Evet. Aslında, biraz aptalcaydı. Bir böğürtlen toplamak istedim. | Open Subtitles | أجل، لقد كان تصرف غبي لأنني رأيت ثمرة العليق |
| Çok aptalcaydı. - Dil sürçmesi işte. | Open Subtitles | ـ لا ، لا إنها حقاً يبدو أمر غبي ـ زلّة لسان |
| Aynı binada çalışırken birbirimizi görmezden gelebileceğimizi düşünmek çok aptalcaydı. | Open Subtitles | انه من الغباء اننا قررنا اننا نستطيع ان نتفادى بعضنا و نحن نعمل في نفس المبنى |
| Bana göre, geleneksel düğün yapmak aptalcaydı, çünkü bakire değildim. | Open Subtitles | بالنسبة لي، كان من الغباء أن أقيم عرساً أبيضاً، لأنني لم أكن بكراً |
| Yaptığın şey aptalcaydı. Senden istediğim fazla bir şey değil. O benim kızım! | Open Subtitles | لكن ما فعلته كان غبيا ، ما أطلبه منك ليس بالكثير ، إنها إبنتي |
| Hayır. Biliyorum. Gevezelik etmeye çalışıyordum ama bu aptalcaydı. | Open Subtitles | لا ، لا، أنا أعلم، كنت أحاول أن أقوم بحوار صغير، ولكنه كان غباءً |
| Herşey öyle aptalcaydı ki sınıf öğretmenimize şikayet etmeye karar verdik. | Open Subtitles | الفكرة كلها كانت غبية لقد قرر طلاب الفصل بأن نقوم بالشكوة الى رائدة صفنا |
| Buraya çıkmak gerçekten aptalcaydı. | Open Subtitles | كان هذا غباءاً حقيقياً أن ناتى لنجلس على هذا الإفريز |
| Onunla eve bu kadar yakın buluşmam aptalcaydı fakat iyi olduğunu görmeliydim. | Open Subtitles | ، لقد كانت حماقة مني أن أقابلها بالقرب من المنزل لكن كان عليّ أن أتأكد أنها بخير |
| Son birkaç gündür yaptığın her şey, oldukça aptalcaydı. | Open Subtitles | كلّ ما فعلتِه في الأيّام القليلة الماضية كان غبيّاً. |
| Aptalca bir şeydi. Gerçekten aptalcaydı. | Open Subtitles | كان امراً سخيفاً كان امراً سخيفاً ما قمنا به |
| Bu küçük olay seni memnun etmiş olabilir ama aptalcaydı. | Open Subtitles | حسنٌ, هذا المشهد الصغير قد يكون أمتعك لكنه كان حماقه. |
| Bu hayali arkadaş olayın önceden de aptalcaydı şimdi de öyle. | Open Subtitles | أتعلم, إن موضوع الصديق الخيالي هذا كان غبيًا في البداية وهو أغبى الآن |
| İlişkimizi tehlikeye attım ve bu aptalcaydı. | Open Subtitles | لقد وضعت علاقتنا في خطر وكنت أحمقاً |
| Yaptığı o zaman da aptalcaydı, şimdi de öyle. | Open Subtitles | كان الأمر سخيفا حينها و هو سخيف الأن |