| Aslında biliyor musunuz, büyük beden moda endüstrisi 38 bedenle başlar | TED | في الواقع، هل تعلمون أن صناعة الأزياء ذات المقاس الكبير بدأت في الولايات المتحدة بمقاس 8؟ |
| Yani demek istediğim, şu an bu salonda bulunanların çoğu büyük beden olarak görülüyor. | TED | لذلك ما أريد قوله أساسا هو أن أغلبية الموجودين في الغرفة الآن يعتبرون من المقاس الكبير. |
| büyük beden model olarak tam zamanlı çalışıyordum. | TED | كنت أعمل كعارضة من المقاس الكبير بدوامٍ كامل. |
| Her neyse, büyük beden bir mankendi. | Open Subtitles | على اي حال, كانت تشبهها ولكنها ممتلئة. |
| - Ayrıca o büyük beden bir mankendi. | Open Subtitles | -وكانت تشبهها ولكنها ممتلئة. |
| Kıvrımlı modeller büyük beden terimini ortadan kaldırma konusunda daha ön plana çıkıyordu. | TED | أصبحت العارضات الممتلئات موجودات على الساحة أكثر فأكثر للتخلص من مصطلح ذات المقاس الكبير. |
| Moda endüstrisi beni "büyük beden" olarak sınıflandırmakta ısrarcı olabilir, ama ben onu "benim bedenim" olarak düşünmek istiyorum. | TED | الآن، قد تصرّ صناعة الموضة والأزياء على تسميتي "ذات المقاس الكبير". ولكنني أودّ أن أفكر أنه "مقاسي". |