| Oğlu Bir şeyler biliyor olabilir. Onu tekrar denemek istiyorum. | Open Subtitles | الأبن ربما يعرف شيئاً أخر سأذهب وأحاول معه مرة أخرى |
| Sırf bizim hakkımızda Bir şeyler biliyor diye ne yaptın? | Open Subtitles | . فقط لمجرد أنه يعرف شيئاً عنا ، وما فى ذلك ؟ |
| Ne olduğunu bilmiyorum ama bu kadın Bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | لا أعرف على ماذا و لكن تلك المرأة تعرف شيئاً |
| Bu yüzden, en yakın akrabasıyla ilgili Bir şeyler biliyor olmalısın. | Open Subtitles | لذا أخالك تعرف شيئاً بخصوص أقرب أقربائه ولا ريب |
| Peki tanrıyı geçelim de Akatsuki hakkında Bir şeyler biliyor olmalısın. | Open Subtitles | دعك من إلهك هذا على الأقل لابد أنك تعرف شيئا عن الأكاتاسكي |
| İş bağlantılarınızın olduğu kişiler Bir şeyler biliyor olabilir. | Open Subtitles | انظر إذا كان أحد الذين يعملون في مجالك قد يعرف شيئا |
| Buradaki herkes Bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | أنت تعرف شيئًا الجميع هنا يعرف شيئًا |
| Bütün çalışanlarla tek tek konuş. Birileri Bir şeyler biliyor olmalı. | Open Subtitles | اسألوا كل موظف ولا تتركوا واحداً لا بد أن أحدهم يعرف شيئاً |
| Onunla konuşmalısın. Raymond'ın cinayeti hakkında Bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | عليك التكلم معه، إنه يعرف شيئاً عن مقتل ريموند |
| Atların etrafında çalışıyorsa, o zaman Bir şeyler biliyor olabilir. | Open Subtitles | حسناً ، إنّه يعمل حول الخيول فأعتقد أنّه قد يعرف شيئاً |
| Birileri Bir şeyler biliyor ama konuşmuyor. | Open Subtitles | لابد أن هناك أحد ما يعرف شيئاً ولكن لا يتكلم فحسب |
| - Adada neler olduğu hakkında Bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | إنّه يعرف شيئاً عمّا يجري على هذه الجزيرة |
| Cole'u bulup ona olanları anlat bak bakalım bu gölge hakkında Bir şeyler biliyor mu? | Open Subtitles | اسمعي، عليكِ إيجاد "كول" وإخباره بما حدث لنرى إن كان يعرف شيئاً عن الظل، مفهوم؟ |
| Daha çok iş stresi falan, ama davalarıyla ilgili konuşmuşsa, o zaman psikoloğu Bir şeyler biliyor olabilir. | Open Subtitles | ،وغالباً ضغط عمل ،لكن لو أنه تحدث عن قضاياه فلعلها تعرف شيئاً |
| Şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olarak Bir şeyler biliyor olabilirsiniz diye düşündük. | Open Subtitles | توقعنا بصفتك المُؤسس والرئيس التنفيذي، فإنّك قد تعرف شيئاً حيال ذلك. |
| Hakkında Bir şeyler biliyor olmalısın, aksi halde onu bulamazdın. | Open Subtitles | أنت تعرف شيئاً ما حتماً بشأنه وإلا لما تمكنت من العثور عليه |
| - Et ile ilgili Bir şeyler biliyor gibisin. - Biliyor musun? | Open Subtitles | "يبدو أنك تعرف شيئا بخصوص "اللحم - هل تعرف شيئا ؟ |
| Annem hatta babam hakkında Bir şeyler biliyor olabilir. | Open Subtitles | أعتقد أنه كان يعرف شيئا بخصوص والدتي أو حتى والدي. |
| Bir şeyler biliyor olmalısın. Oğlumu geri almamın bir yolunu biliyor olmaısın. | Open Subtitles | .تعرف شيئًا .طريقة ما أستعيد بها ابني |
| Bir şeyler biliyor ve konuyu bir tek sana söylemiştim. | Open Subtitles | -حسنا إنه يعلم شيئا ما و أنت الوحيدة التي اخبرتها |
| Sence yazı işleri müdürü meteor yağmuru ile ilgili Bir şeyler biliyor mudur? | Open Subtitles | أتعتقد بأن المحرر يعلم شيئاً عن سقوط النيازك |
| Sanırım oğlunuz kızıma ne olduğu konusunda Bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | أعتقد بأن ابنك لديه بعض الفكرة عما حدث لابنتي |
| Eski terörist dostun Yushkin Bir şeyler biliyor olabilir. | Open Subtitles | صديقك الإرهابي القديم يوشكين قد يعرف شيء |
| Bir şeyler biliyor. Yerinde duramıyor. | Open Subtitles | إنه يعرف شيئًا ما إنه يتأهب للقيام بشيء ما |
| Üniversite polisi hariç, bizi cesedi taşırken görmüştü, Bir şeyler biliyor olmalı. | Open Subtitles | بإستثناء شرطي الحرم الجامعي ,صحيح أعني الذي رآنا نخرج الجثة من المنزل يعرف بعض الاشياء |
| Bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | إنها تعرف شيء ما. |