| Bu büyük ihtimalle son 100 yılın en Dahice işi. | Open Subtitles | وربما هذا هو أكبر اختراع عبقري في المئة عام الماضية |
| Devasa faydalar getiren küçük ama Dahice bir teknik icat. | Open Subtitles | بعيداً عن الحاويات الساخنة.إنه ابتكار بسيط،لكن عبقري و بفوائد هائلة |
| Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe. Dahice bir bağlantı kurdun. | TED | كريس أندرسون: من المزامير إلى ملاعب الغولف لزواج نفس الجنس. كان ذلك ربط عبقري. |
| O halde söylemek istediğin Dahice bir fikrin olmadan tüküremez misin? | Open Subtitles | إذا، ماتقوله أنك لا تستطيع البصق دون أن تراودك فكرة عبقرية. |
| İlk tepkimi burada söyleyemem ama korku olarak tarif edeceğim. İnsanlara senaryolar hakkında anket yapma fikri elbette yeni veya Dahice bir fikir değildi. | TED | وردة فعلي الأولى التي لا أستطيع قولها هنا لكنه سيصف بأنه خوف فكرة مسح الناس حول نصوصهم بالتأكيد لم تكن رواية أو رواية عبقرية |
| O Dahice andan sonra, görmeye değer bir dönüş tercih ederdim. | Open Subtitles | مشكلةٌ تظهر على السطح بعد اللحظة العبقرية التي مررت بها بولدريك. |
| Sonunda onu kendi omzuma razı ettim. Dahice. | Open Subtitles | وأخيراً أقنعتها بأن تستقر على كتفي ضربة من عبقري |
| Dahice Profesör. Başka ne düşündün? | Open Subtitles | هذا عبقري أيها العالم، فيم ستفكر بعد ذلك؟ |
| Bu Dahice. Bunu kim düşündü? | Open Subtitles | يا إلهي , هذا عبقري من كان بإمكانه التفكير في هذا ؟ |
| Dahice. | Open Subtitles | التفكيك والهدم في التمثيل الثاني عبقري حقا؟ |
| Bir kasayı bir kulübe dönüştürmek Dahice. | Open Subtitles | أعرف، تحويل القبو إلى نادي ليلي، هذا عبقري |
| Parmakları karıncalandığında Dahice bir iş çıkarmak üzere olduğunu anlarmış. | Open Subtitles | و يقول عندما يشعر بوخز في أصابعه فيعرف أنه يكتب لحن عبقري |
| Ve biz dünyaya, mimarinin Dahice eskizler çizen bireyler tarafından oluşturulduğunu | TED | وذلك عندما بدأنا نروّج للعالم أنّ العمارة هي من صنع أشخاص يقومون برسومات عبقرية. |
| Fakat bazen orada o Dahice fikri görürüm, ve o "buldum" anını yaşarım. | TED | ولكن أحيانا أجد أفكار عبقرية تقودني للفكرة ملهمة |
| Mühendislik eseri Dahice. Kendim de kullanabilirim. | Open Subtitles | الفكرة الهندسية عبقرية قد أستخدمها بنفسى |
| - Dogru. Sen ne yaparsin? Dahice bir fikir gelir aklina. | Open Subtitles | ما تفعله تقنعه بفكرة عبقرية أخرى فكرة خاصة |
| Dahice olan, onu izleyip statik artıyor mu diye bakmak. | Open Subtitles | العبقرية ستكون المتابعة لرؤية أذا كانت الضجة تزيد أو تنقص |
| Ateş altında kalmadan önceki sistemimiz de Dahice ve basitti. | Open Subtitles | النظام الذي إبتكرناه قبل إطلاق النار عليكِ كان مبدع وبسيط. |
| Dahice, değil mi? Kesinlikle Dahice. | Open Subtitles | هذه عبقريه اليست كذلك |
| Dinle, Dahice olan da bu. Aptala gülmekle meşgulken aptal yerine konduklarını anlamıyorlar. | Open Subtitles | وهذا عبقرية الأمر لا أحد يلحظ العبقري لأنهم منشغلون بالضحك على الأحمق |
| Öldüğü falan yok. Bu çok Dahice. | Open Subtitles | إنه لا يموت، بل إنه عبقري أنت تشاهد عبقرياً الآن |
| Burada dâhice işler yapıyorum ve yanımda durup etkilenmiş görünecek kimse yok. | Open Subtitles | أنا أستعمل مهاراتي الذكية جدا في الأعلى و لا يوجد أحد حولي ليبدو مبهورا |
| Bir bakayim. Çok Dahice bir alet. | Open Subtitles | يجب أن ألقي نظرة قريبه علي هذه الآلة العبقريه |
| Sonra bu linki internet siteme koyuyorum ve siteme girenler stand-up gösterimi izleyebiliyor. Dahice. | Open Subtitles | وكما يمكنك ان ترى ان كل من يشاهد هذا يذهب الى موقعى ,هذا عبقرى |
| Dahice. Dalga geçmek. Onlar daha çok isterk halde bırak. | Open Subtitles | هذا عبقريّ.هذا يغيظ دعيهم يطلبوا المزيد. |
| Biliyorum bunu söylemek kutsal değerlere saygısızlık ama, ...Pearl Harbor gerçekten Dahice bir olaydı. | Open Subtitles | تعلمين أنّه من الرجس قول ذلك، لكن حادثة "بيرل هاربر" كانت فكرة عبقريّة. |
| Müdür Bey, bu dâhice. | Open Subtitles | هذا عَبقَري أيها الآمِر |
| Doğumda bebek kalimliliği - Dahice. | Open Subtitles | نجاة الرضَّع عند الولادة: باهِر! |