| O görüşmeyi ilk kez öldüğü günün sabahında, saat üçte dinledim. | TED | استمعت لتلك المقابلة للمرة الأولى في الثالثة صباحا، في يوم رحيله. |
| Dün gece ben seni dinledim ve her şey bombok oldu! | Open Subtitles | لقد استمعت لك ليلة البارحة و كل شيء قلته كان هراء |
| Durun biraz, durun. Telsiz konuşmalarını dinledim. Kafatasından bir parça kesildiğini söylediler. | Open Subtitles | انتظري للحظة، كنت أستمع للاسلكي وقالوا أنّ جزءاً من جمجمتها قد اقتطع. |
| Önceki gece televizyonda bir adamı dinledim, güvercinlerden söz ediyordu. | Open Subtitles | ، سمعتُ رجلاً على التلفاز الليلة الماضية يتحدث عن الحمام |
| Geçen gece seni dinledim, Dale, her zamankinden iyi üflüyordun. | Open Subtitles | لقد سمعتك في أحدى الأمسيات يا ديل لقد عزفت بشكل رائع كما لم تعزف من قبل |
| Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim. | TED | وانا استمع الى كل تلك الحلقات بدأت أشعر فجأة كما لو أن تلك الحلقات عن كون المرء مخطئاً |
| Ajan Mulder'a bıraktığınız mesajı dinledim. Dostlarınızla ilgili olanı. | Open Subtitles | إستمعت إلى الرسالة بأنك توجّه إلى وكيل مولدر حول أصدقائك. |
| Buna binaen, iddiaları dinledim ve davanın olgularını gözden geçirdim. | Open Subtitles | لذلك، لقد سمعت الحجج وأعدت النظر في حقائق هذه القضية |
| Bu karmaşık dava için her iki tarafın mücbir sebeplerini de dinledim. | Open Subtitles | لقد استمعت الى حجج مقنعة من كلا الطرفين في هذه القضية الصعبة |
| Cesetleri kemiğine kadar asitle yakma konusunda seni dinledim ama. | Open Subtitles | لقد استمعت اليك بشأن حرق اللحم عن العظام باستخدام الأسيد. |
| dinledim ve öğrendiklerimi meclisten bir arkadaşımla paylaştım, çevre, bilim, teknoloji, inovasyon gibi konularda oldukça ilgili biriydi. | TED | استمعت له وشاركت ما فهمت مع صديقي في البرلمان، الرجل الذي كان مهتمًا بكل أمور البيئة والعلوم، الابتكار، التكنولوجيا. |
| Saçma sapan laflarını dinledim, değil mi? | Open Subtitles | لقد استمعت إلى حوارك المجنون أيضا، أليس كذلك؟ |
| Ve tüm orta krallıktan.. ...onlar tohumlarının yok edilmesini izlerken, çığlıklarını dinledim.. | Open Subtitles | و أنا أستمع لصراخهم كما لو إنهم يُشاهدون أسلافهم يموتون من المملكة. |
| Onları konuşurken dinledim ve yapabileceğim en iyi şeyin görünmemek olduğuna kanaat getirdim. | TED | كنت أستمع إلى حديثهم وأفكر أن أفضل ما يمكنني فعله هو أن أكون غير مرئي. |
| Pekala, suçlama ve tehdidinizi dinledim ama hiç kanıt duymadım. | Open Subtitles | حسنٌ، لقد سمعتُ إدّعائك وتهديدك، لكنّي لم أسمع أيّ دليلٍ. |
| Bugün programını dinledim. Yaptığın şey çok asildi. | Open Subtitles | لقد سمعتك على الراديو اليوم أعتقد أن ما فعلته كان نبيلا جداً |
| Ardından göle doğru inip gölün sesini dinledim sonra üşüyünce de eve döndüm. | Open Subtitles | وبعدها عرجت الى البحيرة وجلست استمع لصوت غناء المياه ثم اشتريت ساندوتشا, وعدت الى البيت |
| Daha dikkatli dinledim. | Open Subtitles | وبعد ذلك إستمعت بقساوة وأحد الأشياء التي أدركتها |
| - Çok etkili İncil hatipleri dinledim, ama sen onlara tanrı korkusunu yerleştirmekle kalmadın, çok da korkuttun. | Open Subtitles | لقد سمعت الكثير من قوة خلفيات الكتاب المقدس لكنك لم تضع فيهم فقط الخوف من الله انت اخرجت منهم الخوف من الجحيم |
| Son derece sıkıcı bir eser, ben de dinledim onu | Open Subtitles | انها موسيقى مملة للغايه. أيضاً أنا سمعتها. |
| Dün akşam eve dönerken programı dinledim. | Open Subtitles | لقد أستمعت إلى برنامجك بينما كنت أقود إلى منزلي البارحه |
| İyi duyamadığını biliyorum çünkü onu karaoke yaparken dinledim. | TED | أعرف أنه لا يسمع جيدا، لأنني سمعته يؤدي كاريوكي. |
| Ebeveynlik yaparken çektikleri zorlukları dinledim, mücadelelerini dinledim, onların yakarışlarını dinledim. | TED | أصغيت إلى تحديات التربية الوالدية التي تواجههم، وأصغيت إلى صعوبات التربية الوالدية لديهم ومن ثم أصغيت لنداء استغاثتهم. |
| Hepsini dinledim ama hiçbirinde dans etmedim. | Open Subtitles | لقد استمعتُ لها جميعها، لكنّي لم أرقص قطّ على أيّة واحدة منها. |
| Seni dinledim çünkü benim çıkarlarımı düşündüğünü biliyorum, yalnız da değilim. | Open Subtitles | أصغي إليكَ لأنني أعلم أنكَ لا تهتم بمصلحتي ولستُ الوحيد الذي يفكر هكذا |
| Dün konservatuarda seni dinledim. | Open Subtitles | سَمعتُ بأنّكي لْعبُتي في المعهد الموسيقي أمس. |
| Yalnızca kıta birliklerini yıkmaya ve kaba halk avcılarını seçmeye doğru ilerlediğin zaman seni dinledim. | TED | أنصت فقط حين تحركت لتقسيم الاتحادات القارية وانتخاب دهماء مبتذلين. |