| BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler. | TED | بيفرلي : وفصيل الفهد العداء قل عددها الى 12 الف |
| Artık Çin'e benimle birlikte bir banco almam gerektiğini biliyordum. | TED | علمت انه يجب ان اخذ الة البانجو معي الى الصين |
| Bu adamların operasyonlarını nasıl paraya çevirebildikleri ile ilgili bir örnek. INTERPOL'e gidip sayfalara baktığımız ve aranan kişileri arıyoruz. | TED | مثال على كيف يستطيع هؤلاء الاشخاص تنفيذ عملياتهم ذهبنا و اخذنا نظرة على صفحات الانتربول و بحثنا عن اشخاص مطلوبين |
| 13 şirketin başkanı olan Bay Sasin'e ona kefil olmasını sorabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا التحدث للسيد ساسين المدير ل 13 شركة لكفالة السيد ونج |
| Geçen sene bir sürü öğrenciyi Shenzhen'e gönderdik ve Shenzhen'de fabrika içindeki yenilik yapanlarla beraberce oturdular ve bu harikaydı. | TED | قبل عام أرسلنا مجموعة من الطلاب إلى مدينة شنجن وجلسوا عن الأرض المصنع مع المبتكرين في شنتشن و كان مدهش |
| Cadillac'ın kanatçık yapımını devam ettirmediğini Chrysler'e ileten kişi odur. | Open Subtitles | إنه الرجل الذي أخبر كرايسلر أن كاديلاك ستتخلص من الزعانف |
| Brezilya'dan Hindistan'a, Meksika'ya, Alabama'ya, Çin'e, İsrail'e, Filistin'e, Vietnam'a kadar. | TED | من البرازيل الى الهند، المكسيك، الاباما، الصين، إسرائيل، فلسطين، فيتنام. |
| Bu hafta bir kez Los Angeles'e gittim, ve sorular daha da artacak. | Open Subtitles | لقد ذهبت مرة الى لوس انجلوس هذا الاسبوع وهذا يعني مزيدا من الأسئلة |
| Bavulların hazır. Bu da otobüs biletin. St. Anne'e geri dönüyorsun. | Open Subtitles | امتعتك جاهزه كلها ,ها هى تذكره الحافله التى ستعيدك الى الجامعــه |
| 5 yıl önce Dünya Çocukları Ödülü'nü kazandı ve İsveç'e gitti. | TED | حصلت على جائزة الطفل العالمية قبل خمس سنوات وذهبت إلى السويد |
| Hepsini topladığınızda sonuç 2.3 milyon kelimelik TEDTalk oluyor, ki bu da yaklaşık üç İncil'e bedel içerik demek. | TED | الآن إن أخذنا هذه مجتمعة نحصل على 2.3 مليون كلمة في محادثات تيد، والتي هي مقدار محتوى ثلاث أناجيل. |
| Geçtiğimiz günlerde bana 1948 senesinde iki kız kardeşinin ve babamın tek başlarına bir botla İsrail'e seyahat ettiklerini anlattı. | TED | أخبرتني منذ وقت قريب أنه في عام 1948 سافر أبي و اثنتان من أخواتها على قارب إلى إسرائيل بدون أجدادي. |
| Bunu yapmaya giderken de yolda durup Onüç'e LP yaptın mı? | Open Subtitles | هل توقفت للقيام ببزل قطني ل 13؟ منظر 13 وحدقتيها المتضيقتان |
| Bugün Julia'ya olan her şey ve onun Christine'e yaptıkları için. | Open Subtitles | كل شيئ حدث اليوم مع جوليا على ما فعلته ل كريستين |
| Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı. | TED | لم تعد صادقة مع تراثها. لم تعد صادقة مع والت ديزني. |
| Tiyatrolar New York, Chicago ve Seattle'a odaklanmışlardır fakat Dallas Theater Company'e değil. | TED | المسارح تجد تركيزا في نيويورك , شيكاغو وسياتل مع استثناء شركة مسرح دالاس |
| Candaules Gyges'e kraliçenin her gece aynı şeyi yaptığını söyledi. | Open Subtitles | كاندليز أخبر غايجيز بأن ثمة عادة تمارسها الملكة كل ليلة |
| Turk'e, sen beni kovana kadar, onun hakkında konuşacağımı söyledim. | Open Subtitles | ولكني أخبرت ترك بأن نتحدث عنه حتى تطلبين مني الذهاب |
| Fisk Üniversitesinde yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, doktoramı yapmak için Yale'e gittim. | TED | بعد حصولي على الماجستير في فيسك، إتجهت إلي جامعة يال لإكمال درجة الدكتوراه. |
| Kuşatma altına alınacak, topraklarının çoğunu kaybedecek ve ne Batı Şeria'ya ne de Kudüs'e ulaşma özgürlüğüne sahip olmayacaklardı. | TED | كانوا في طريقهم ليحاصروا، وتفقد الكثير من أراضيهم وليس لديها حرية الوصول ، إما إلى الضفة الغربية أو القدس. |
| e.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir. | TED | الآن، إي بي وايت يقول، تحليل الدعابة يشبه تشريح الضفدع. |
| Austin Peay'e gittim ve sonra da Memphis Eyalet Üniversitesi'nde Hukuk. | Open Subtitles | كنت في أوستن باي الثانوية ثم ذهبت الي كلية القانون بممفيس |
| Bütün yaptığım, o ejderhanın, Boggs ve Rains'e ne yaptığını söylemek oldu. | Open Subtitles | كل ما فعلته أننى تكلمت عن التنين وما فعله ب بوجز ورينز |
| Bir sorunumuz var. Steve'e kadeh kaldırmamız istendi. | Open Subtitles | لدينا مشكلة لقد طُلب منا تقديم نخب لستيف |
| 02 numaralı hedef R25 yolundan çıkıp Eski Şehir'e doğru yol alıyor. | Open Subtitles | الهدف 02 يرحل من الطريق السريع رقم 25 ويتحرّك نحو المدينة القديمة. |
| Bay Dardis'e 6:30 randevusuna geç kalmak istemediğini söyler misiniz lütfen. | Open Subtitles | و أخبري السيد دارديس ألا ينسى موعده في السادسة و النصف |
| Evet, etkileyici. Aynen Tanrı'nın İbrahim'e İshak'ı öldürmesini söylediği gibi. | Open Subtitles | نعم ، ممتع مثل عندما اخبر الاله ابراهيم لقتل اسحاق |