| "elinde hiçbir şey yok, o yüzden git de kendi paranı bas. " | Open Subtitles | ليس لديك شيء قادم , فعليك أن تكبر وتجني أموالك الخاصة |
| - O zaman elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | اذن ليس لديك شيء صدقني, لا احد يريدك ان تكون محقا |
| - O zaman elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | اذن ليس لديك شيء |
| elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ليس لديكَ شيء. |
| elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ليس لديكَ شيء |
| O, bir de, iddia makamının elinde hiçbir şey yok demek. | Open Subtitles | هذا، و الإدعاء له قضية ضعيفة |
| Kızı o kaptı ve senin elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لديه بنت والان ليس لديك شيء |
| - Ava'ya karşı elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | " ليس لديك شيء على " إيفا |
| elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ليس لديك شيء |
| İddia makamının elinde hiçbir şey yok. | Open Subtitles | الإدعاء له قضية ضعيفة |