| Onu kurtarmak için kocası elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | زوجها فعل كل شيء من أجل إنقاذها. |
| Milyoner arkadaşı olmadan beyefendi rolünü oynamak zordu, ama elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | "كان من الصعب عليه أن يلعب دور الرجل المهذب بدون المليونير لكنه بذل أقصى جهده |
| Ama bana göre, makul olmak için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | لكن يبدو لي أنهُ بذل قصارى جهده و قد فعل الشئ اللائق |
| Hala bana aşık olduğuna inandırmak için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | بذلت قصارى جهدها لتقنعي بأنها ما زالت تحبني. |
| Karan Rhea ve Mihir'i birbirine yakınlaştırmak için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | كاران قام في كل ما في وسعه ليقرب بين مهير و ريها |
| Finalistler elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | كلا الفريقين النهائيين قدّما ما لديهما. |
| Beni, hala sevdiğine ikna etmek için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | لقد فعلت كل ما بوسعها لتقنعنى انها مازالت تقع فى حبى |
| Annem elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | هى فعلت كل ما تستطيع فعله |
| Luca'yı yaşatmak için elinden geleni yaptı ama yaşatamadı. | Open Subtitles | " لقد فعل كل شيء في قدرته لإنقاذ " لوكا لكنه لم يستطيع |
| Buraya gelmemem için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | لقد فعل كل شيء ليمنعني من المجيء |
| Milyoner arkadaşı olmadan beyefendi rolünü oynamak zordu, ama elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | "كان من الصعب عليه أن يلعب دور الرجل المهذب بدون المليونير لكنه بذل أقصى جهده |
| Geçici navigasyon sistemi bozulmuştu ve bizi 1958'e en yakın yere getirmek için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | نظام الملاحة المؤقت فسد إلاّ أنه بذل قصارى جهده لإعادتنا لأقرب زمن ممكن لـ 1958 |
| Büyükbabam soyunuzu kurutmak için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | جدي (جوزيف) بذل قصارى جهده لإبادتكم جميعاً |
| Gerçi Victor öğretmek için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | على الرغم من أن (فيكتور) بذل قصارى جهده ليُعلمني |
| Hala bana aşık olduğuna inandırmak için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | بذلت قصارى جهدها لتقنعي بأنها ما زالت تحبني. |
| - Yapabilseydi Bingley'i elde ederdi. - elinden geleni yaptı. Kimse fazlasını yapamazdı. | Open Subtitles | ـ كانت لتحصل على بنجلى لو أستطاعت ـ لقد بذلت قصارى جهدها, ولاأحد مكانها كان ليفعل أكثر |
| Ama annem bunun için elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | لكن امي بذلت قصارى جهدها بخصوص هذا |
| Keşiş elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | الراهب فعل كل ما في وسعه |
| Finalistler elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | كلا الفريقين النهائيين قدّما ما لديهما. |
| elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | فعلت كل ما بوسعها. |
| Elvina elinden geleni yaptı. | Open Subtitles | (إيلفينا) فعلت كل ما تستطيع |