| Seni tebrik etmek istedim. İlk işinin iyi gitmesine sevindim. | Open Subtitles | أردت أن أهنئك أنا سعيد أن مهمتك الأولى تمت بنجاح. |
| Seni tavsiye etmek istedim, seni tavsiye etmeye çalıştım, ama bunu yapamadım sadece. | Open Subtitles | أردت أن أوصي بك، حاولت أن أوصي بك، لكني لم أستطع فعل ذلك |
| beni herkesin önünde rezil etmediğin için teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | أردت أن أشكركِ لأنكِ لم تذكري الأمر في حضور إد |
| Bu yolculuğu kabul ettiğin için sana teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | أردتُ أن أشكرك على موافقتك أن تذهب في هذه الرحلة؟ |
| Merhaba, tebrik etmek istedim ama eve vardığımızda sen çoktan uyumuştun. | Open Subtitles | اهلا اردت ان اقول مبروك ولكن بوقت مااتينا للمنزل كنتي نائمه |
| Ben gittikten sonra uyuyabilirsin. Sadece veda etmek istedim. | Open Subtitles | من الأفضل ان تعود للنوم بعد أن أمضى أردت فقط أن أودعك |
| Sana teşekkür etmek istedim ve harika bir iş yapıyorsun. | Open Subtitles | و أردت أن أشكركِ و أنتِ تبلين جيداً في العمل |
| Şimdi kapatıyorum, tamam mı? Sadece arayıp veda etmek istedim. | Open Subtitles | ساُنهي المكالمه أنا فقط أردت أن اُحدثكِ و أسمع صوتكِ |
| Neyse, Hugo'ya karşı gelmemde yardım ettiğin için sana teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | على كل حال أردت أن أشكرك على مساعدتك لي في مواجهة هيوجو |
| Bugünkü tarih dersinde beni kurtardığın için teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | لقد أردت أن أشكرك لإنقاذك لي في فصل التاريخ اليوم |
| - O getirdiğin leziz pasta için teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | أردت أن أرد جَمِيلكِ لأجل تلك الكعكة اللذيذة التي أرسلتيها |
| Resmi bir banka işi için geldim. Bir de veda etmek istedim. | Open Subtitles | أتيت إلى هنا بغرض عمل مصرفي رسمي وكما أنني أردت أن أودعك |
| Buna tek bir sebepten devam etmek istedim. | TED | مع نمو الشركة، أردت أن أواصل هذا لسبب واحد بسيط: |
| Nefeslerini kesmek, şok etmek istedim. Böylece akılsız, gülen kalabalıklar gibi değil de bireyler olarak acımı tutabilir, hikâyemi dinleyebilirlerdi. | TED | أردت أن أخطف أنفاسهم، أن أصدمهم، حتى يتمكنوا من الاستماع إلى قصتي وأقبض ألمي كأفراد، ليس كحشود ضاحكة وطائشة. |
| Tasarım ile saygınlık arasındaki ilişkiyi öngören savımı test etmek istedim. | TED | أردت أن أختبر حدسي أن الكرامة والتصميم مترابطين بطريقة فريدة. |
| Bu değişimin bir parçası olmak için, gençlerin mezun olması ve üniversiteye gitmeleri için yardım etmek istedim. | TED | أردتُ أن أكون جزءاً من ذلك التغيير، من أجل مساعدة المراهقين الصغار على التخرج والالتحاق بالجامعة. |
| Filin kalmasına izin verdiğin için sana teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | أردتُ أن أشكرك لسماحك لي بالاحتفاظ بالفيل. |
| Bridget çok iyiydi, teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | انا لا اريد ان اقاطعك لكن بريدجت كانت لطيفه للغاية لقد اردت ان اشكرك |
| -Sadece verdiğin tavsiyeler için sana teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | لا، أردت فقط أن أشكركم عن كل ما تبذلونه من المشورة. لقد فعلت ما قلت لي القيام به. |
| Renee iyi haberleri az önce söyledi, ve ben de sırrımı sakladığın için sana teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | رينيه أخبرتني للتو بالخبر الجيد و أردت ان اشكرك لحفاظك على سري |
| Mahalledeki tüm posta kutularının kalitesinde yarattığı artış için teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | وأردت أن أقول,شكراً لكم التطور الكلي في جودة صناديق البريد قد فعلت |
| Ne olduğuna tam olarak emin değilim ama yine de teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | لستُ موقنة كليًا بماهيته، ورغم ذلك، وددت أن أشكرك. |
| Zor zamanlardan geçiyorum, Bu yüzden, sadece teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | أنه وقت صعب الان أنا فقط أريد أن أقول شكرا |
| Herşeyi TV'den izledim, kendimi işe yaramaz hissettim ve yardım etmek istedim, fakat doğal olarak uçak yoktu. | Open Subtitles | شاهدت الامر كله على التلفاز, وشعرت بعدم الاهمية, و اردت أن اساعد, لكن لم يكن هناك أي طيارات, من الواضح ذلك. |
| Sadece teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | أردت تقديم شكري فحسب جعة واحدة |
| Elime para geçer geçmez borcumu ödeyeceğim ama senin olduğunu bildiğimi söyleyip teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | سأقوم بالدفع لك حالما أستطيع لكن أردت فقط ان اخبرك بأنني أعرف انه كان انت و أنا أشكرك |
| Seninle tanıştığımızda bu yolculuklarımdan söz etmek istedim, ama bir süredir başıma gelmediğinden, bunun tekrar olmayacağını... ve kalacağımı düşündüm. | Open Subtitles | كنت أريد أن أخبرك عن سفري عندما إلتقينا لكنه لم يحدث لفترة وأنا ظننت ربما أنه لن يحدث ثانية |
| Her şey için teşekkür etmek istedim. Hepsi bu. | Open Subtitles | انا فقط اريد ان اشكرك على كل شئ ، هذا كل مافي الأمر |