| "Galilee" için de söylenmişti. | Open Subtitles | اذهب ، لقد سبقك إلى الجليل هناك ، سوف تجده |
| ("Galilee" için de söylenmişti.) | Open Subtitles | اذهب ، فقد سبقك إلى الجليل سوف تجده هناك |
| Tüm Galilee'de binlerce insan, gelip bizi... kurtaracak ve özgür kılacak kral için hazırlıklar yapıyor. | Open Subtitles | ماذا تفعل بعقيدة وايمان ابائنا ؟ ؟ في كل الجليل هناك آلاف اليهود يستعدون |
| Galilee halkı, Kanlı Herod tarafından yönetilirken, eşitsizliğin en kötüsünü gördüklerini zannettiler. | Open Subtitles | يقول اهل الجليل انهم رأوا كل الظلم عندما كان هيرودس واليا عليهم سفاح الدماء |
| Bu İsa'nın Galilee'de yürümesinden sonraki... en önemli olay. | Open Subtitles | هذا اهم حدث منذ مشى السيد المسيح فى الجليل |
| İsa Galilee boyunca seyahat etti sinagoglarında ders verdi. | Open Subtitles | ارتحل يسوع بكلّ أنحاء الجليل مدرّساً إيّاهم في مجامعهم |
| Kardeşlerime Galilee'ye gitmelerini söyleyin. Orada buluşacağız. Bunu ona ben söyledim. | Open Subtitles | اخبري أخوتي أن يذهبوا إلى (الجليل) وهناك سوف يروني، أخبرتك بهذا |
| Hatırlar mısın, Rembrandt'ın satış komisyoncusu "Storm On The Sea Of Galilee." eserine sahipti. | Open Subtitles | قد تتذكرين تلك المرة عندما سنحت لدىّ الفرصة للتوسط في بيع " عاصفة بحر جبل الجليل " |
| Galilee'yi deneyeceğim. | Open Subtitles | أنا سَأُحاولُ الجليل. |
| Galilee eyaletinin valisi, şehre gelmiştir. | Open Subtitles | (شمال فلسطين) حاكم منطقة الجليل . قد جاء إلى المدينة |
| Ve Yusuf ve Meryem, Galilee'ye doğru gittiler Nazaret adlı şehrin dışına. | Open Subtitles | (جوزيف) وَ (مريم) "ذهبامن"الجليل... وخارج مدينة "الناصرة ..." |
| Galilee'de onu bir kere daha göreceksiniz. | Open Subtitles | في (الجليل) ستراه مرة أخرى |