| Hayır, takas gerçekleşmeden önce uydunun yerini alması gerekiyor. | Open Subtitles | لابد أن يكون القمر الصناعي في مكانه قبل حدوث التبادل |
| Evler daha zordur. O olay gerçekleşmeden önce evleri iyice öğrenseydim, yardımı olurdu. | Open Subtitles | الأماكن أصعب تخيلها سيساعد لو كنت أعرفهم جيداً قبل حدوث الأمر |
| Bu gerçekleşmeden önce kaç iyi insan daha yok olacak peki? | Open Subtitles | وكم عدد الأخيار الذين سيُقتلون قبل حدوث ذلك؟ |
| Bu gerçekleşmeden önce bir fırsatımız olabilir. | Open Subtitles | ربما يوجد فرصة للإمساك به قبل أن يحدث هذا، حسناً؟ |
| Kendi ölümümü, gerçekleşmeden önce görebileceğimi hiç düşünmemiştim, Wendy. | Open Subtitles | لم أعتقد أنني سأرى موتي قبل أن يحدث لي |
| Belki de bu mucize gerçekleşmeden önce şüphelenmemiz içindir. | Open Subtitles | ربما هذا لمجرد الترقب قبل حدوث المعجزة |
| Satış gerçekleşmeden önce yüz yüze görüşmek istiyorlar. | Open Subtitles | سيريدون لقاءَ وجهاَ لوجه قبل حدوث البيع |
| Kendi ölümümü, gerçekleşmeden önce görebileceğimi hiç düşünmemiştim, Wendy. | Open Subtitles | لم أعتقد أنني سأرى موتي قبل أن يحدث لي |
| gerçekleşmeden önce her şeyi bilmek isterim. | Open Subtitles | أُحب أن أعرف كل شيء قبل أن يحدث |
| Olay gerçekleşmeden önce bu konuda dövme yaptırdı. | Open Subtitles | وجعلته متورطاً في ذلك قبل أن يحدث |
| Bu gerçekleşmeden önce parayı biz alacağız. | Open Subtitles | علينا الوصول إليها قبل أن يحدث هذا. |
| Böyle bir şey gerçekleşmeden önce, canavarın başını kesmemiz için. | Open Subtitles | لنقطع رأس الوحش قبل أن يحدث شيئاً كهذا |
| - gerçekleşmeden önce gidelim öyleyse. | Open Subtitles | يستحسن أن نصل إلى هناك قبل أن يحدث ذلك. |