| kış kampımızdan dönüyorduk ve dostlarınızın Ke'yi almaya çalıştıklarını gördük. | Open Subtitles | كنا عائدين من معسكرنا الشتوي ورأينا أصدقائك يحاولون أخذ الكيه |
| Bütün kış ne içeceğimi düşündüm... Onunsa sadece viskisi var. | Open Subtitles | طوال فصل الشتاء أحلم بهذا وكل ما عنده هو الويسكي |
| kış tarafında bunun ne anlama geldiğini söyleyebilecek biri var. | Open Subtitles | هناك شخص في الغابة الشتوية يستطيع أن يخبرني معنى ذلك |
| Birkaç ay önce küçük kış bir yengeç ağının iplerine takılmış halde bulundu. | Open Subtitles | منذ شهر مضى وجد وينتر الصغير فى , هيجل أثناء مسابقة التزحلق العالمية |
| İster tekrar otlatabilir, ister keser, isterse de başka canlıları getirebilir, mesela koyunları, veya kış için saman yapabilir. | TED | يستطيع الرعي ثانية يستطيع القص يستطيع إحضار فصائل أخرى كالحملان، أو يستطيع عمل تبن للشتاء |
| Pagan adetlerinin kış gündönümüne değiştirildi ki böylece bir önceki Noel haksızlığa uğramasın. | Open Subtitles | بالتزامن مع المذهب الوثني المتعلق بالإنقلاب الشتوي للشمس لكي لا يضطهد المسيحيون القدامى |
| Erkek kutup ayıları kış devriyesinde, fakat yiyecek bulması çok zor. | Open Subtitles | ذكور الدببة القطبية في سباتهم الشتوي لكن يوجد القليل من الطعام |
| Buzul Ruhlar Festivali'nin kış gündönümünde bitmesinin bir sebebi var. | Open Subtitles | ثمة مغزى لانتهاء مهرجان أرواح النهر الجليدي في الانقلاب الشتوي |
| Birlikleri açlıktan ölüyor ve kış boyunca tek kuruş almadılar. | Open Subtitles | وقواته يتضورون جوعا ولم يحصلوا على رواتبهم في فصل الشتاء. |
| Hikayeye göre kış mevsiminde kurbağa kar kaplı bir dalda oturuyormuş. | Open Subtitles | يذهب قصة، كان فصل الشتاء والضفدع يجلس على فرع المغطاة بالثلوج. |
| kış sihir gibidir. Sıcağın soğuğa döndüğü, suyun, kara dönüştüğü bir değişim zamanıdır, ve sonra hepsi kaybolur. | TED | فصل الشتاء هو مثل السحر. إنه وقت تغيير، عندما يتحول الدفء إلى برد، والماء إلى ثلج، ومن ثم يختفي كل شيء. |
| Geçtiğimiz 20 yıl boyunca bir kaç kitap yazdım, ancak Şubat 2006'da gerçekleştirilen İtalya'daki kış Olimpiyatlarında olimpiyat bayrağını taşıyana kadar ortalarda pek gözükmedim. | TED | في العشرين سنة الماضية قمت بنشر القليل من الكتب، ولكني عشت مجهولة حتى فبراير ٢٠٠٦ عندما حملت علم الأولمبياد في الأولمبياد الشتوية في إيطاليا |
| Özellikle kış sporlarını. | Open Subtitles | أجـل،وأفتقدهم، الريـاضات الشتوية بشكل خـاصّ |
| kış kıyafetlerinizi dairenizde bırakın ve ben göz kulak olayım. | Open Subtitles | اترك الملابس الشتوية في الشقة، وسأحرسها لك |
| Onların kış Balo'larında bana gebe kalmış. | Open Subtitles | في مثل هذه الليلة في وينتر فورمال حملت بي |
| Ona bazı şeyler gösterip kış'la tanıştıracaktım. | Open Subtitles | كنت اود ان أريه أشياء وان أأخذه لرؤية وينتر |
| kış için bir mavi elbise ve yaz için de bir gri elbise bulurdunuz. | Open Subtitles | ستجد فيه فستانا واحدا ازرق للشتاء واخر رمادي للصيف |
| Evet, kablolu televizyonu ve bira stokunu keserek bu ayaktakımını bu kış hakkıyla çalıştıracağıma emin olabilirsin. | Open Subtitles | نعم ، بقطع سلك التلفاز ، ومؤونة البيرة فسأضمن عمل شتوي نزيه من أولئك النكرات |
| 2016 Kasım'ında, karanlık bir kış gecesinde aldığım mesajdı bu. | TED | كانت تلك هي الرسالة التي وصلتني في ليلة شتوية مظلمة من شهر نوفمبر 2016. |
| Burda onlara yaz ve kış boyunca yetecek miktarda yiyecek bulunuyor. | TED | حيث يتوفر لها الطعام هناك طوال فصلي الصيف والشتاء |
| Beden bir kış ve iki yaz boyunca göletteymiş. | Open Subtitles | أمضت الجثة شتاءً واحداً و صيفين في البركة |
| İçinde Eskimolar, penguenler ve buz olan bir kış mı? | Open Subtitles | أنت تعني بالشتاء مثل: أكواخ الثلج والأسكيمو والبطاريق والجليد! ا |
| Biraz canım sıkkındı kış ortası, yapacak bir şey yok, yalnız yaşıyorum... | Open Subtitles | كنت مكتئباً بشكل معتدل... منتصف الشّتاء ، لا شيء أفعله و وحيد. |
| Ama bir kış 20 santim uzadım ve 30 kilo aldım. | Open Subtitles | لغاية شتاءاً ما، أصبح طولي 8 بوصة و وزني 60 رطل. |
| Yaz gündönümünden kış gündönümüne kadar, günler kısalır ve soğur. | Open Subtitles | مِنْ الإنقلاب الصيفي إلى solstice الشتائي الأيام تُصبحُ أقصرَ وأبردَ. |
| Mart, Nisan, Mayıs, Haziran dört ay kış musonları, sonra... | Open Subtitles | أربعة شهور الرياح الموسمية الشتائية ، ثم |
| Bu kış kampanya çalışmalarında birlikte, sana yemin ederim, yenilmez olacağız. | Open Subtitles | وبترشحك للانتخابات هذا الخريف اقسم لك ستكونين شخصا من المستحيل هزمه |