| Kim sana evi terk edip böyle bir yerde kalmanı söyledi? | Open Subtitles | من اخبركِ ان تغادري المنزل و تبقي في مكان كهذا ؟ |
| Yönetim kurulu kararına göre bizimle kalmanı senden rica edeceğiz. | Open Subtitles | نيابةً عَنْ مجلسِ الإدارة، نوَدُّ أَنْ نَطْلبَ مِنْك ان تبقي معنا |
| Şimdi, Burada kalmanı ve dışarı gelmemeni istiyorum. - Bunu bana borçlusun, Bayan. | Open Subtitles | أقرب مما تتخيّلين والآن أريدكِ أن تبقي هنا ولا تخرجي |
| Kapı kapalı bir şekilde bu odada kalmanı istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أريد منكِ البقاء بهذه الغرفة و إبقاء الباب مغلقاً , حسناً؟ |
| Sana Dan olmanın neye benzediğini hatırlatıp Dan gibi kalmanı sağlayacağım. | Open Subtitles | سأذكرك بما كيف يكون الأمر عندما تكون دنماركي وأجبرك على البقاء |
| Sana burada kalmanı söyleyen olmadı. 20 mil daha gidebilirsin, benim için fark etmez. | Open Subtitles | لم يأمرك أحد بالبقاء هنا يمكنك الذهاب 20 ميلاً إن أردت |
| Bu yüzden geç saatlere kadar kalmanı istemiyorum. | Open Subtitles | لذا، أنا لا أحب أن تبقين لوقت متأخر خارجاً |
| Birkaç gün daha buralarda kalmanı söyledi. | Open Subtitles | لقد طلب مني أن أطلب منك أن تبقي متماسكة بضعة أيام |
| kalmanı çok isterdim ama sadece bir koltuk var ve ben de orada yatıyorum. | Open Subtitles | أود أن أطلب منكِ أن تبقي الليلة, لكن ليس لديّ سوى سرير الأريكة, وهي أينما أنام |
| Lütfen Jane. kalmanı istiyorum. Bu şey benim için sadece kötü şekilde bitebilir Billy. | Open Subtitles | ــ من فضلك جاين ، اريدك ان تبقي ــ هذا يمكن فقط أن يكون نهاية دموية لي ، بيلي |
| kalmanı istemiyor değiliz. Hoşgeldin yani. | Open Subtitles | ليس أننا لا نريدك أن تبقي مرحّب بك في أيّ وقت |
| - Ondan kurtulamadım. - Jim, sana evde kalmanı söylemiştim! | Open Subtitles | لم أتمكن من تضييعة جيم, قلت لك أن تبقي في المنزل |
| Peki, o zaman ben bununla ilgilenirken, senin burada kalmanı istiyorum. | Open Subtitles | حسناً بتلك الحالة ، أريدك أن تبقي هنا حتى أتعامل مع هذا |
| Endişe etme, yanında kalmanı istiyorum. Şehirdeki hastanede istediğin her şey olacak. | Open Subtitles | لاتقلق, يمكنك البقاء معها لقد رتبت كل شئ فى مستشفى المدينة. |
| Ben de benimle kalmanı istiyorum Mike, ama benim param yok. | Open Subtitles | أريد أيضاً البقاء معك ، لكني ليس لدي مال . لقد قمت ببعي الشاحنة. |
| Bencilce davranmak istemedim. Sırf benim için kalmanı istemedim. | Open Subtitles | حسناً لم أود أن أكون أنانياً لم أرد منك البقاء لأجلي فحسب |
| Yapabilirsem burada kalmanı... isteyecektim. | Open Subtitles | لذا كنت سأطلب منك إذا كان بوسعى البقاء هنا. |
| Odada kalmanı kim sağladı? Kendini işgalci gibi görmemen için parayı ödemene izin verdim! | Open Subtitles | من سمح لك بالبقاء هنا, أنا أيضا جعلتك تدفع ثمن الغرفة حتى لا تشعر بأنك متطفل, مع إنك كذلك |
| Bütün gece, her gece kalmanı ve her sabah yanımda uyanmanı ve karım olmanı istiyorum. | Open Subtitles | و تبقين طوال الليل كل ليلة و تستيقظين بجواري كل صباح و تكونين زوجتي |
| Orada kalmanı ve bilgi toplamaya devam etmeni istiyor. | Open Subtitles | وهو يريدك أن تظل كما أنت وتستمر في جمع المعلومات |
| kalmanı isterdim Cassandra ama squash maçı için kardeşimi almaya gitmeliyim. | Open Subtitles | تَعْرفُ، أنا أَحبُّه إذا أنت يُمْكِنُ أَنْ تَبْقى. أنا يَجِبُ أَنْ أَذْهبُ إختيارَ فوق أَخِّي للسكواتشِ. |
| Güvendesin ve güvende kalmanı sağlayacağız. | Open Subtitles | أنت الآن بأمان ونحن نعمل على بقائك في أمان,هذا عملنا. |
| Şef bu bilgilerin kodlarını çözene kadar orda kalmanı istiyor. | Open Subtitles | المدير يريدك أن تبقى مكانك حتى نقوم بفك شفرة الرسائل |
| Konuşma şekline bakılırsa, eğer duyarlı davranırsan kalmanı istiyor. | Open Subtitles | من كلامها هي تريد بقاءك إن عدت لصوابك |
| Anneni seversin çünkü, seni besleyip hayatta kalmanı sağlar. | Open Subtitles | كنت تحب امك لأنها تغذيك لـ تبقى على قيد الحياة. |
| Söylediğim gibi bu gece tekrar odamızda kalmanı istiyorum. | Open Subtitles | هذا ما حدث واود منك ان تمكث في غرفتنا مره اخري هذه الليله |
| Sana bu meseleden uzak kalmanı söylemiştim | Open Subtitles | قلت لك أن تبق بعيدة عن تلك القضية |
| Ben İspanya'ya dönmek zorundayım. Burada yalnız kalmanı istemiyorum. | Open Subtitles | يجب أن أعود إلى اسبانيا ، لا أريدكِ أن تمكثي بمفردكِ |
| Sanırım kaybettik. Gidip bir bakacağım. Burada kalmanı istiyorum tamam mı? | Open Subtitles | اعتقد اننا فقدناهم ، سأذهب لاتفقد الامر اريدك ان تبقى هنا |
| Senin o kıyafette kalmanı sağlayacak teşvik yolum kıyafetlerini çöp bidonuna atmamdı. | Open Subtitles | لا. طريقي مِنْ تشجيعك للبَقاء في الزيَّ كَانَ يَرْمي ملابسَكَ أسفل مزلقِ القمامةَ. |