| Teşkilat'tan ayrıldıktan sonra yavaş yavaş büyük bir uyuşturucu kartelinin içine girdim. | Open Subtitles | بعد أن تركت وكالة الإستخبارات عملت في طريقي مع عصابة مخدرات كبرى |
| Ajanstan ayrıldıktan sonra büyük bir uyuşturucu kartelinin içinde kendi yolumla çalıştım. | Open Subtitles | بعد أن تركت وكالة الإستخبارات عملت في طريقي مع عصابة مخدرات كبرى |
| Ne düşünüyorsun,rakip uyuşturucu kartelinin intikamı mı, yanlış giden bir uyuşturucu alış verişi mi? | Open Subtitles | ماذا تعتقدين ، إنتقام من عصابة إجراميّة منافسة صفقة المخدرات سارت بشكل خاطئ؟ |
| Donnie Tijuana'daki Gallardo kartelinin içindeydi. | Open Subtitles | دوني كان يتعامل مع كارتيل جالاردو خارج تيخوانا |
| Donnie Tijuana'daki Gallardo kartelinin içindeydi. | Open Subtitles | دوني كان يتعامل مع كارتيل جالاردو خارج تيخوانا |
| Meksika'daki Guadalajara kartelinin peşine düşen Narkotik ajanı. | Open Subtitles | كـان كـيكي كـامارينـا عمـيل مكـافحة مـخدرات الـذي كـان يسعى خـلف كارتل غوادالاخارا في المكـسيك |
| Sanki bir uyuşturucu kartelinin lideriymiş gibi yaşadığını iddia ediyorlar. | Open Subtitles | الاختلاف بين روس ألبريتس ورئيس الكارتيل . . |
| Mombasa kartelinin, yıl başına yaptığı kaçakçılıktan 1 milyar dolar kazandığı tahmin ediliyor Fildişi Sahillerinden yasa dışı ithal yaparak egzotik hayvanları kocakarı ilacı yapımında kullanıyorlar. | Open Subtitles | و قد قدرت بأن عصابة مومباسا حوالي مليار دولار من الممنوعات سنويا من عاج و جلود، إلى الاستيراد الغير شرعي |
| Aslında kokain kartelinin para aklama yollarını finanse ettiklerini bilmiyorlarmış. | Open Subtitles | ما لم يدركوه كان أنهم كانوا في الحقيقة يستثمرون كوكائيين في مكيدة عصابة غسيل أموال |
| Eğer Reynosa kartelinin bir parçasıysa araştırmaya oradan başlamalıyız. | Open Subtitles | لو كان جزءا من عصابة راينوزا هذه, يجب أن نبدأ البحث في ذلك. |
| DEA'nın araştırmalarına göre Lazaro kartelinin bu bölgede kokain çiftliği var. | Open Subtitles | وفقاً لتحقيقات إدارة مكافحة المخدارات النشطة أن عصابة "لازارو" تدير مزرعة كوكايين في تلك المنطقة. |
| O, Moldova kartelinin altında çalışan uluslararası bir tehdit. | Open Subtitles | إنه خطير جداً، ويعمل لدى عصابة "مالدوفا" للمخدرات |
| Meksikalı uyuşturucu kartelinin adamına bağlanmıştı. | Open Subtitles | وربط مع عضوٍ في عصابة مخدراتٍ مكسيكيّة |
| Caza kartelinin arkasında bomba bırakmak gibi berbat bir huyu var. | Open Subtitles | سيدي، عصابة "كازا" لديها عاده سيئه بترك قنابل خلفها. |
| Kocası Ernesto'yu öldüren uyuşturucu kartelinin | Open Subtitles | انها تخشى من انتقام عصابة المخدرات |
| KOKAİN AŞ. UYUŞTURUCUNUN YENİ KRALLARI Cali kartelinin liderleri. | Open Subtitles | قادة كارتيل كالي مثل بابلو و كارتيل ميدليين |
| Tijuana kartelinin önemli bir oyuncusu. | Open Subtitles | إنه لاعب رئيسي في "تيخوانا كارتيل" |
| Kuzeni, Tijuana kartelinin iki numaralı ismi. | Open Subtitles | إبن عمّه رقم 2 في "تيخوانا كارتيل". |
| Baja kartelinin anlaşmalarını kimler aracılığıyla yaptığını bilmek istiyorum. | Open Subtitles | "أريد أن أعرف كلّ شيء عن "باخا كارتل عن معاونيّهم في هذا |
| Sıfır kartelinin satışlardan sorumlu başkan yardımcısıyım. | Open Subtitles | أنا نائب الرئيس المكلف ببيع لصفر كارتل. |
| Finn, Garza ve kartelinin içine girmemiz için anahtar. | Open Subtitles | هو المفتاح للدخول مع (جارزا) و "الكارتيل". |
| Evet, kıyı şeridinin en büyük kartelinin patronu soyuluyor haber çabuk yayılır. | Open Subtitles | أجل ، صاحب أكبر إتفاق في منطقة الخليج تم قهره و إنتقل الكلام. |