| Bir kereliğine olsun beni destekleyen bir ebeveynim olması güzel. | Open Subtitles | إنه من الرائع أن يكون لك والد يقوم بدعمي لمرة |
| Eve geldiğinde yakışıklı bir adamın olması güzel. | Open Subtitles | من الجميل أن يكون هنالك رجلاً بالبيت ليعود المرء للبيت ويجده |
| Ekipte bir geyik olması güzel ama eski moda polisliği tercih ederim. | Open Subtitles | من جيد أن يكون لديك مهوس في الفريق لكنني أفضل الطريقة القديمة. |
| Hayallerinin olması güzel. Sıradaki hayalin arka kapısından girmek olsun. | Open Subtitles | من الجيد أن تحلم من الجيد أن تصوب نحو القمر |
| Etrafta komşularını merak eden birisinin olması güzel. | Open Subtitles | لقد كان عظيماً تواجده هنا لطيف وجود رجل في الأنحاء يهتم بجيرانه |
| Bence Amerika'lı olması güzel. | Open Subtitles | ...أعتقد أنه لطيف كونه أمريكياً... |
| Seni onun gibi fark eden birinin olması güzel bir şey. | Open Subtitles | من الجدي ان تجد شخص يهتم بك و يلاحظك |
| Ama yine de kız arkadaşı olan bir dostunun olması güzel değil mi? | Open Subtitles | أوه,و لكن من الجيد أن تحظى بصديق يكون لديه صديقة,صحيح؟ |
| Yaptıkları kötü birşeyden sonra, suçlayabilecekleri birinin olması güzel. | Open Subtitles | من الجيد ان تمتلك اناس تستطيع لومهم على الامور البشعة التي يفعلونها |
| İnsanın böyle boş zamanının olması güzel. | Open Subtitles | من الرائع أن يكون عندى كل وقت الفراغ هذا |
| İnsana değer veren birinin olması güzel. | Open Subtitles | من الرائع أن يكون هناك شخص ما يهتم لأمرك |
| Tablomuzun müzede olması güzel olur. | Open Subtitles | اليس من الجميل أن يكون لدينا لوحة في المتحف؟ |
| Arada eğlenmek için öyle birinin olması güzel. | Open Subtitles | لكن من الجميل أن يكون لدينا فتاة لطيفة هنا |
| Konserinizin, seksle alakasının olmaması ve küçük kızlarında izleyebilecek olması güzel. | Open Subtitles | إنه جيد أن الفتاة الصغيرة تستطيع ان ترى الحفل ولا يجب أن يكون حول الجنس. |
| Birliklerinizin olması güzel ama güçlendirilmeye, eğitime ihtiyaçları var. | Open Subtitles | حسناً ، شيء جيد أن يكون لديك جنود ولكننا نحتاج إلى بعض التحصينات مكان نتدرب فيه |
| Bu aslında bayağı hünerli. Etrafta olması güzel bir şey. | Open Subtitles | انه فعلا مفيد جداً انه من الجيد أن يكون حولها |
| İnsanın işi olması güzel. | Open Subtitles | إنه من الجيد أن يكون لك نوع ما من الوظائف |
| Etrafta araba sürebilen bir çocuk olması güzel bir şey. | Open Subtitles | إنه نوعًا ما لطيف وجود طفل حولكِ يستطيع القيادة |
| İnsanın çocukları olması güzel. | Open Subtitles | أمر لطيف وجود الولدين |
| Bence Amerika'lı olması güzel. | Open Subtitles | ...أعتقد أنه لطيف كونه أمريكياً... |
| Seni onun gibi fark eden birinin olması güzel bir şey. | Open Subtitles | من الجدي ان تجد شخص يهتم بك و يلاحظك |
| Arkadaşların olması güzel bir şey. | Open Subtitles | من الجيد أن تحظى بأصدقاء |
| Hedeflerinin olması güzel bir şey sanırım. | Open Subtitles | حسناً اعتقد انه من الجيد ان يحضوا بأهداف |
| Evde bir kadın daha olması güzel. Betty biraz nefes alır. | Open Subtitles | من الجيّد أن يكون هناك إمرأة في الجوار , أعطوا بيتي الراحة |
| Fakat evin etrafında bir bayanın olması güzel. | Open Subtitles | لكن من اللطف الحظي بامرأة في أنحاء المنزل. |
| Konuşacak birisinin olması güzel, değil mi? | Open Subtitles | من اللطيف أن تجدي أحدا تتحدثين معه، أليس كذلك؟ |
| Etrafta başkalarını yemeyen birinin olması güzel olacak. | Open Subtitles | من اللطيف وجود شخص معنا لا يأكل كل من حوله |
| Eski değerleri savunan birinin olması güzel. | Open Subtitles | حَسناً، من اللّطيف إمتِلاك شخص ما دافعْ عن القِيَمِ القديمةِ. |
| Odada... bu fazladan ışığın olması güzel. | Open Subtitles | هذا لطيف أن نحظى بضوء أكثر .في الغرفة |