| Bu da hükûmetin bizzat plana dâhil olması gerek demek. | TED | وهذا يعني أنه يجب إشراك الحكومة بنفسها في الخطة بقوة. |
| Bu plana sadık kalırsak. Umulan her şeyi başaracağımıza inanıyorum. | Open Subtitles | إذا تمسكنا بهذه الخطة سوف نحقق جميع ما نحلم به |
| Çok iyi. Ama plana ihtiyacın var. Kaygılı olduğunu biliyorum Buffy. | Open Subtitles | هذا جيد جداً عل أيه حال , أنت تحتاج إلى خطة |
| Şu kapı işi işe yaramazsa başka bir plana ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | وإذا كان الباب الخلفي لم ينجح ماذا سنفعل سنحتاج خطة إخرى |
| Hazırladığım plana uyduğumuz sürece, sorun olmayacaktır. | Open Subtitles | طالما التزمنا بالخطة الموضوعة,سيكون كل شئ على ما يرام |
| Oraya her şeyin plana uygun olduğundan emin olmak için gitmişti. | Open Subtitles | هي كانت هناك كي تتأكد ان كل شيئ يسير حسب الخطة |
| Biz her şeyin plana uygun devam etmesini sağlayan kişileriz. | Open Subtitles | نحنُ مجموعة من الناس لنتأكد أن الأمور تسير حسب الخطة |
| İnanın bana, hiçbiriniz bu plana köstek olan avukat olmak istemezsiniz. | Open Subtitles | ثقا بي، لا تريد إحداكما أن تكون سبباً لإلغاء هذه الخطة |
| Ama o zaman bu plana sahip değildim, değil mi? | Open Subtitles | نعم، لكن لم تكن لدي هذه الخطة سابقاً، أليس كذلك؟ |
| Görevimiz plana göre gitseydi Amiral yerel halk, varlığımız farkında bile olmayacaktı. | Open Subtitles | لو كانت المهمة سارت حسب الخطة فالجنس الأصلي لم يكن ليعلم بشأننا |
| Neler olduğunu bilmiyorum ama bir plana göre hareket edecekler. | Open Subtitles | حسناً، أنا لا أعرف ماذا يحدث ولكن سيكون لديهم خطة |
| Evet, son dakika değişiklikleri sonunda plana benzediği sürece tabi. | Open Subtitles | نعم، طالما أن الطرق الالتفافية تجلب لك العودة إلى خطة. |
| Ya da senin yapmadığın veya gündeminde olmayan bir plana. | Open Subtitles | أو أي خطة ليست لك أو جزءا من الأجندة خاصتك |
| Oynamak istiyorsan sen bilirsin. Ben orjinal plana sadık kalıyorum. | Open Subtitles | تريد اللعب , لا بأس سأتمسك بالخطة الأصلية |
| Anne, haklıymışsın! plana sadık kalmalıydım! | Open Subtitles | امي ،لقد كنتي على حق كان يجب ان اتمسك بالخطة |
| Sadece plana uygun davran. Güven bana. Şimdiye kadar en kolay elde ettiğin para olacak. | Open Subtitles | فقط التزم بالخطة وثق بي ستكون اسهل نقود حصلت عليها على الاطلاق |
| Büyük bir plana ihtiyacınız yok. Şelale('waterfall') metoduna ihtiyacınız yok. | TED | لا تحتاجون لخطة كبيرة. لا تحتاجون لشلال. |
| Eğer oylamada eşitliğe ya da çoğunluğa ulaşılırsa altınlar plana göre bölüşülür. | TED | إذا تمّ التصويت، أو حصل تعادل، ستقسم العملات النقدية وفقًا للخطة. |
| plana göre Anchorage'e dönecektik. Sancak motorunun bakıma ihtiyacı var. | Open Subtitles | الخطّة سترجع إلى المرسى يحتاج المحرك الأيمن لإصلاح شامل |
| Bak, ne istersen yapacağım, ama senin bir plana ihtiyacın yok. | Open Subtitles | انظرِي, سافعل كل ماتريدِ منى ولكنكِ لا تحتاجي الى اى مخطط |
| Detayları inceler plana uyarak... rahat olursanız... ummaya ihtiyacınız kalmaz. | Open Subtitles | إذا لم تعمل خطتنا جيداً يمكنك أن تتمسّكُ بخطتِكَ طبيعياً سيكون عندك حس المرونه أنت لَسْتَ بِحاجةٍ للوَقْف حول التَمنّي |
| Şimdi iyi bir plana dönüşmeye başladı. Onayladığına sevindim. | Open Subtitles | تبدو كخطة جيدة نوعا ما تسرنى موافقتك عليها |
| Yeni bir plana ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | حسناً, أعتقد أنّنا في حاجة إلى خطّة جديدة. |
| plana göre mürettebatın önünde tutuklanması gerekmesine rağmen Gibbs'ten kaçıyordu. | Open Subtitles | مع أن الخطه كانت أن يلقى القبض عليه أمام الطاقم |
| Çocuklar unutmayın, ne kadar çılgınlaşırsa çılgınlaşsın plana sadık kalın. | Open Subtitles | رفاق,تذكروا , ألتزموا بالخطه , مهما كان الأمرالمجنونالذىسيحدث. المجنون ؟ |
| plana gore, sadece tek bir yerde olabilir. | Open Subtitles | من المخطط , يمكن ان تكون في مكان واحد فقط |
| Anlaşılan düşündüğümüz plana sadık kalamayacağız. | Open Subtitles | حسنا ، على الأقل لم يتم هذا الجزء كما خططنا له |
| Daha önce de söylediğim gibi, ölene kadar savaşmaktan yanayım ama tercihen "ölene kadar" kısmını içermeyecek bir plana ihtiyacımız var. | Open Subtitles | قلها من قبل، سأقاتل حتى الموت، لكننا نحتاج لخطّة ويفضل أن تكون خطة لا تنتهي بالموت |