| Seninki nasıldı benim küçük gök yüzü prensesim.Eminim eğlenceli olmuştur. | Open Subtitles | ماذا عنكِ يا أميرتي الصغيرة؟ ، أراهن أنه كان مثيراً |
| Merhaba, benim minik prensesim. Nasılmış bakalım, benim güzel kızım? | Open Subtitles | مرحباً يا أميرتي الصغيرة كيف حالك يا فتاتي الصغيرة ؟ |
| Majesteleri, prensesim, lütfen asma suratını. | Open Subtitles | يا صاحبة الجلالة، يا أميرتي لا تتضايقي مني |
| Ama Eşek, ben bir prensesim ve bir prenses böyle görünmemeli | Open Subtitles | ولكن يا حمار، أنا أميرة ولا يجب أن تبدو الأميرة هكذا |
| Ben bir prensesim. Ya da en azından, eskiden öyleydim. | Open Subtitles | . أنا أميرة . أو على الأقل أعتدت أن أكون |
| Sevgili prensesim, gerçekten affınızı istemeliyim. | Open Subtitles | أميرتى العزيزة, يجب أن أطلب مسامحتكِ |
| prensesim mutsuz, korkarım sebebi benim. | Open Subtitles | أميرتي, أنها حزينة أنا خائف من أن أكون السبب |
| Bana babacığım diyen kendi prensesim bunu nasıl istemem ki? | Open Subtitles | أميرتي الصغيرة التي تناديني بأبي ما العيب في ذلك؟ |
| Ve sevgili gotik prensesim, "güç seninle olsun". | Open Subtitles | ولتكن القوة معك يا أميرتي صاحبة الزي الرسمي |
| Yaşlı bir kadın olduğunda bile hala benim prensesim olucaksın... | Open Subtitles | .. حتى لو أصبحتِ إمراءة عجوز ستبقين أميرتي |
| Nasılsın, benim seksi, ufak tefek Amerikalı Musevi prensesim? | Open Subtitles | فسألقي بك للأسفل كيف الحال يا أميرتي اليهودية المثيرة الأمريكية الصغيرة ؟ |
| Nubian* prensesim, bu bizim kutsal günümüz. | Open Subtitles | يا أميرتي النوبيه , هذه هو يوم المقدس لنا فقط |
| Ne olacak; o da bizimle gelecek. Değil mi, küçük prensesim? Tabi ya. | Open Subtitles | ًستأتي معنا أيضا، صحيح يا أميرتي الصغيرة؟ |
| Heyecan yaratmayı da iyi biliyormuş. Peki küçük prensesim, istediğiniz nedir? | Open Subtitles | يالموهبتكِ الدراميّة، إذًا ماذا تريدين يا أميرتي الصغيرة؟ |
| Senin güzelliğin için prensesim Ne düğünler yaparım | Open Subtitles | ومن أجل جمالك يا أميرة أكتب خطابا ورا خطابا |
| Bin yıldır, "Sakin Ol" adındaki bir ormanda uyuyan bir prensesim. | Open Subtitles | أنا أميرة كانت نائمة مُنذُ ألف سنة فى غابة تُدعى "إهدأ". |
| Kimle konuştuğuna dikkat et büyücü. Ben bir prensesim. | Open Subtitles | تذكر إلى من تتحدث أيها الساحر، فأنا أميرة |
| prensesim, ancak bu savaşın nedenini çözdüğümüzde savaşı durdurma şansımız olabilir. | Open Subtitles | ايها الأميرة , عندما نوقف اسباب الحرب سوف نوقف الحرب نفسها |
| Durun prensesim, bırakın açıklayayım. | Open Subtitles | كلا أيتها الأميرة دعيني أوضح لكِ من فضلك |
| Sally, bebeğim, meleğim, prensesim sana küçük bir sır vereceğim. | Open Subtitles | طفلتى، ملاكى، أميرتى سأقول لك سرّ صغير |
| - Taze hava solumak ne güzel. - İyi haber, prensesim. | Open Subtitles | انا مسروره لتنفس هؤاء منعش أخبار جيده , يا أميره |
| Biraz dondurma alır mıydın, prensesim? | Open Subtitles | تناولى المزيد من الايس كريم يا اميره |
| Geldiğim yerde ben bir prensesim. Evet. Tabi. | Open Subtitles | وفي قبيلتي انا اميرة نعم صحيح- |
| - Eskiden ona prensesim derdin. | Open Subtitles | -لقد اعتدت على منادتها بالأميرة |
| İyi günler, prensesim. | Open Subtitles | نهارك سعيد, ياأميرة |