| Karavandaki klima bu süreyi biraz yavaşlatmış. | Open Subtitles | التيار المتردد على للنمو يَتباطأُ أسفل التسلسل الزمني قليلاً |
| Veronica öğleden sonra Chet'le görüşüp süreyi uzatacaktı. | Open Subtitles | من المفترض أن تقابل فيرونيكا شيت هذا المساء و تحصل لنا على مد الجدول الزمني |
| süreyi başlat. | Open Subtitles | إبدأ العداد |
| - Perkins, süreyi başlat. | Open Subtitles | (بيركنز)، إبدأ العداد |
| süreyi tam olarak söylememek, duygusal baskıyı daha eşit uygulayacaktır. | Open Subtitles | سنحجب المهلة الزمنية المحددة وسنقوم بتطبق الضغط علي العواطف |
| İki tepe arasındaki süreyi bulursak... | Open Subtitles | لذا إن عرفنا كم من الوقت مرّ بين هاتين الفترتين... |
| Yapabileceğim en iyi şey, her baz istasyonu arasında geçen süreyi ölçmek. | Open Subtitles | أفضل ما يمكنني فعله هو حساب الفاصل الزمني بين كلّ برج. |
| Yapabileceğim en iyi şey, her baz istasyonu arasında geçen süreyi ölçmek. | Open Subtitles | أفضل ما يمكنني فعله هو حساب الفاصل الزمني بين كلّ برج. |
| Orijinal Kozmik Takvim Evren'in doğumundan şu âna kadar geçen süreyi kapsıyorsa önümüzdeki 14 milyar yılın Kozmik Takvimi neye benzer? | Open Subtitles | إن كان التقويم الزمني الأصلي يحوي كل الأكوان المولودة حتى وقتنا الحاضر |
| Ne zaman gönderildiğini bilmem imkansız, ama komutanın Gama alanı, ile teması kaybettiği saati ve toksin üretimi için gereken süreyi düşünürsek birkaç saat sonra diyebilirim. | Open Subtitles | لكنّ الفاصل الزمني لانقطاع الاتصال بالقيادة... والبدء بتصنيع الغاز السام... يجعلان المهلة ساعات |
| Perkins, süreyi başlat! | Open Subtitles | (بيركنز)، إبدأ العداد! |
| süreyi tam olarak söylememek, duygusal baskıyı daha eşit uygulayacaktır. | Open Subtitles | سنحجب المهلة الزمنية المحددة وسنقوم بتطبق الضغط علي العواطف |
| İki tepe arasındaki süreyi bulursak... | Open Subtitles | لذا إن عرفنا كم من الوقت مرّ بين هاتين الفترتين... |