| Bizim galaksimizden bu geçidi çevirebilmenin tek yolu saldırıda yok oldu. | Open Subtitles | الوسيلة الوحيدة لطلب هذه البوابة من مجرتنا .تم تدميره اثناء الهجوم |
| saldırıda devletin de parmağı vardı. Bu kan, Pakistan'ın eline de bulaştı. | Open Subtitles | الهجوم كان واضحًا على مكان ترعاه الحكومة إنهم يتحملون مسؤولية ما حدث |
| Bunu söylemek beni ne kadar üzse de bir gönüllümüz saldırıda yaşamını yitirdi. | Open Subtitles | بشكل مأساوي، واحدة من المتطوعين في مراكز الاقتراع قد لقت حتفها خلال الهجوم |
| Uyuşturucu baskınlarında, gemiden atlayan denizcileri bulmada iyiler. Ama başkana saldırıda bulunuldu. | Open Subtitles | الأمساك بالجنود الذين يهربون من التجنيد لا التحقيق بسأن هجوم علي الرئيس |
| Çinli bir ajanın Rus teknolojisi içeren bir parçayla ülkeden çıkmaya çalıştığını ve bir askerî saldırıda halledildiğini gösteren notları yükledik. | Open Subtitles | قمنا برفع مذكرات تشير أن .. عميلاً صينياً كان يحاول تهريب قطعة من تكنولوجيا الروس خارج البلاد وقُتل في هجوم عسكري |
| Aynı adam 50 yıl sonra o saldırıda hayatta kalan bir adama sarılıyor. | TED | وبعد خمسين سنة لليوم هذا هو نفس الرجل يحتضن رجلا نجا من الهجوم على الأرض. |
| O nedenle bunu yapmaya başladık. Ve burada görebilirsiniz yatay eksen üzerinde bir saldırıda ölen insanların sayısını biliyorsunuz ya da saldırının büyüklüğü. | TED | فبدانا القيام بذلك. و كما يمكن أن تروا هنا على المحور الأفقي لدينا عدد الناس الذين قتلوا في الهجوم أو حجم الهجوم |
| Bu saldırıda Sankara suikaste kurban gitti ve birçok kişi bu baskının, arkadaşı Blaise Compaoré tarafından | TED | اغتيل سانكارا في الهجوم، يعتقد العديد أنّ الهجوم كان بأمر من صديقه بليز كومباوريه. |
| Yılanlar saldırıda bulunmayacak şekilde programlandılar. | Open Subtitles | الأفاعي مبرمجة على أن لا تعض أثناء الهجوم |
| Sıradan bir saldırıda, yeterince kazanma şansınız vardır. | Open Subtitles | فى الهجوم العادى تكون الأحتمالات متعادلة، لو كنت تفهم ما أقصده |
| saldırıda dört Amerikan vatandaşı ciddi bir şekilde yaralandı. | Open Subtitles | على ما يبدو ، أربعة مواطنين أمريكان جُرِحَوا في الهجوم |
| John, saldırıda bu momentumu yakalamışken hiçbirşeyin bizi durdurmasını istemiyorum. | Open Subtitles | جون، أنا لا أريد أيّ شئ أن يتحطّم هذا الهجوم لنا الآن عندنا زخم. |
| Federal yetkililer son olarak 12 yıl önce St. Louis IRS'te gerçekleşen patlamanın sorumlusunun FBI'a yapılan bu son saldırıda ortaya çıktığı üzere tarihimizdeki en korkunç katil olduğunu açıkladılar. | Open Subtitles | المحققون الفيدراليون قالوا أنه مثل انفجار سانت لويس منذ سنتين الهجوم عل المباحث الفيدرالية هذا الربيع |
| Myhr bu gece operaya yapılan ve Emil Öst'ün "Boynuzlu Oğlan" adlı heykelinin tamamen parçalanmasına neden olan saldırıda şüpheliler arasında | Open Subtitles | مايهر هو المشتبه به في هجوم الليلة على الأوبرا، دمر خلالها تمثال إميل أوست، و 'الفتى ذو القرن' '، دمرت تماما |
| Tecavüz, bazı fiziksel moleküllere saldırıda bulunmaktan, daha fazlası diğer bir insanın ruhuna hakaret teşebbüsüdür. | TED | الاغتصاب ليس مجرد هجوم على مجموعة من الأجزاء الفيزيائية، إنها محاولة لإهانة روح شخص آخر. |
| Yerel İtfaiyeciler Birliği ile Anıt'a yapılan saldırıda verdikleri hizmetlerin onuruna. | Open Subtitles | مع إتّحاد فرق الإطفاء المحليّة، تكريماً لخدمتهم خلال الهجمات على النصب |
| Aramızda, saldırıda üstün olan ve savunmada üstün olan savaşçılar var. | Open Subtitles | يوجد جنود مننا من هم يتفوقون علينا بالهجوم ويتفوقون في الدفاع |
| - Sadece cinsel saldırıda bulunmadı. | Open Subtitles | - هو لَمْ يُهاجمُني فقط جنسياً. |
| Sayın Başkan, buradayım; çünkü Amerikan İHA filosunun savunmasız olduğunu ve bugün olacak bir terörist saldırıda kullanılacağına inanıyorum. | Open Subtitles | سيدي الرئيس، انا هنا لأني متأكد ان اسطول الطائرات الآلية الأمريكية قابل للإختراق وسوف يستخدم في هجمات إرهابية اليوم |
| Üzerinde kesici alet taşımaktan. Bir de karına fiziksel saldırıda bulunmaktan. | Open Subtitles | لحمل سلاح وإخفاؤه . أيضا ، الاعتداء وضرب زوجتك |
| Bir hafta geçmiş olmasına rağmen katil balinalar henüz tam bir saldırıda bulunmamıştı. | Open Subtitles | ومع انقضاء الأسبوع تقريبا لم تقم الحيتان القاتلة بهجوم كاسح بعد |
| Gece karanlığı çökmeden karşı saldırıda bulunacağız. | Open Subtitles | يجب علينا جميعاً أن ننفذ هجوماً مضاداً قبل أن يحل المساء |
| saldırıda diğerleri de gitti. Şimdi de pantolonumu bombaladınız. | Open Subtitles | ثم غارة بعد غارة ، ثيابى الأخرى قطعت و الآن تم قصف سروالى |
| O saldırıda olanlardan seni sorumlu tutmuyorlar. | Open Subtitles | يبرؤك من أيّ لائمة لما حَدثَ في تلك الغارة |
| Müdürü kendisine cinsel saldırıda bulunmakla suçlaması mağdurun yanılması olabilir. | Open Subtitles | إدعاء أن المدير هو من اعتدى على الطفلة مهم للغاية |
| Okuldaki saldırıda kullanılan esrarengiz gazla ilgili bir şey buldum. | Open Subtitles | أحرزت تقدّم في معرفة الغاز الغامض المستخدم في الإعتداء على المدرسة. |
| USS Brandwine'a düzenlenen hunharca bir terörist saldırıda. | Open Subtitles | أجل، هجمة إرهابية عديمة الرحمة ضد السفينة البحرية "براندي" الأمريكية. |