| Artık savunmasızlar. | Open Subtitles | إنهم الآن عُزّل. |
| Bizler olmadan savunmasızlar. | Open Subtitles | -إنهم عُزّل من دوننا . |
| Ama düz araziye indiler mi savunmasızlar artık. | Open Subtitles | ولكن بمجرد وصولهم على أرض مستوية، فهم عرضة للخطر |
| Çünkü hesaplar onlineken savunmasızlar. | Open Subtitles | لو أنّها علي الإنترنت فهي عرضة للخطر |
| - savunmasızlar. | Open Subtitles | إنهم عرضة للخطر. |
| Dediğiniz gibi, savunmasızlar. | Open Subtitles | كما قلت ، وانهم عرضة للخطر. |
| Ve onlar işten çıkarmalara, enflasyona, bankaların daralan kredilerine, Çin parası'nın değer artışına ya da ürettikleri ürünlerin Avrupa ya da Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar. | TED | وأنهم أكثر عرضة للخطر حيال فقدان الوظائف، وعرضة لخطر التضخم و التشدد في منحهم قروض من المصارف، و تقدير الرنمينبي (العملة الصينية)، أو رفض الطلب من أوروبا أو أمريكا بالنسبة للمنتجات التي ينتجوها. |