| Hem burada değilsin hem de cep Telefonuna cevap vermiyorsun. | Open Subtitles | لم تأتي الى هنا لم تجب على اتصالاتي على هاتفك |
| Sekiz ay önce cep Telefonuna cevap veren kaltak kimdi? | Open Subtitles | من تلك الساقطة التي أجابت من هاتفك قبل ثمانية شهور؟ |
| Cep Telefonuna cevap veremiyor, çünkü beş para etmez korkağın teki. Affedersin. | Open Subtitles | انه لايمكنه ان يجيب على هاتفه المحمول لأنه جبان وبائس مثير للشفقة |
| Onun adresini Dekker'ın Telefonuna mesaj at. Neden kefaletle çıkmış? | Open Subtitles | أرسلها إلى هاتف ديكير لماذا هو على ذمة كفالة ؟ |
| Bu, Telefonuna cevap vermemesinin ya da bir kredi kartı kullanmamasının sebebini açıklar. | Open Subtitles | هذا قد يفسر لماذا لم تُجب على هاتفها أو عدم إستعمالها لبطاقتها الإئتمانية. |
| - Hayır, dairenizde değil ve Telefonuna da cevap vermiyor. | Open Subtitles | لا، انها ليست في شقة، و الهاتف الخليوي لا يجيب. |
| Telefonuna cevap vermiyorsun burada kim ne yapıyor sikine takmıyorsun. | Open Subtitles | و لا تجيبين على هاتفك و تنسين الجميع الذين هنا |
| Partine daldığımız için kusura bakma ama Telefonuna cevap vermedin. | Open Subtitles | انظري، أنا آسفه لتخريب حفلتك ولكنكِ لم تجيبي على هاتفك |
| Yer planı Telefonuna işlendi. | Open Subtitles | إذا نسيت أيّ شيء، الخطه بالكامل مخزنه في هاتفك |
| Sen o cep Telefonuna bağırırken bunun aksini düşünmüştüm ben. | Open Subtitles | لقد خدعتني بطريقة تعاملك مع هاتفك الخليوي |
| O cep Telefonuna nefesinizi boşaltış şeklinizle beni kandırabilirdiniz. | Open Subtitles | لقد خدعتني بطريقة تعاملك مع هاتفك الخليوي |
| Ben kitapevi ile ilgileniyorum. Bilgisayarını kopyaladım ve Telefonuna bağlandım. | Open Subtitles | لقد غطيتُ متجر الكتب، واستنسخ حاسوبه المحمول، واخترق هاتفه لاسلكياً. |
| Eve gideceğini söyleyerek çıktı ama bilmiyorum. Telefonuna cevap vermiyor. | Open Subtitles | ولكن لا اعلم ما السبب انه لا يجيب علي هاتفه |
| Telefonuna yapılan her çağrıyla, her mesajla ilgili tüm detayları istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان اعرف عن كل رساله كل مكالمه اجريت من هاتفه |
| Ve Tanrı'yla konuşmak için cep Telefonuna ihtiyacın yok, değil mi? | Open Subtitles | و لا تحتاج إلى هاتف خليوي للتحدث إلى الرب , صحيح؟ |
| Binbaşının Telefonuna bu sabah gelen çağrı kullan at telefondan yapılmış. | Open Subtitles | مكالمة واردة إلى هاتف القائد هذا الصباح من هاتف مدفوع مسبقاً. |
| Telefonuna bakmıyor. Gören de olmamış hiç. Sanki hayalet olup kaybolmuş. | Open Subtitles | إنها لا تجيب على هاتفها ولم يرها أحداً تبدو وكأنها إختفت |
| Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep Telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu. | TED | شاهده معجب على التلفاز، قام بتسجيله عبر كاميرا هاتفها المحمول، وقامت برفعه على موقع يوتيوب. |
| Seni görmeyince ve Telefonuna da cevap vermeyince bir sorun olabilir diye düşündüm. | Open Subtitles | عندما لم تظهرين ولم تجيبي عن الهاتف لقد ظنيت انه حدث شيئا ما |
| Tanrıya şükür iyisin. Neden Telefonuna cevap vermedin? | Open Subtitles | الحمد لله ، كل شيء بخير لماذا لم تجيبي على هاتفكِ الخليوي ؟ |
| ...ama Philip sen de Telefonuna şifre koymalısın dostum. | Open Subtitles | لكن.. فيليب يجب أن تضع رمزاً سرياً لهاتفك يا رجل |
| Birincisi, cep Telefonuna erişimi olan herkesi, cep telefonu olan herkesi, bir bankamatiğe çeviriyor. | TED | الشيء الأول، يتحول كل شخص يمكنه الوصول لهاتف محمول، أو أي شخص لديه هاتف محمول، يتحول بشكل أساسي إلى جهاز صرف آلي |
| Cep Telefonuna ihtiyacım var. | Open Subtitles | إستمعْ، أَحتاجُ لإسْتِعْاَرة هاتفكَ الخلوي. |
| Şu cep Telefonuna izin verilmeyen gezilerden biriymiş. | Open Subtitles | انها احدى الرحلات التي لا يسمح فيها بهاتف خلوي |
| Ayrıca Telefonuna kaydettiğin videoyu bana e-posta at, olur mu? | Open Subtitles | وأرسلي لي الفيديو الذي صوّرته بهاتفك على الإيميل، حسناً؟ |
| Nelerden hoşlandığını, kim olduğunu biliyorum. Hem de daha e-postana bakmadan önce bile ya da Telefonuna. | TED | أعرف ما تحبه ، أعرف من أنت. وكل ذلك حتى قبل أن أنظر إلى بريدك أو حتى إلى جوالك. |
| Çünkü Telefonuna cevap vermedin ben de ne yapacağımı bilemedim. | Open Subtitles | لأنك لم ترد على تليفونك, ولم اعرف ماذا أفعل غير ذلك. |
| Sürekli Telefonuna baktı, sanki sıkılmış gibi. | Open Subtitles | ظل يبحث بهاتفه كأنه يرى ان هناك اماكن افضل ليكون بها. |
| Telefonuna bir şey oldu sandım. | Open Subtitles | اعتقدتُ أن خطباً بالهاتف الذي أعطيته لكِ |