| Demek ki Kralın bir oğlu olmalı. Tekrar soruyorum, ne yapacaksın? | Open Subtitles | إذن هو فى حاجة إلى إبن وأُكرّر, ماذا ستفعل حيال ذلك؟ |
| Ben ne dersem payın o olacak. Ne söylersem yapacaksın. | Open Subtitles | يُدفع لك ما أقرّره أنا، و ستفعل ما آمرك به |
| - Ben kimseyi anlamam. - Ama bunu yapacaksın değil mi? | Open Subtitles | ـ أنا لا أفهم أيّ أحد ـ لكن هل ستفعل هذا؟ |
| - Böyle birşeyi yapmam. - Evet yapacaksın bay Watson. | Open Subtitles | لن أفعل شيئا بلى سوف تفعل ذلك يا سيد واتسون |
| Ne yapacaksın, bir kuruş için beni mahkemeye mi vereceksin? | Open Subtitles | ،مـا الذي ستفعلينه هلّ ستستدعيني للمحكمة من أجل سنت ؟ |
| Bundan sonra sana denileni mi yapacaksın yoksa yüzsüzlüğe devam mı edeceksin? | Open Subtitles | هل ستفعل مايُقال لك من الأن فصاعداً أم أنكَ ستستمر في الوقاحة؟ |
| Kendi telefonundan ve... kendi sesinle... ölüm mesajı alırsan... ne yapacaksın? | Open Subtitles | ماذا ستفعل إذا جاء لك تحذير تهديد الموت بواسطة صوتك نفسه |
| Söylesene benden o kadar hoşlandığına göre benim için ne yapacaksın? | Open Subtitles | قل لي بما أنني أعجبك إلى هذه الدرجة ماذا ستفعل لأجلي؟ |
| Ama ikimiz de biliyoruz ki zamanı gelince en iyi şeyi yapacaksın. | Open Subtitles | لكن كلانا نعرف أنه عندما يحين الوقت أنت ستفعل ما تراه أفضل |
| Kötü hava bütün hafta boyunca devam ederse ne yapacaksın? | Open Subtitles | ماذا ستفعل لو استمر هذا الطقس الكريه لمدة أسبوع آخر؟ |
| Dırdır edip inleyeceksin, ve sonra her zaman yaptığın şeyi yapacaksın : | Open Subtitles | سوف تجعلها ساقطة , ومن ثم ستفعل الذي دائما تفعلة وهو قتلها. |
| Peki, tamam onlar oraya gelene kadar sen ne yapacaksın? | Open Subtitles | كل الحق، وانتظر ثانية، ماذا ستفعل حتى أنها تحصل هناك؟ |
| Öyle mi? Peki gerçek Rus çocuk.. geldiğinde ne yapacaksın? | Open Subtitles | أجل، حسناً، ما ستفعل عندما يظهر في الواقع الطفل الروسي؟ |
| Bu kadar çok ihtiyacının olduğunu düşündüğün bu kadar antremanla ne yapacaksın? | Open Subtitles | هل تعلم ماذا ستفعل بكل هذا التدريب الذي تظن أنك تحتاجه بشده؟ |
| Amigo, bu bacakla ilgili ne yapacaksın bakalım? Bir doktora görünmem lazım. | Open Subtitles | ـ أيها الصديق، ماذا ستفعل حيال وضع قدمه ـ أنا بحاجة لطبيب |
| Şimdi kız kardeşim dönmediği takdirde, ... ona ne yapacaksın? | Open Subtitles | الآن، ماذا ستفعل لأختي. إذا لم تعد في الوقت المناسب؟ |
| Çok basit ne dersem onu yapacaksın hepsi bu Tamam | Open Subtitles | انت ستغني, فقط عليك ان تفعل بالضبط ما اقوله لك |
| Dantelli yakaları ne yapacaksın, hayatım? | Open Subtitles | ياقات مزركشة ؟ ما الذي ستفعلينه بهم يا عزيزتي ؟ |
| Sana söylediklerimizi yapacaksın, ve her şey yoluna girecek, değil mi? | Open Subtitles | ستقوم بفعل كل ماطلبناه منك، وكل شيء سيكون على مايرام، صحيح؟ |
| Ne yapacaksın? Kern'ü öldürdüğünü gördüler. | Open Subtitles | إذن ماذا سنفعل لقد شاهدوك وأنت تقتل كيرن |
| neden ufaklığı arabada gönderin takside ne yapacaksın benimle bir görüşme yapmanı istiyorum. | Open Subtitles | لماذا أرسلتى الطفل للمنزل بالسيارة ؟ ماذا تفعلين فى سيارة الأجرة ؟ لقد تلقيت رسالة وأريدك معى |
| Bak şimdi şöyle yapacaksın. Bu silahı alıp kıça gideceksin. | Open Subtitles | هذا ماأريدك أن تفعله خذ هذا المسدس وارجع لمؤخرة المركب |
| bu yeni bişey değil Herkes böyle söylüyor şimdi eğer hala seninle gelmemi istiyorsan söyle bana daha Sonra ne yapacaksın? | Open Subtitles | ذلك ليس بجديد كلّ شخص يقول ذلك اذا ما زلت لا اريد القدوم معك، بعد سماع ذلك عندها ماذا ستعمل ؟ |
| Biliyorum hazır olduğunda yapacaksın, Jason ama bir şeyler yemek zorundasın. | Open Subtitles | اسمع، أعلم أنك ستفعلها عندما تكون مستعدا، جايسون، ولكن يجب عليك الأكل |
| Bu iş bittikten sonra ne yapacaksın biliyor musun Jen? | Open Subtitles | هل تعلمين ما الذي ستقومين به بعد هذا يا جين؟ |
| Beş yıllık kontratın var. R.F ne derse yapacaksın. | Open Subtitles | لديك عقد لخمس سنوات ستفعلي ما يقوله آر.ف. |
| Peki Alex hakkında ne yapacaksın buraya saklanmaktan başka? | Open Subtitles | لذا ما الذي ستفعلهُ بشأن أليكس بدل من الاختباء هنا؟ |
| Ya bu koltuk neyin nesi ve bununla o kıza ne yapacaksın? | Open Subtitles | ما هذا الشيء على كل حال ؟ وما الذى سنفعله لها ؟ |
| Biliyorum yorgunsun, fakat gelecek yıl bundan daha fazla yapacaksın. | Open Subtitles | أعرف أنكم مرهقون, لكنكم ستفعلون الكثير مثل هذا السنة القادمة |
| Bu şehri terk edeceksiniz, ama gitmeden önce benim için bir şey yapacaksın. | Open Subtitles | ولكن قبل أن تختفي ، يجب أن تفعلي شيئاً من أجلي |