| Fiyatı 200 altın sikkedir. Bu nadir bulunan eşya hakkında pazarlık yapmam. | Open Subtitles | السعر 200 قطعه ذهبية و أنا لا أساوم على مثل هذه الأشياء |
| Size yazmama izin vermenizi istersem pazarlık ettiğimi düşünmezsiniz umarım. - Ve bana cevap yazma nezaketini... göstermeniz için yalvarırsam. | Open Subtitles | أتمنى ألا تعتقدي أنني أساوم إذا طلبت منكِ أن تتركيني أكتب لكِ. |
| Kendime yeni bir daire bakmalıydım. Sigorta şirketimle pazarlık etmeliydim. | Open Subtitles | كان يجدر بي أن أجد شقه جديده أو أساوم شركة التأمين |
| Bağlansa bile, buna taviz vermektense çalışmamın yok olduğunu görmeyi yeğlerim. | Open Subtitles | حتى إذا أمكنك ذلك سأفضل أن أرى عملي مدمراً بدلاً من أساوم به |
| Ama uzlaşmam gerekti. | Open Subtitles | سوف يستجدونكم من أجل تواقيعكم لكن كان علي أن أساوم لفعلها |
| Sigorta şirketimle pazarlık etmeliydim. | Open Subtitles | كان يجدر بي أن أجد شقه جديده أو أساوم شركة التأمين |
| Pazarda satılan bir hırka için pazarlık yapıyor gibi hissediyorum kendimi. | Open Subtitles | أشعر وكأنني أساوم على دكّان آثار الأكثر تكلفة من بساط |
| Kimseye söyleme. Yoksa bir daha kimseyle sıkı pazarlık yapamam. | Open Subtitles | لا تخبري أحد وإلا لن أساوم على أمير محترم |
| Hayır. pazarlık yapmıyorum. Basit sorgulama tekniklerinin gereği yok. | Open Subtitles | لا، لا أساوم لا أساليب إستجواب رخيصة |
| Asla senle pazarlık yapmam | Open Subtitles | أنا لا أساوم أبدا مع الإرهابيين |
| Evet, erkek arkadaşlarının kıyafetleri için pazarlık etmediğim zamanlarda onları buraya getiriyorum. | Open Subtitles | أجل ، عندما لا أساوم على أسعار بدلات اصدقائهن - إلى هنا أصطحب الفتيات |
| pazarlık yapmayacağım. Ne istiyorsan söyle. | Open Subtitles | لن أساوم أطلبى ما تريدين. |
| pazarlık yapmam. Fiyatı $1.4 milyon Dolar. | Open Subtitles | لا أساوم السعر هو 1,4 مليون |
| Muhtemelen pazarlık edecektik. | Open Subtitles | لا. ربما كنتُ أساوم |
| Daha fazla pazarlık etmeyeceğim. | Open Subtitles | لأني لن أساوم أكثر. |
| Asla pazarlık yapmam. | Open Subtitles | أنا لا أساوم أبداً. |
| Sanatçı bütünlüğümden taviz verecek değilim. | Open Subtitles | أنا عن نفسي لن أساوم على كرامتي الفنية |
| Düşüncelerimden taviz vermeyeceğim. | Open Subtitles | لن أساوم بإعتقاداتي |
| Yapmak istediğim şey de bencil ve mantıksız bir göt gibi davranıp hiçbir şeyden taviz vermemek. | Open Subtitles | و ما أريده أن أكون أناني أحمق غير عقلاني, لا أساوم على أي شيء على الإطلاق, وعندما يصبح (المزمار) شيئا كبيرا |
| Asla uzlaşmam. | Open Subtitles | لا أساوم |