| Bu ilk alınışım değil ve size diyorum bunu ben yapmadım. | Open Subtitles | ليس أول توقيف لي وأنا أؤكد لكِ أنني لم أقترف ذلك |
| Ben bir şey yapmadım. Bunsuz konuşamaz mısın? | Open Subtitles | لم أقترف أي خطأ، ألا يمكن أن تتحدث بدون هذا؟ |
| Açıkça belirtmek istiyorum. Olanlar tamamen kazaydı. yanlış bir şey yapmadım. | Open Subtitles | أريد أن أكون واضحاً للغاية معكم ما حصل كان مجرّد حادثة، لم أقترف أيّ سوء |
| Hata yaptığımı düşünüyorsanız söyleyin. | Open Subtitles | إن أعتقدكم أنني أقترف خطأ الآن، رجاء أخبروني. |
| Cebimde o rozetin olduğunu bilmek hiçbirşeyi yanlış yapmayacağım anlamına geliyordu. | Open Subtitles | معرفتي أنني أحمل تلك الشارة في جيبي، يعني أنني لن أقترف أيّ خطأ |
| Açıkça belirtmek istiyorum. Olanlar tamamen kazaydı. yanlış bir şey yapmadım. | Open Subtitles | أريد أن أكون واضحاً للغاية معكم ما حصل كان مجرّد حادثة، لم أقترف أيّ سوء |
| Ayrıca yanlış bir şey de yapmadım, gidin lütfen. | Open Subtitles | ولم أقترف سوءًا، فلا يحق لكما التواجد هنا |
| O ameliyat benim en büyük pişmanlıklarımdan biriydi, ondan beri hiç böyle bir hata yapmadım. | Open Subtitles | إنّ تلك الجراحة ينتابني الآسف البالغُ حيالها ولم أقترف خطأ من هذا القبيل منذُ ذاك الحين |
| Kürsüden atıldım hanımefendi, ve ben yanlış bir şey yapmadım. | Open Subtitles | تم شطبي من جدول القضاة , سيدتي وأنا لم أقترف أي خطأ |
| Neyse ne. Ben yanlış bir şey yapmadım. Her şey kitabına uygun. | Open Subtitles | أبداً على الإطلاق لكنّي لمْ أقترف أيّ خطأ، تصرّفت وفق التعليمات |
| Yanlış hiçbir şey yapmadım ama kendisi beni öyle yüzüstü bıraktı. | Open Subtitles | لقد وثقتُ به. لم أقترف خطأً ولقد تركني بلمحِ البصر. |
| Ben yanlış bir şey yapmadım. Bu konuda da kimseye söyleyecek bir şeyim yok. | Open Subtitles | لم أقترف أي أخطاء ولن أكلّم أي أطراف بأي خصوص |
| Dışarıdan nasıl görünürse görünsün, kötü bir şey yapmadım ben. | Open Subtitles | مهما يبدو هذا الأمر، فإنّي لم أقترف أمرًا سيئًا. |
| Lütfen, baba. Yemin ederim, ben yanlış bir şey yapmadım. | Open Subtitles | رجاءً, أبي أقسم أني لم أقترف أي خطأ |
| Ben yanlış bir şey yapmadım. Çocukla ilgilendim. | Open Subtitles | لم أقترف أي سوء، إكترثت لأمر الصبي |
| Hiç bir şey yapmadım ben. Sadece çantamı istiyorum. | Open Subtitles | لم أقترف أي شيء، أريد حقيبتي فحسب. |
| Yasalara uygunluk konusuna gelince ben yanlış hiçbir şey yapmadım. | Open Subtitles | أمّا بالنسبة للقانون... لم أقترف أيّ خطأ. |
| Bana korkunç bir hata yaptığımı söyleyeceksin Amberle'yi yüz üstü bıraktığımı ve Dört Diyar'a karşı vazifemi terk ettiğimi. | Open Subtitles | ستخبرني أنني أقترف خطًأ شنيعًا، وأنني أخذلها وأتخلّى عن واجبي تُجاة الأراضي. |
| Sevdiğim insanlar için kötü şeyler yaptığımı kanıtlamak mı? | Open Subtitles | تثبت أنّي أقترف الآثام لأجل أحبّائي؟ |
| Aynı hatayı bir daha yapmayacağım. | Open Subtitles | و تعودين إلى حياتي في الوقت الذي ترغبينه صدقني، لن أقترف هذا الخطأ مرة أخرى |
| Bak ne diyeceğim. yanlış bir hareketimi görürsen söyle. | Open Subtitles | سأخبرك بشيء، لو رأيتني أقترف خطئاً، تكلمي |