| - Maalesef, sen ve ben bu çalismada ortak olacagiz. | Open Subtitles | للأسف سنضطر أنا و أنت أن نشترك في هذا الأمر |
| Ben ona güveniyorum o yüzden sen de bana güvenmek zorundasın. | Open Subtitles | حسنا ، انا أثق بها إذا عليك أنت أن تثق بي |
| Ben işadamı oluyorum ki, sen de deli bilim adamı olasın. | Open Subtitles | أنا أعتني الجانب التجاري بحيث يمكنك أنت أن تصبح العالم المجنون |
| - Ekibim sahte kaseyi halledebilir sen alıcı meselesini halledebilir misin? | Open Subtitles | سيهتم بأمر الوعاء ، هل تستطيع أنت أن تهتم بأمر المشترين؟ |
| Ben de içeri girmek istiyorum. Onu görmeyi en az senin kadar istiyorum. | Open Subtitles | أنا أريد الدخول ايضا أريد انا أراه مثل ما تريد أنت أن تراه |
| Onlar gibi olmak istemiştim. sen de aynı şekilde Ike ve Finn gibi olmak istiyorsun. | Open Subtitles | حاولت أن أكون مثلهما مثلما تحاول أنت أن تكون مثل أيك و فين |
| Neden sen ve ben birbirimizden nefret etmek zorundayız? | Open Subtitles | لماذا يجب علينا أنا و أنت أن نكره بعضنا بعضاً ؟ |
| Ayrılmayı benim kadar sen de istedin Alvy. | Open Subtitles | يا الفي، أردت أنت أن ننفصل تماماً كما أردت أنا |
| Benim mi başlamamı istersin yoksa sen mi başlamak istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريدني أن أضرب الضربة الأولى أم تريد أنت أن تضرب الضربة الأولى؟ |
| Belki de hepsi gelir, ama o zaman sen neyin yanlış gittiğini gösterebilirsin. | Open Subtitles | أو ربما كلهم يأتون وتستطيع أنت أن تكشف الشيئ الخطأ |
| Peki sen bunun bir gizli dosya olmama ihtimalini kabul edemez misin ? | Open Subtitles | هل يمكنك أنت أن تقر بإحتمال أن هذا ليس من ضمن الملفات الخفية ؟ |
| Bu sefer paraları ben toplayacağım ve sen ölebilirsin. | Open Subtitles | هذه المرة سأجمع أنا النقود ويمكنك أنت أن تموت |
| Bu sefer paraları ben toplayacağım ve sen ölebilirsin. | Open Subtitles | هذه المرة سأجمع أنا النقود ويمكنك أنت أن تموت |
| Sadece tek kolum var. sen benim yerime birşeyler yapmalısın. Bana bir kazak getir. | Open Subtitles | أملك ذراع سليم واحد ، يجب عليك أنت أن تساعدني أحضر لي المعطف |
| Bunu insanlardan isteyemem? sen isteyebilirmisin? | Open Subtitles | لا أقدر أن أسأل الناس أن يفعلوا هذا هل ستطلبين أنت أن يفعلوا ذلك؟ |
| Olmaz! Asıl sen kazanmama izin ver. Karım pısırığın teki olduğumu düşünüyor. | Open Subtitles | مستحيل,بل عليك أنت أن تدعنى أربح وإلا ظنت زوجتى أننى ضعيف |
| sen bastonsuz ya da köpeksiz nasıl rahat dolaşıyorsun? | Open Subtitles | كيف يمكنك أنت أن تتجول هكذا بدون عصا أو كلب؟ |
| sen belki bütün ailevi sorumluluklarını bırakmış olabilirsin, ama ben yapamıyorum. | Open Subtitles | يمكنك أنت أن تتخلى عن كل مسئولياتك كوالد لكن لا يمكنني أنا |
| sen onu ava gönderdin. Biraz tatil yapmaya mı? | Open Subtitles | لقد قمت انا وماك بالتخطيط لعطلة نهاية الاسبوع وقد أمرته أنت أن يذهب للصيد |
| Başka bir şekilde ifade edeyim o zaman. senin kalmasını söylemeni istiyordu. | Open Subtitles | دعني اعيد هذا، لقد أرادت منك أنت أن تطلب منها بأن تبقى |
| senin de yapabileceğin bir şey için onu neden arayayım ki? | Open Subtitles | لماذا أتصل به إذا كان بإمكانك أنت أن تفعل هذا ؟ |