| Adı her ne ise O sinirlenmeden acele etsen iyi olur. | Open Subtitles | يجب أن تسرع قبل أن تغضب هذه التي لا أعرف اسمها. |
| acele etsen iyi olur! Ağırlaşıyor! | Open Subtitles | من الأفضل لك أن تسرع الان انها أصبحت ثقيلة على يدي |
| acele etsen iyi olur. Borçların vadesi bu dönemin sonunda bitiyor. | Open Subtitles | من الافضل أن تسرع القرض سينتهى في نهاية السنة الدراسية |
| Hey, şoför, Daha hızlı sürmen gerekiyor. Bisikleti bulmamız gerekiyor. | Open Subtitles | أنت, أيها السائق, عليك أن تسرع علينا أن نجد الدراجة |
| Haydi, haydi, haydi. Biraz acele eder misiniz? | Open Subtitles | أيمكنك أن تسرع ؟ |
| Peki, acele etmesini söyle. | Open Subtitles | حسناً , قل لها أن تسرع بإخراجه |
| Çabuk olman gerek. | Open Subtitles | وعليك أن تسرع |
| Hızlı olmaya çalış, babacık. | Open Subtitles | حاول أن تسرع في اتخاذ القرار يا (أبي) |
| Yapay döllenmede, zamanlama her şeydir. O yüzden Acele etmelisin. | Open Subtitles | الأن, في التلقيح الأصطناعي الوقت أهم شيئ لذا عليك أن تسرع |
| acele etsen iyi olur. Kimse son anda elbise aramak istemez. | Open Subtitles | حسناً ،عليك أن تسرع ،لا أحد يفضل البحث عن فستان في آخر دقيقة |
| Onu bayıIttım, 90 saniye içinde uyanır. O yüzden acele etsen iyi olur. | Open Subtitles | لقد قمت بتنويمه لكنه سيفيق في خلال تسعين ثانية لذا من الأفضل أن تسرع |
| Onu bayılttım, 90 saniye içinde uyanır. O yüzden acele etsen iyi olur. | Open Subtitles | لقد قمت بتنويمه لكنه سيفيق في خلال تسعين ثانية لذا من الأفضل أن تسرع |
| acele etsen iyi olur. Dersi kaçırmanı istemeyiz. | Open Subtitles | يجب أن تسرع ، لا أريدك أن تتأخر عنالعودةإلىالمنزل. |
| Keçi ağılı demek. acele etsen iyi olur. | Open Subtitles | حظيرة الماعز، يستحسن أن تسرع في هذا الأمر |
| Tamam, artık biraz Daha hızlı gidebilirsin. | Open Subtitles | حسنا، يمكنك أن تسرع قليلا إلى حدٍ ما الآن |
| - Kapıyı çalıp içeri dalamazsın. - Daha hızlı gidemez misin? | Open Subtitles | لا يمكنك القيادة واستعمال الكلاكس ببساطة ألا يمكنك أن تسرع قليلا ؟ |
| Daha hızlı git, Daha hızlı. | Open Subtitles | اخرس اخرس أسرع يجب أن تسرع هيا هيا هيا هيا هيا |
| acele eder misiniz lütfen? | Open Subtitles | هل تستطيع أن تسرع رجاءً؟ |
| - Ona acele etmesini söyleyin! | Open Subtitles | ! أخبرها أن تسرع حاضر يا سيدتى |
| - Çabuk olman lazım. - Joon-Woo! | Open Subtitles | عليك أن تسرع - (جون وو) - |
| Hızlı olmaya çalış. | Open Subtitles | حاول أن تسرع |
| Bu yüzden Acele etmelisin. Bu senin için sorun olmaz. | Open Subtitles | لذا عليك أن تسرع ويجب ألا تكون هذه مشكلة بالنسبة لك |
| Bu işleri yaparsan ayda 7 dolar düşmek üzere anlaştık, elini çabuk tut. | Open Subtitles | الاتفاق هو 7 دولارات للمهام العشوائية من كل شهر. عليك أن تسرع قليلاً. |