| Yanlış bir şeyler var. Bulmam için zaman gerek, tamam mı? | Open Subtitles | من الواضح أن ثمة خطباً ما يلزمني الوقت لمعرفة السبب حسناً |
| Zile mi basayım yoksa kullanabileceğim bir şifre mi var? | Open Subtitles | هل يمكنني الدخول مباشرة أم أن ثمة شفرة يمكنني استخدامها؟ |
| Sanırım şu yönde birkaç kilometre geride bir kasaba vardı. | Open Subtitles | أعتقد أن ثمة بلدة، على بعد أميال من هذا الطريق |
| Sen ve annenle birlikte olmaktan daha önemli şeyler olduğunu düşünüyordum. | Open Subtitles | ظننت أن ثمة أشياء أكثر اهمية من وجودي بينك وبين أمك |
| Amerikalıların satış sözleşmeleri ile zulüm işlediklerinin kanıtı olsaydı, olayları örtülü tutmak için onları öldürmek isteyenler olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | بارتكاب فظائع في مناطق خارجية حيث توظفهم الولايات المتحدة فيمكن أن أقول أن ثمة أُناس سيقتلون ليبقوا ذلك مدفون |
| Bence, insanoğlunun yaptıklarını matematiksel olarak değerlendirilemesininin , tarihin ölçülmesinin imkansız olduğuna dair bir inanış var. | TED | أظن أن ثمة إعتقاد بأنه من المستحيل قياس سلوك البشر كمياً، وأنه لا يمكن قياس التاريخ. |
| Bence, ekran aracılı dünyadan daha iyi çözümler var. | TED | أظن أن ثمة حلول أفضل من عالم تتوسطه بيننا الشاشات. |
| Eğer tasarımcıysanız ve böyle olmadığınızı düşünüyorsanız, muhtemelen içinde bulunduğunuz durumla ilgili bir sorun var. | TED | وأعتقد أنه اذا لم تكن كذلك، فمن المحتمل أن ثمة خطأ في التركيب أو الوضع الذي أنت فيه، اذا كنت مصمما. |
| Anladığım kadarı ile, bu gece burada, biz bayanların samimi olarak davetli olmadığımız bir poker partisi var. | Open Subtitles | أعرف أن ثمة حفل مقامرة هنا الليلة وأننا السيدات لسنا مدعوات |
| Anladığım kadarı ile, bu gece burada, biz bayanların samimi olarak davetli olmadığımız bir poker partisi var. | Open Subtitles | أعرف أن ثمة حفل مقامرة هنا الليلة وأننا السيدات لسنا مدعوات |
| Trende dostça bir poker oyunu olduğunu duydum. Bilginiz var mı? | Open Subtitles | سمعت أن ثمة لعبة بوكر ودية على هذا القطار , هل تعرف عنها شيئاً |
| bir de o gece bir kadın, plajda fener ışıkları gördüğünü söylemiş. | Open Subtitles | قال أيضاً أن ثمة إمرأة رأت أنواراً على الشاطئ في تلك الليلة. |
| Ve bu sana bir sorun gibi gelmedi, öyle mi? | Open Subtitles | ولم يخطر ببالك قط أن ثمة أمر غريب بهذا الشأن؟ |
| Görünüşe göre biri soygun yapmamış bir soygunu engellemeye çalışmış. Güzel maske çocuklar. | Open Subtitles | يبدو لي أن ثمة من كان يريد منع السرقة لا أن يقوم بالسرقة |
| Eğer gerçekten hayatıma devam edeceksem, belki yapmam gereken başka bir şey vardır. | Open Subtitles | ربما أن ثمة شيء آخر يلزمني القيام به إذا كنت أرغب بالتقدم يوماً |
| bir şeylerin yanlış olduğuna dair herhangi bir işaret verdi mi? | Open Subtitles | هل أبدى لك أي إشارة أن ثمة شئ ربما يكون خطأ؟ |
| Yani sistemlerimize sızan görünmez bir süper virüs olduğunu mu düşünüyorsunuz? | Open Subtitles | إذن تظنُّ أن ثمة ملف تجسس خارق خفيّ يتربص في نظامنا؟ |
| Kısa pozisyon hamleni destekleyen... ..başka faktörler olduğunu tarz ediyorum. | Open Subtitles | لكن أفترض أن ثمة عوامل أخرى تؤثر على البيع المكشوف |
| Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz. | TED | في مصر ، يمكنك أن تلاحظ أن ثمة شئ يحدث هنالك. |