| Bekçinin bilgilendirilmesini istiyorum. Yüksek önemde bir hedef geliyor. Evin sessiz olmasını istiyorum. | Open Subtitles | أودّ إعلام الأمين أن ثمّة هدف عالي الأولويّة في الطريق، وأودّ المأمن ساكنًا. |
| İkinci kattaki saldırganlar ortaya çıktığında bir tuhaflık olduğunu fark ettim. | Open Subtitles | أدركت أن ثمّة شيء خطأ حين ظهر مقاتلان في الطابق الثاني. |
| Annemi katlettikten sonra bana bir kişinin daha ölmesi gerektiğini söylemişti. | Open Subtitles | بعدما قتل أمي، قال أن ثمّة شخصًا أخيرًا يتحتّم أن يموت. |
| Dünyada onun da canını yakacak kadınlar olduğunu öğrenmesini sağlayacağım. | Open Subtitles | أريد أن أريه أن ثمّة نساء أيضاً يمكنهم أن يؤذوه |
| Çocukken kafanın üstüne mi düştün yoksa doğuştan mı problemin var? | Open Subtitles | هل سقطت على رأسك كالطفل أم أن ثمّة خطب ما بك؟ |
| İçimde bir cadı olup kaçmaya çalıştığından dolayı yalnız kalmasam iyi olur. | Open Subtitles | بما أن ثمّة ساحرة داخلي تحاول الخروج، فيجدر ألّا أبقى بمفردي الآن. |
| Yönetim kurulu binada gizli bir asansör olduğunu biliyor mu? | Open Subtitles | أيعلم أعضاء مجلس الإدارة أن ثمّة مصعدًا سريًّا في المبنى؟ |
| Sana karşı olan nefretimi açıklamaya yetecek bir kelime olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أحسب أن ثمّة كلمة كفيلة بوصف عمق مقتي لك الآن. |
| Yetkili ajandan telefon aldım. Cesetle ilgili bir sorun olduğunu söyledi. | Open Subtitles | تلقيت اتصالا من الضابط المسؤول قال أن ثمّة مشكلة مع الجثة |
| Çünkü büyük riskler alabilecek, sizi neşelendirip çabalarınıza destek olacak bir insan ağı olduğunu bileceksiniz. | TED | لأنك ستكون قادراً على تحمل مخاطر جسيمة وأنت تعلم أن ثمّة شبكة من الناس يسعدونك ويدعمون جهودك. |
| bir şey olduğuna eminim Başkanım. | Open Subtitles | أنا متأكدة أن ثمّة أمر هناك، أيها الرئيس |
| Federasyon'un kaderindeki bir dönüm noktasına geldiğimizin farkında değil misiniz? | Open Subtitles | ألا تدرك، أن ثمّة نقطة تحول بلغت مداها في شؤون الحكومة الفيدرالية؟ |
| Şehirde yeni oyuncular olduğunu duyunca opera biletlerimizi iptal ettim. | Open Subtitles | ألغيت تذاكر الأوبرا لسماعي أن ثمّة لاعبين جدد في المدينة. |
| Burada başka bir durum var diye mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | عليّ القول أن الأمر ليس كذلك. تعتقدين أن ثمّة شيء آخر يجري؟ |
| Bize anlatmadığı bir şey var. | Open Subtitles | لا بدّ أن ثمّة أمرٌ آخر هي لم تخبرنا بهِ. |
| Hayır, hayır, hayır. Vücudunda vampir kanı olmalı. | Open Subtitles | لا , لا , لا ، لابد أن ثمّة دماء مصاص دماء بجسدكَ. |
| Dr Soran. Anladığıma göre, görüşmek istediğiniz acil bir mesele varmış. | Open Subtitles | أتفهّم أن ثمّة أمر مُلِّح ترغب في مناقشته معي. |
| Kendinizi daha iyi hissettirecekse sizinle çıkmak isteyecek bir sürü insan vardır. | Open Subtitles | حسناً، إنكانفيالأمرعزاء.. أنا متأكد أن ثمّة رجال كثيرون يرغبون في مواعدتكِ |