| Asker olmak istememiştim hiç, ve senin hakkını ziyan etmem. | Open Subtitles | لم أكن مُناسب أبداً للعسكرية، ولا أريد ان أهدر ميراثكِ |
| Ben,başka bir atışı israf edemem. Eğer kurtulursa başka bir çıkmaz yol olur. | Open Subtitles | تباً , لا أستطيع أن أهدر هجوماً آخر لن يكون لذلك أي معنى |
| Taksim, taksim bilgi almak için buraya gelmeye daha fazla benzin harcamayacağım, şu andan itibaren sen bir şey biliyorsan, ben de bileceğim. | Open Subtitles | لهزم تحالف جديد لن أهدر مزيد من الوقود بالمجيء |
| Yeteneğini harcadı ama kirasını ödeyip sigortasını devam ettiriyordu. | Open Subtitles | لقد أهدر موهبته، ولكن سمحوا له في الإحتفاظ بالإيجار والتأمين |
| Ve şimdi ben de hayatımı onun deli olduğunu kanıtlamak için harcıyorum. | Open Subtitles | و الآن أنا أهدر حياتي لكي أحاول أن أثبت أنه ليس بمجنون |
| Aramak istedim, ama tüm zamanını boşa harcamak istemedim. | Open Subtitles | لقد أردت أن أتصل لكن إعتقدت أنه لا يجب أن أهدر كل وقتك |
| Burada dururken milyonlarca dolar harcıyormuşum gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر بأني أهدر ثروة بمجرد وقوفي هنا |
| Koşu antrenörü ailemi çağırıp, benim o Allah vergisi yeteneğimi ziyan etmenin günah olduğunu söyledi. | Open Subtitles | اتصل مدرب الركض بأبويّ وهو يتوسل ويقول إنها خطيئة، أن أهدر الموهبة التي منحني إياها الرب. |
| Ancak geri kalan ömrümü bunu tartışarak ziyan etmeyeceğim. | Open Subtitles | لكن لن أهدر ما تبقى من وقتي أتجادل بشأن ذلك. |
| Bütün kanını boşaltmak istediler ama senin gibi nadide bir örneğin ziyan olmasına asla izin veremezdim. | Open Subtitles | أرادوا أن يضعوك في بدلة التكسير الدموي ولكن لا يمكنني أن أهدر عينة مثلك |
| İngiltere'de sadece iki ayım kaldı ve ben de ölü bile olmayan bir adam üzerinde tüm vaktimi israf ediyorum. | Open Subtitles | ليقول لى أنه بقى لى شهران فى إنجلترا وأننى أهدر وقتى كثيراً على رجل . ليس حتى ميتاً |
| Tek bilmem gereken seni nekadar rahatsız ettiği çünkü vaktimi israf etmeyi sevmem. | Open Subtitles | فقط أنا أحتاج لمعرفة الى أى حد تزعجك لأنني لا أحب . أن أهدر وقتي |
| Vaktimi harcamayacağım. Ruhlara danışacağım ve sonra kaplıca merkezinde pedikür yaptıracağım. | Open Subtitles | لن أهدر وقتي، سأستشير الأرواح ثم سأكون في المنتجع لأعتني بأظافر قدميّ. |
| Karşı sorgulama eğitimi aldığını biliyorum, seni oyuna getirip bilgi almaya çalışarak zamanını harcamayacağım. | Open Subtitles | أعلم أنك مُدرّب على مكافحة الإستجوابات لذا أنا لن أهدر وقتك محاولة لإستخراج معلومات عنك |
| Ama birisi vaktini doğru elbiseyi seçmekle harcadı. | Open Subtitles | لكن أحدهم أهدر أوقاتهم في انتقاء الثوب المناسب. |
| Neden böyle bir kadın için yeteneğimi, atımı ve hayatımı boşa harcıyorum ki? | Open Subtitles | لماذا ينبغي أن أهدر موهبتي وحصاني وحياتي على امرأة ؟ |
| Efendim bakın, üzgünüm. Yapmak istediğim son şey zamanınızı boşa harcamak. | Open Subtitles | إسمع يا سيدي، أنا آسف، لكن آخر شيء أريد فعله هو أن أهدر وقتك. |
| Her şeyi şimdi anladım. Vaktimi harcıyormuşum. | Open Subtitles | لكن الأمر واضح الأن، كنت أهدر وقتي |
| Daha önce polislerle konuşarak zamanımı boşa mı harcadım? | Open Subtitles | أتعتقد أنّني لم أهدر وقتاً بالتحدث مع الشرطة من قبل؟ |
| Enerjimi bacaklarımı ayırıp Tootsie Roll penisini bekleyerek harcayamam! | Open Subtitles | و كأنى سوف أهدر طاقتى لكى لكى أفتح سيقانى من أجل هذا العضو الصغير ؟ |
| Anlaşma yapacak olmasam harcamazdım. | Open Subtitles | لماذا أهدر هذا الوقت على فرقة واحدة ؟ |
| Sonra da bana parayı boşa harcadığımı yemek pişiremediğimi, çocuğuma bakamadığımı söyledi. | Open Subtitles | هى تبدأ بطعن رأسها على كتفى وهي تخبرنى أنى أهدر مالاً لا أَستطيع الطبخ وأرفع طفلى الرضيع بشكل خاطىء كلياً |
| Çünkü vergilerden gelen paranın yarım milyon dolarını yitireceğimiz bir davaya harcamam. | Open Subtitles | لأنني لن أهدر نصف مليون دولار ...من أموال دافعي الضرائب على محاكمة خاسرة سلفاً |
| Dosyalarına göre, müşterilerinden birinden zimmetine para geçirmiş sonra bu uğurda parayı harcamış Bölge Savcısı'na ifade vermiş. | Open Subtitles | ملفاته تبين أنه قام بالاختلاس من أحد عملائه ثم أهدر المال فى المسار و لديه افاده للشرطه |
| O aptal kitaba neden vakit harcayayım. | Open Subtitles | طبعاً لا يمكنني أن أهدر المزيد من الوقت على ذلك الكتاب السخيف |
| Buralarda harcanıyorum. Buralarda harcanıyorum. Nasıl be? | Open Subtitles | ــ أنا أهدر حياتي، أنا أهدر حياتي ــ كيف ذلك؟ |