| Adaylara cevaplayabilecekleri soruları sormak ve seçmenlerin cevapları duymasını sağlamak istedi. | Open Subtitles | لقد قام بطرح أسئلة من المفترض على المرشحين الإجابة عنها ويجب على المُصوتين أن يستطيعون أن يقدمو إجابتهم. |
| cevapları ortaya yakın olanlar doğru ya da yanlıştan genelikle eminde değildi. Güven seviyeleri daha düşüktü. | TED | أما من تكون إجابتهم أقرب من الوسط غالبا ما يكونون غير متأكدين إن كان الأمر صوابا أم خطأ، ولذا فإن مستوى الثقة لديهم يكون منخفضا. |
| Girip giremeyeceklerini cevapları tayin edermiş. | Open Subtitles | إجابتهم تقرر إذا كانوا سيقبلون أو لا |
| Cevaplarını aldılar bile zaten. | Open Subtitles | لقد حصلوا على إجابتهم بالفعل. |
| Cevaplarını verdiler. | Open Subtitles | أعطونا إجابتهم |
| Cevaplarını verdiler. | Open Subtitles | أعطونا إجابتهم |
| Yas geçince konuşalım. Hepsini cevaplandırırım. | Open Subtitles | تحدث معها لدقائق هادئة و سوف ترى جميعهٌم تم إجابتهم. |
| Yas geçince konuşalım. Hepsini cevaplandırırım. | Open Subtitles | تحدث معها لدقائق هادئة و سوف ترى جميعهٌم تم إجابتهم. |
| cevapları hayır. | Open Subtitles | إجابتهم بـ"لا". |
| Bakalım cevapları doğru mu? | Open Subtitles | لنرَ إن صحت إجابتهم) |