| Tam şimdi... sadece şimdi anladım... sensiz bu hayatın ne kadar zor olacağını... | Open Subtitles | الان فقط الان فقط عرفت كم كان سيكون الطريق شاقا بدونك |
| - Eskiden beraberdik ama Şimdi sadece birlikte yaşıyoruz. | Open Subtitles | لقد كنا كذالك, لكن الان فقط نعيش معاً لا. |
| Ama Şimdi sadece bir kase Raisinet servis etmeyi düşünüyorum. | Open Subtitles | لكن انا افكر الان ربما الان فقط ساقدم زبدية من الحلوى |
| Az önce onun ölüsünü gördüm ve hiç üzülmedim. | Open Subtitles | رأيته يقتل الان فقط ولم استطع ان احزن له حتى. |
| Az önce J ile bir aşk filmi izledik de. | Open Subtitles | الان فقط انتهينا من مشاهدة هذا الفيلم الرومانسي |
| Şimdilik sadece dördümüz bunu biliyor. Nina ve Tony'yi halledebilirim. | Open Subtitles | الان فقط اربعه اشخاص يعرفون هذا عنكِ انا يمكننى الاعتناء بـ"نينا" و "تونى" |
| Şimdilik sadece üzerinde düşünüyorum. | Open Subtitles | انا حتى الان فقط افكر بذلك |
| Tamam, ama üzerimde sadece 50 var. | Open Subtitles | حسناً لكنني أملك 50 الان فقط |
| Mükemmel. Tek istediğim buydu. Şimdi sadece giriş yapmam lazım. | Open Subtitles | ممتاز , هذا كل ما أحتاجه , الان فقط علي إدخالها |
| Şimdi sadece Sodhi'ye haber vermem gerekiyor. | Open Subtitles | انا الان فقط بحاجه لابلاغ سودهى |
| Hımm, Şimdi sadece ona yalan söylüyorsun, Q. | Open Subtitles | انت الان فقط تقوم بالكذب عليها , كيو |
| Şimdi sadece resimlere bakmak istiyorlar. | Open Subtitles | الان فقط يريدون النظر للصور |
| Ama Şimdi sadece en sevdiğim şarkılar | Open Subtitles | اما الان فقط اغاني من المفضله |
| Biliyorsun, Şimdi sadece ikimiz varız... | Open Subtitles | تعلمين اننا وحدنا الان فقط |
| Şimdi sadece benimle ol, tamam mı? | Open Subtitles | الان فقط كن معي ، حسناً ؟ |
| Az önce oldu ama dün akşam da olmuştu. | Open Subtitles | ليس الان فقط , لكن الليله الماضيه , أيضا |
| Nala Se, Az önce haber aldım. Naboo ile iletişime geçtim. | Open Subtitles | نالا سى) انا الان فقط استلمت كلمة) (لقد اتصلت بـ (نابو |
| Kabul ama şu anda üzerimde sadece elli bin var. | Open Subtitles | حسناً لكنني أملك 50 الان فقط |