| Bugün bisiklet kutsama günü. | Open Subtitles | " اليوم هو يوم " البركات والدراجات |
| Bisiklet kutsama. Tabii ya. | Open Subtitles | البركات والدراجات " أجل " |
| İnsanlar azizlerin kemiklerinin canlı olduğunu ve bereket duaları için kullanılabileceğini düşünmüş. | Open Subtitles | الناس تعتقد ان عظام القديسين لا تتحلل من اجل البركات |
| Eve girenlere bereket versin diye kapı girişlerine serpilir. | Open Subtitles | يتم نثرها على العتبات لجلب البركات لكل من يدخلها |
| Bu Havuzlar Sahra'nın geçmişini başka bir açıdan gösteriyor. | Open Subtitles | تعرض هذه البركات لمحه اخرى من ماضي الصحارى. |
| Havuzlar su tutmak için birebirdir, adamım. | Open Subtitles | البركات مثالية لحصّة الماءِ، رجل. |
| Efsane dağların denizle buluştuğu bir yerden bahseder, şelalelerin dibinde saklı havuzların olduğu. | Open Subtitles | تتحدث الأسطورة عن مكان حيثتقابلالجبالالبحر، البركات المُخبأة تحت الشلالات |
| - İyi havuzların fiyatı ne peki? | Open Subtitles | إذاً كم تكلف البركات الجيدة؟ |
| Bu nimetlerden hangisine şükretmeliyim? | Open Subtitles | أي واحدة من تلك البركات أكون أكثر إمتنانا لها؟ |
| Yine de milyonlar bu nimetlerden mahrum, kendi hatalarından ötürü değil, ten renkleri yüzünden. | Open Subtitles | الملايين حرموا من هذه البركات ليس بسبب أخطائهم |
| Her seçim, zorluklar kadar bereket de getirir. | Open Subtitles | الآن ، كل إختيار كما يجلب معه البركات ، يجلب معه المصاعب أيضاً |
| Havuzlar muhteşemdir. | Open Subtitles | البركات رائعة |
| Ve benim halkım her zaman bu nimetlerden faydalanmıştır. | Open Subtitles | ولطالما يتمتعون قومي بتلك البركات |