| Beslenme ve egzersiz tek başına koroner hastalığı geriletmede yeterli değildi. | TED | الحمية والتمارين الرياضية لم تكن كافية لتسهيل تراجع مرض القلب التاجي. |
| Sendrome, kadınlara özgü olan, artık mikrovasküler koroner fonksiyon bozukluğu yada tıkanıklığı olarak adlandırılıyor. | TED | الاعراض، للنموذج الأنثوي تسمى الخلل التاجي للأوعية الدموية الدقيقة، أو العرقلة |
| Çevremiz bunun kanıtları ile dolu: Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor. | TED | هناك أدلة حولنا: 40 في المائة المرضى مرض الشريان التاجي في مجتمعاتنا تلقي الرعاية غير مكتملة أو غير مناسب. |
| Kalp krizi geçiriyorum ve 9.000 polis mutlulukla üstümden geçiyor. | Open Subtitles | وأصاب بالشريان التاجي بينما يسير 9000 شرطي مشية عسكرية سعيدة فوق جثتي |
| Ekokardiyografi Mitral stenosis olduğunu gösterdi. Tilt de negatif. | Open Subtitles | أختبار الرنين المغناطيسي أظهر أن التضيّق التاجي معتدل وفحوصاتها سلبية |
| Hey! koroner arter kesileri tıkanıklığın olduğu yerin aşağısından yapılır! | Open Subtitles | الشق في الشريان التاجي يجب أن يكون تحت الإنسداد |
| koroner atardamar hastalığından dolayı, büyük bir hasar meydana gelmiş olabilir. | Open Subtitles | أشعر بوجود بعض الضرر من مرض الشريان التاجي |
| Kapakçıktaki pıhtı koparak ana koroner arteri tıkadı bu da enfarktüse neden oldu. | Open Subtitles | بدأ النمو بالشريان التاجي الأساسي و سبب احتشاءً |
| Kitle sandığımız şey aslında bir koroner arter anevrizması ayrıca Kalp odacıklarından birinde fistül var. | Open Subtitles | ما أعتقدنا أنها كتل كان تمدد للشريان التاجي مع وجود ناسور في إحدى حجر قلبك |
| Haberler iyi. koroner arter hastalığı belirtisi yok. | Open Subtitles | أخبار جيدة، لا يوجد أي مرض بالشريان التاجي |
| Ona koroner arter diseksiyonun onarımının nasıl yapıldığını anlatacaksın. | Open Subtitles | أنتِ ستتحدثين معها عن جراحة التسلخ الشريان التاجي |
| koroner arteri kesilmiş, o yüzden anında kalbi durmuş. | Open Subtitles | شريانه التاجي قُطع، لذا قلبه إنفجر على الفور. |
| Devrim niteliğindeki bu yeni işlem hastanın bacağından bir damar alarak, kalbin tıkanan koroner damarına dikmeye dayanıyordu, böylece tıkanıklık atlanarak kan etraftan dolaşıyordu. | Open Subtitles | أنجزت هذه العملية الثوريّة الحديثة عبر إزالة وريد من قدم المريض، و من ثم رتقه في وريد القلب التاجي المسدود |
| Bir koroner arter baypasının nasıl yapıldığını anlatabileceğine hiç şüphem yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي شك أن بإمكانكِ إخباري عن كيفية القيام بعمل مجازة للشريان التاجي. |
| Çalışan kalpte koroner arter baypası. | Open Subtitles | مضخة الشريان التاجي الخارجية. هل لديك قلم؟ |
| Programdaki işini bilen tek stajyerin hamile olması ve koroner arter diseksiyonu için ameliyat olması gerekiyordu tabii ki. | Open Subtitles | بالتأكيد المتدربة الوحيدة المؤهلة في المستشفى بأكمله يصادف أنها حامل وتحتاج جراحة من أجل تسلخ في الشريان التاجي. |
| Kısa sürede koroner arter baypas ameliyatı yapabilirsek. | Open Subtitles | إذا تمكنا من وضع مجازة للشريان التاجي بسرعة، |
| Dün akşam PBS'deki programı izledin, Kalp krizi Şehri. | Open Subtitles | شاهدت ذلك في برنامج الليله الماضيه الشريان التاجي |
| Tek söyleyebileceğim, bu adam ilerlemiş Kalp hastalığından ölmüş. | Open Subtitles | بقدر ما أنا يمكن أن أخبر، هذا الرجل مات من المرض التاجي المتقدّم. |
| Mitral kapakçık değişimi en az yedi saat sürer. | Open Subtitles | استبدال الصمام التاجي يحتاج على الأقل سبع ساعات. |