| Yavaşlamıyor. Pıhtılaşma yok. | Open Subtitles | ليس هناكَ من تباطؤ، ولا علامةَ على التجلّط |
| Sorun kanında ama Pıhtılaşma proteinlerinde değil. | Open Subtitles | إنه الدم لكنّ بروتينات التجلّط ليست المشكلة |
| Kitle oluşmadan hemen önce Pıhtılaşma şeklinde sorun yaratmış olabilir. Hâlâ pankreas kaynaklı olabilir. | Open Subtitles | قد يكون التجلّط مشكلةً قبل أن يتشكّل ورمٌ صلب |
| Pankreası sarsmak bile Pıhtılaşma yapabilir ve sen pıhtı problemi olan birine bunu yapmak istiyorsun. | Open Subtitles | ممّا يسهّل كشفها إن مجرّد تخريش البنكرياس قد يسبّب التجلّط وتريد إجراءه على شخصٍ مشكلته التجلّط؟ |
| Sonda yardımı ile Tıkanıklığı temizleyeceğim. | Open Subtitles | عندما تكونٌ القنطرة في موضعها فسأعيدٌ توجيه التجلّط |
| Penumbra ayracı bağlantıya geçiyor. Tıkanıklığı ufak parçalara ayıracağım. | Open Subtitles | أقوم بكسرِ التجلّط إلى قطع صغيرة |
| Pıhtılaşma bozukluğu olabilir. | Open Subtitles | قد يكون شذوذاً في التجلّط |
| Dr. Holt Tıkanıklığı açacak. | Open Subtitles | الطبيبٌ "هولت" يقوم بإزالةِ التجلّط |
| Tıkanıklığı açıyorum. | Open Subtitles | إزالةٌ التجلّط |