| Biz her ihtimale karşı limanları uyaralım. İyi şanslar. | Open Subtitles | سنُخطر الموانيء بشأن ذلك تحسباً لأى طاريء |
| Biz her ihtimale karşı limanları uyaralım. | Open Subtitles | سنُخطر الموانيء بشأن ذلك تحسباً لأى طاريء |
| Alman limanları ve garnizonları Amerikan ordu güçleri tarafından Vietnam savaşı için kullanılacak olan askeri üslere dönüştürülmektedir. | Open Subtitles | من الموانيء والقواعد العسكرية الألمانية... يشن الجيش الأمريكي الحرب ضد فييتنام! |
| Bu emir onlara, bütün liman ve sınır kapılarını kapatmaları yetkisini veriyor. | Open Subtitles | يعطيهم السُلطة لإغلاق كل الموانيء والحدود |
| Tehdit değerlendirmeleri, liman güvenliği ve diplomatik eğitim yapıyoruz. | Open Subtitles | نقوم بتقييم التهديد ، أمن الموانيء ، والتدريب السياسي |
| Komisyon üyeleri sana saygı duyuyor limanlarda da iyi iş çıkardın... | Open Subtitles | يحترمك رجال مجلس الإدارة أبليت بلاءً حسناً مع الموانيء |
| Hayır, bu limanlarda Razorback'e ait kayıt yok. | Open Subtitles | لا ليس لدىّ أى سجلات لـ " رازورباك " على تلك الموانيء |
| Öyle bile olsa liman bölgesine tüm erişimi kapattılar. | Open Subtitles | أجل ، حسناً ، حتى لو كان ذلك صحيحاً لقد أغلقوا جميع الطرق المُؤدية إلى الموانيء |
| liman bölgesine en kestirme yol hangisi? | Open Subtitles | ما هو الطريق الأسرع للوصول إلى الموانيء ؟ |
| Tehdit değerlendirmeleri, liman güvenliği ve diplomatik eğitim yapıyoruz. | Open Subtitles | نقوم بتقييم التهديد ، أمن الموانيء ، والتدريب السياسي |
| Ekipte görevli olan tüm arkadaşları buradaki, Ceres'teki aynı yerel liman işçileriymiş. | Open Subtitles | طاقم ملاحتها يتكون من ملاحين عملوا في نفس الموانيء المحلية " هُنا في " سيريس |