| Baban bizi bulacak. Eğer o bulamazsa, birlikte çalıştığı kişiler bulur. | Open Subtitles | سوف يعثر علينا والدك ، واذا لم يفعل سيجدنا الناس الذى يعمل معهم |
| Baban bizi bulacak. Eğer o bulamazsa, birlikte çalıştığı kişiler bulur. | Open Subtitles | سوف يعثر علينا والدك ، واذا لم يفعل سيجدنا الناس الذى يعمل معهم |
| Başka çarem yok. Çalıştığım kişiler gayet açık konuştu. | Open Subtitles | ليس لدى خيار هذا ما وضحه لي الناس الذى اعمل لهم |
| İstemediğimiz türden insanlar bunlardı, şimdi etrafımızı onlar sardı. | Open Subtitles | هذا النوع من الناس الذى نريده ؟ . لأننا سوف نبقى معهم |
| Bu ülkenin böyle insanlara ihtiyacı var. | Open Subtitles | آه هذا النوع من الناس الذى تحتاجة هذه البلد |
| Ölmenizi isteyen kişiler ailemi kaçırmıştı. | Open Subtitles | الناس الذى يريدون قتلك اختطفوا عائلتى |
| Ele verdiği tüm kişiler... | Open Subtitles | كل هؤلاء الناس الذى قام بالتخلى عنهم |
| Yanan arabadan kurtardığım insanlar gibi konuşmaya başladın. | Open Subtitles | انت تقولين نفس الكلمة التى قالها لى الناس الذى انقذتهم من حريق السيارة |
| Bunlar, beraber bir şeyler yapabileceğin insanlar değil. | Open Subtitles | هذا ليس النوع من الناس الذى يمكنك عمل إتفاق معه |
| Senin gibi insanların onlardan çalmaması gereken insanlar. | Open Subtitles | , هذا النوع من الناس . الذى لا ينبغى عليكٍ السرقة منه |
| Yani, en azından çocuklarımıza zarar verebilecek güvenilmez insanlara çip yerleştirip izleme fikri mantıklı olur. | Open Subtitles | يبدو من المعقول على الأقل إقترح أن الناس الذى لا يمكن الثقة بهم لا يمكنهم إيذاء أطفالنا بتعقبهم |
| Sonunda tek yapabileceğiniz, sevdiğiniz insanlara bağlanmak, biraz şans, biraz da iyi hava umut etmek. | Open Subtitles | فى النهايه كل ما يمكنك عمله هو ان تودع الناس الذى تحبهم ... و تتمنى لهم بعض الحظ |
| Peki o şerefinle koruduğun insanlara ne olacak? | Open Subtitles | و ماذا عن الناس الذى أنت تحميهم بشرف ؟ |