| Havana'nin güney sinirinda bir puro dükkani var. | Open Subtitles | لديه محل لبيع السيغار جنوبي حافة الهافانا |
| Havana'da bir kovalamaca yürüten bir Rus memur ariyorsaniz, yüksek ihtimalle yerel bir polis istasyonundan bunu yürütüyorlardir... | Open Subtitles | اذا كنت تبحث عن عميل روسي يقوم بصيد اشخاص في الهافانا فهناك فرصة جيدة أنهم يعملون انطلاقا من مركز شرطة محلي |
| Büyük ihtimalle şu anda Moskova veya Havana'ya gidiyordur. | Open Subtitles | وربما توجه إلى موسكو.. أو الهافانا الآن |
| Havana'nın en iyi purolarını sarardı. | Open Subtitles | كان يصنع السجائر الافضل في الهافانا |
| Havana'ya hep geri dönmek istemişimdir. | Open Subtitles | لطالما أردت أن اعود إلى الهافانا |
| Ona Havana'daki bir kaç politikacı arkadaşını tanıştırdı. | Open Subtitles | وقام بتقديمها للبعض سياسيين في الهافانا |
| Güzel, elimde birkaç tane Havana var. | Open Subtitles | حسناً ، إن لدى بعض الهافانا |
| Kanadalı kuzenlerimizin sözde sınır kapısından kaçak gelen Havana purosu gibisi yok doğrusu. | Open Subtitles | ليس هناك شيء يضاهى طَعْم سيجار الهافانا الرائع المُهَرَّب عبر الحدود المُتَهَاوِنة (لدولة الجوار (كندا |
| O Havana'dayken, | Open Subtitles | عندما كانت في الهافانا |
| Havana'daki gizli bir tesiste ! | Open Subtitles | مكان اسود خارج الهافانا |
| Belki de artık ilişkiniz apaçık ortada olduğu için ona bu iş artık heyecansız gelmeye başlamıştır ve koluna da bir manken takıp Havana'ya kaçmıştır? | Open Subtitles | أو الآن بعدما خرجت علاقتكما للضوء، شعر فجأة أنّها علاقة ضحلة... وهرب لـ(الهافانا) مع فتاة استعراض. |