| Hey, Stevie madem orduya katılıyorsun benim 20 dolarımı vermeye ne dersin? | Open Subtitles | ستيف، بما أنك ستلتحق بالجيش فلما لا ترد لي الـ20 دولار خاصتي؟ |
| Bay Lenihan 17 yaşında orduya girmek için annesinden kağıt getirdi. | Open Subtitles | لقد سجلته والدته حتى يتسنى له الإلتحاق بالجيش لفوق 17 العام. |
| Bacağımı kaybetmiş olsam da orduda hizmet verdiğim için pişman değilim. | Open Subtitles | فأنا لست نادمًا على إلتحاقي بالجيش رغمًا أن رجلي قد بترت |
| ordu Gereçleri Bürosu'nu denetlemeni istiyorum. | Open Subtitles | اريدك منك ان تقوم بعمل بعض الاستجوابات لموظفي الذخائر بالجيش. |
| Eski bir Askeri doktor olan Amelie'nin babası suyla tedavi merkezinde çalışıyor. | Open Subtitles | والدها طبيب سابق بالجيش يعمل في حمام سباحة في اينا ليز بينز |
| Donanma Bakanı olarak orduyla savaşmaya devam edeceğim. | Open Subtitles | .. كوزير بحرية سوف تواصل معركتك بالجيش.. |
| Ben sıradaki fikrin bu neslin tamamen fosil yakıtlardan kurtulması olduğuna inanıyorum. Aynı Ordudan kurtulduğumuz gibi. | TED | واعتقد ان الخطوة القادمة هي أن يتخلى هذا الجيل عن الوقود الإحفوري مثلما فعلنا بالجيش. |
| Bu çocukların bir çoğu askere bağIı aileler tarafından büyütüldü. | Open Subtitles | معظم هؤلاء الأطفال الذين نشئوا فى عائلات على صلة بالجيش |
| Gay oğlun sana geliyor ve orduya katılmak istediğini söylüyor. | Open Subtitles | إبنك الشاذ يأتي إليك، و يخبرك أنه يريد الألتحاق بالجيش. |
| Çocuklar eskiden yaşlarıyla ilgili yalan söyleyip orduya katılır savaşa girerdi. | Open Subtitles | الاطفال يكذبون بخصوص عمرهم ليلتحقوا بالجيش , و يحاربوا في المعركة |
| Ancak o da benimle aynı sorundan muzdarip, yani duyma engelli olduğu için orduya katılamayacak. | TED | ومع ذلك فهو في نفس المأزق الذي أنا فيه. غير قادر على الالتحاق بالجيش كونه أصم. |
| Benim de orduya katılmamı istedi ama onu hep hayal kırıklığına uğrattım. | Open Subtitles | لقد أصر أن ألتحق بالجيش لكنى كنت دائماً خيبة أمل مريرة بالنسبة له |
| orduya katılmak istemediğini biliyorum, ama bir kere katılırsan, seveceğine eminim. | Open Subtitles | أعلم أن ليس لديك أية رغبة فى الالتحاق بالجيش ولكن بمجرد إنضمامك اليه ستحبه |
| orduda herşeyden yoksun bırakılmış insanlarla birlikteydim ama içlerinde hâlâ birşey taşıyorlardı. | Open Subtitles | و أنا بالجيش كنتم مع رجال مجردين من أيةَ ممتلكات فيما عدا ما كانوا يحملونه |
| Her zaman, hayatının sonuna kadar orduda kalırsın diye düşünüyordum. | Open Subtitles | تصورت دوما انك ستكون بالجيش النظامي لبقية حياتك |
| İki buçuk yıl bu orduda, bir yıl Askeri hapishanede ve üç yıl madenlerde. | Open Subtitles | سنتين ونصف بالجيش وسنة بالسجن العسكري وثلاث سنوات بالمناجم |
| Batı kamuoyunda, Kızıl ordu ve silahlı yoldaşları alkışlandı. | Open Subtitles | أحتفى الرأي العام الغربي بالجيش الأحمر، رفاقهم في السلاح |
| Eski bir Askeri doktor olan Amelie'nin babası suyla tedavi merkezinde çalışıyor. | Open Subtitles | والدها طبيب سابق بالجيش يعمل في حمام سباحة في اينا ليز بينز |
| orduyla bu binayı havaya uçurmaları için bağlantı kur. | Open Subtitles | أتصل بالجيش أطلب منهم إرسال قاذفة لتفجر هذا المبنى |
| Ordudan beri var. | Open Subtitles | إنها نوع من الزكام . أصبت بها بعد الخدمة بالجيش |
| askere ilk alındığımızda biz üç kardeşin başka şansı yoktu. | Open Subtitles | في اول مره التحقنا بالجيش لم يكن لدينا اي خيار |
| Benjamin Miles Franklin, eski Amerikan Ordusu mensubu, çalıntı mal bulundurmaktan 8 yıl. | Open Subtitles | بينجامين مايلز فرانكلين يعمل بالجيش الأمريكي سابقاً ثمان سنوات لحيازته على سلع مسروقة |
| Orduyu arayıp bu deneyin işe yarayıp yaramayacağını öğrenelim. | Open Subtitles | اوكى يجب ان نتصل بالجيش لنرى ان كان هذه الخلطة تصنع قنبلة ام لا |
| Bazı zamanlar ordudaki bekarlık günlerimizi özlüyorum. | Open Subtitles | بعض الوقت اشتاق لايام العزوبية عندما كنا بالجيش |
| asker bir oğlunuzun olması gurur verici bir şey mi? | Open Subtitles | وعليه فإن وجود ابن لك بالجيش لأمر يدعو للفخر أتعلم؟ |
| Amerikan ordusunun sosyologlarının, mesela Irak'taki askerlerin aileleriyle günlük iletişimlerinin yarattığı etkiyi tartışmalarına daima şaşırmışımdır. | TED | أنا دائما ما أُفاجأ بالجيش الأمريكي يناقش علماء النفس تأثير كمثال، الجنود في العراق عندما يتواصلون يومياً مع أسرهم. |
| Muhtemelen ordunun en berbat subayı ben olacağım. | Open Subtitles | سأكون على الارجح أفشل ضابطا رأيتيه بالجيش من قبل |
| Sovyet ordusunda sıhhiyedeydim Size hizmetimi önerebilirim. - Bekle, ne yapıyorsun? | Open Subtitles | كنت طبيباً بالجيش السوفيتي يمكنني عرض خدماتي |
| Biraz para sıkıntım vardı yardım etmek zorunda olduğum bir ailem vardı ve ordudayken yapmayı öğrendiğim şeyler vardı. | Open Subtitles | واجهتني مشكلة ماليّة تعرفين، كان عليّ مساعدة إحدى العائلات وكانت هنالك أمور أجيد القيام بها من الوقت الذي قضيته بالجيش |