| Sadece birkaç gündür yapıyorum ve o ahmak Preston çalmaya geliyor. | Open Subtitles | أنا فقط عُمِلتُه بضعة أيام، وذلك أبلهِ بريستن جاءتْ المُحَاوَلَة لسَرِقَته. |
| Rahip John Preston görev nedeniyle aşağıya geçiyorum. | Open Subtitles | الكاهن جون بريستن للدخوا الى الحي السفلي |
| Bu Preston karakteri hayata geçirilmeliydi. | Open Subtitles | هذا شخص بريستن الحاجات للمجيء إلى الحياة. |
| Merak etme Preston. Bu konuda çok antremanlıyım. | Open Subtitles | لا تقلق يا بريستن فقد تمرنت على هذا كثيراً |
| Bir kız bulurum, dedim! Tanrı aşkına, Preston! Kazananlar gibi düşünmeye çalış biraz! | Open Subtitles | لقد قلت إنى سأعثر على فتاة لأجل الله يا بريستن فكر كفائز |
| - Terkedilmiş. - Tabii ki terkedilmiş. Gördüğünü anlamaya çalış, Preston. | Open Subtitles | إنها مهجورة بالطبع ،أستخدم عينيك يا بريستن |
| Bu hafta Preston'ın partisine gidiyor musun? | Open Subtitles | هل انت ذاهب الى حفلة بريستن هذا الأسبوع ؟ |
| Yani Val Preston numaralarını çalıyor muydu? | Open Subtitles | الإنتظار، لذا فال بريستن يَسْرقُ خُدَعُه؟ |
| Ve bu Preston... onunla sen ilgilenirsin. | Open Subtitles | و " بريستن " هذا لقد أذهل الحضور حاول أن تضعه في الخليط |
| Preston, Güney Amerika'da olağanüstü bir cesaret gösterdi. | Open Subtitles | الضابط " بريستن " اظهر شجاعة " استثنائية في " امريكا الجنوبية |
| Seni kutluyorum, Bay Preston. Testi geçtin. | Open Subtitles | " بمن فيهم أنا أهنئك سيد " بريستن لقد نجحت في اختبار المقصورة |
| Bu içtihada göre Desmond Preston'a karşı davasında... | Open Subtitles | ...مطابق إلى هذا القانونِ . . عِنْدَنا ديزموند مقابل بريستن :الذي يَذْكرُ |
| Nereye kadar devam edecek Preston bütün bunlar? | Open Subtitles | الى متى يا بريستن كلّ هذا الدمار؟ |
| Seninle kariyer yapacağımı söylemiştim, Preston. | Open Subtitles | أخبرتك سأجعل مهنتي معك يا بريستن |
| "Dedektif Preston Maxis Kanalı'nın kamerasına ateş etti." | Open Subtitles | "المخبر بريستن تحطّم آلة تصوير ماكسيس التلفزيونية." ذلك لنا. |
| Ben L.Angeles Polisinden dedektif Preston. | Open Subtitles | نعم. أنا بريستن بوليسي، لوس أنجليس. بي. |
| Kahretsin, Preston! Tek yapmak gereken gözlerinin içine bakıp yalan söylemekti. | Open Subtitles | تباً، كل ما كان عليك فعله يا بريستن ... هو أنت تنظر فى عينيها |
| Ne oldu? Bay Preston biraz bana sarktı. Birazdan çok. | Open Subtitles | السّيد بريستن حَبَّني، الكثير، a صَغير كثيراً. |
| Ya maktule, ya kızına, ya evin temizlikçisine ya da Sydney Preston'a aitler. | Open Subtitles | عَودة إلى أمّا vic، بنته، مدبرة المنزل أَو سدني بريستن. |
| Monty, eğer Bay Preston'ın numaranı çalacağını düşündüysen onu neden gönüllü seçtin? | Open Subtitles | مونتي، إذا عَرفتَ السّيدَ بريستن كَانَ يُحاولُ لسَرِقَة خدعتِكَ، ثمّ الذي يَستعملُه كa متطوّع؟ |