| Ama çok geç. Fırına gitmem lazım. | Open Subtitles | لكنّي تأخّرت جدا ويجب أن أذهب إلى المخبز |
| Birincisinde öğrenci olduğunu ve sınıfına geç kaldığını düşünmüştüm. | Open Subtitles | في البداية اعتقدت بأنها طالبة تأخّرت عن المدرسة |
| Öngösterime geç kalıyorum, salondan tekrar ararım. Tüm bunlar birkaç aptal film için mi? | Open Subtitles | تأخّرت عن عرض الفيلم سأتّصل بك من صالة العرض |
| Arabada kal. Yirmi dakika geciktin. | Open Subtitles | إبق داخل السيّارة لقد تأخّرت عشرين دقيقة |
| Üç saat geciktin. Olay ne? | Open Subtitles | لقد تأخّرت لثلاث ساعات ما الخطب؟ |
| Belki bunu söylemek için üç sene geciktim ama yine de söyleyeceğim. | Open Subtitles | وقد تأخّرت 3 أعوام لإخبارك بهذا ولكن أفضل من لا شيء أنا بحاجة لقوله |
| Şey, aslında geç kaldım. Gitmem lazım. | Open Subtitles | حسناً، أتعلمين ماذا، لقد تأخّرت قليلاً، يجب أن أذهب |
| Her neyse, neden bu kadar geç geldin? | Open Subtitles | بأيّة حال، لمَ تأخّرت في المجيء إلى هنا؟ |
| Biraz geç yakaladim çünkü tuvalette ellerimi yikamakla mesguldum ama tam zamaninda yakaladim. | Open Subtitles | لقد تأخّرت لأنّي كنت في الحمام أغسل يدي لكنّي فهمت زبدة القصة |
| - Tamam. Kariyerinin en önemli gününe neden geç kaldığını bilmek istiyorum. | Open Subtitles | اريد أن أعرف لمَ تأخّرت عن أهم يوم فى حياتِها المهنيّة؟ |
| - Ben senden daha fazla çalıştım. Sadece bir gün geç kaldım, onda da karım boğuluyordu. | Open Subtitles | لقد تأخّرت يوماً واحداً لأن زوجتي كانت تختنق |
| Sana ulaşamazsam buraya geri gelmezse, yarın okula bir dakika bile geç kalırsa, polisi ararım. | Open Subtitles | إن لم أعلم بمكانك إن لم تعد إلى هنا، إن تأخّرت دقيقة عن المدرسة غداً، سأتّصل بالشرطة |
| Müdürümün adı, David Harken iki dakika geç kaldım diye yine ağız kokusunu çekiyorum. | Open Subtitles | والذي يقوم بتوبيخي الآن لأنّي تأخّرت دقيقتين على العمل. |
| Ve şimdi de iki dakika geç kaldığım için fırça çekiyor. | Open Subtitles | والذي يقوم بتوبيخي الآن لأنّي تأخّرت دقيقتين على العمل. |
| Doğrusu iki dakika geç kaldım. | Open Subtitles | والأمر حرفيّاً، أنّي تأخّرت عن العمل لدقيقتين. |
| Üç saat geciktin, bahanen nedir? | Open Subtitles | لقد تأخّرت لثلاث ساعات ما الخطب؟ |
| - Yani altı yıl geciktin. | Open Subtitles | إذن ،لقد تأخّرت 6 أعوام |
| Çok geciktin. | Open Subtitles | لقد تأخّرت كثيّرًا |
| Affedersiniz, geciktim. Listemi bitiriyordum. | Open Subtitles | آسفة لأنني تأخّرت كنتُ أنهي ما على لائحتي |
| Aslında iki dakika geciktim. | Open Subtitles | والأمر حرفيّاً، أنّي تأخّرت عن العمل لدقيقتين. |
| - Franklin benim müvekkilim, 5 dakika geciktim. - 10 dakika aslında. | Open Subtitles | "فرانكلين" موكّلي أنا، تأخّرت لخمس دقائق فحسب بل عشرة دقائق في الحقيقة |
| Adalet gerçekten de gecikti ama bu adil değil mi? | Open Subtitles | العدالة قد تأخّرت في الحقيقة لكن ألم تكن عادلة؟ |