| Her ne konuda olursa olsun, kitaba, dokümana kaynak materyale ihtiyacınız olduğunda Bay Douglas'ımıza seslenmekten çekinmeyin. | Open Subtitles | إذا كنت بحاجة إلى أي الكتب؛ وثائق؛ مواد المرجعية من أي نوع؛ لا تتردد في الاتصال بصديقنا السيد دوغلاس |
| Ve lütfen aklınıza gelen başka bir şey olursa beni aramaktan çekinmeyin. | Open Subtitles | و من فضلك لا تتردد في الإتصال بي إذا تفكر في أي شيء آخر. |
| Ne zaman yalnızlık hissedersen gelmeye çekinme. | Open Subtitles | في أي وقت تشعر بإنك بحاجة إلى صحبة، لا تتردد في القدوم إليّ |
| Söylemek istediğim şey, Robert, bir şeye ihtiyacın olursa ne olursa olsun, gelip istemekten çekinme. | Open Subtitles | أردت القول إذا كنت بحاجة إلى أي شيء لا تتردد في سؤالي سأكون سعيدة |
| Eğer bunun hakkında bir şey düşünebiliyorsanız, aramak için tereddüt etmeyin. | Open Subtitles | إذا يمكنك التفكير في أي شيء آخر على الإطلاق، من فضلك، لا تتردد في الاتصال به. |
| Eğer size yardımcı olabileceğim herhangi bir şey olursa, lütfen aramakta tereddüt etmeyin. | Open Subtitles | إن كان بوسعي مساعدتكم بأية وسيلة لا تتردد في الاتصال بي |
| Eğer bir şey biliyorsan konuşmakta özgürsün. | Open Subtitles | لا تتردد في الحديث إذا ما عرفت شيئاً |
| Yani annem, harika karar verme yeteneğiyle dumandan çıkan adamla birlikte olmaya hiç tereddüt etmemiş. | Open Subtitles | لذا, والدتي مع حكمتها الشديدة لم تتردد في فعلها مع رجل يخرج من الدخان |
| Fişi çekmekte tereddüt etmeyecek tek tanıdığım sensin. | Open Subtitles | أنتِ الوحيدة التي أعرفها التي لن تتردد في سحب السدادة |
| Herhangi bir sorunuz olursa aramaktan çekinmeyin. | Open Subtitles | إذا كان لديك سؤال، لا تتردد في الاتصال بي. |
| Etrafta dolaşmaktan sakın çekinmeyin ve cennetimize alışmaya çalışın. | Open Subtitles | لا تتردد في مجرد التسكع و تعرف على المكان. |
| Birini bile görürseniz, aramaktan çekinmeyin. | Open Subtitles | وإذا رأيت واحدة منهم، لا تتردد في الإتصال. |
| Yolluk olarak bir kaç bira almaktan çekinmeyin. | Open Subtitles | لا تتردد في التقاط زجاجتين من البيرة للطريق |
| Eğer yapabileceğim bir şey olursa, lütfen aramaktan çekinme. | Open Subtitles | علي اي حال , يجب أن ارحل لو كان هناك ما يمكنني فعله ارجوك لا تتردد في مكالمتي |
| Eğer bir şeye ihtiyacın olursa hiç çekinme söyle. | Open Subtitles | إذا احتجت إلى أي شيء، لا تتردد في السؤال. |
| Peki, size yardım edebileceğim herhangi bir konu olursa... aramak için tereddüt etmeyin. | Open Subtitles | حتى إذا كان هناك أي طريقة يمكن أن تساعد مرة واحدة كان قد تم من خلال كل شيء، أي شيء تحتاجه، لا تتردد في الاتصال |
| Eğer bir fırsat karşınıza çıkarsa.. ...tereddüt etmeyin, korkmayın.. | Open Subtitles | لو كانت هناك فرصة عرضت نفسها، فلا تتحير ولا تتردد في إنتهازها. |
| Öyle olduğunu düşünüyorsan beni kovmakta özgürsün. | Open Subtitles | إن كنتَ تعتقد كذلك، فلا تتردد في طردي |
| Aynı zamanda bir aile karmaşası yüzünden tetiği çekmekte tereddüt ettiğiniz yazıyor. | Open Subtitles | تقول إنك تتردد في مسألة فضحهم بسبب نزاع عائلي |