| Az önce gördüğünüz hareketsiz grafik işte buna dönüştü. | TED | ومن ثمّ فإن ذلك الرسم البياني المسطّح الذي رأيتموه لتوّكم تحوّل إلى هذا. |
| O gece Kitty bana gülü atınca ona olan hayranlığım aşka dönüştü. | Open Subtitles | كتلك الليلة حين رمت كيتي زهرتها إليّ معبرة عن إعجاب تحوّل إلى حب |
| Mavi! Maviye döndü ben de doktora gittim. | Open Subtitles | أزرق, تحوّل إلى اللون الأزرق، فقصدت الطبيب |
| Tanı koyabildim, çünkü idrarı güneşin altında unuttum ve rengi mora döndü. | Open Subtitles | فقط كنت قادراً على تشخيص مريضك عندما تركت بوله خارجاً تحت الشمس حيث تحوّل إلى اللون الأرجواني |
| Vücudu susuz kaldığında toza dönüşmüş. | Open Subtitles | بدون ماء لإبقاءها رطبة جسمها تحوّل إلى تراب |
| Biliyorsun, bu bir görev olarak başlamış olabilir, ama başka bir şeye dönüşmüş. | Open Subtitles | قد يكون هذا مهمّة بالنسبة لها أوّل الأمر، لكنّه تحوّل إلى أن يكون شيئاً آخر |
| Sanki tuz yığınına dönüşüyormuş gibi. | Open Subtitles | هو كما لو أنّه تحوّل إلى نصب من ملح. |
| İlk Şükran günü yemeğimiz en çok sevdiğim dört kişi ve Bob ile mükemmel bir akşam yemeğine dönüştü ve bir gelenek haline geldi. | Open Subtitles | عيد الشكر ذلك تحوّل إلى عشاء رائع مع أكثر أربع أشخاص أحبهم في هذا العالم وبوب |
| Cuma gecesi bir film seçmek-- ...üç saatlik bir bağırma maçına dönüştü. | Open Subtitles | .. نحاول اختيار فيلم ليلة الجمعة ذلك تحوّل إلى مباراة صراخ استمرت 3 ساعات |
| Bu sırada Umutsuzluk Günü, Umutsuzluk Gecesi'ne dönüştü. | Open Subtitles | أثناء ذلك ، نهار اليأس تحوّل إلى ليل اليأس |
| Hiç tanımadığımız birine dönüştü. | Open Subtitles | يبدو كأنه تحوّل إلى شخص لم نره أبداً من قبل |
| Geçmişe dönük tüm öfken şimdi şerbete dönüştü. | Open Subtitles | مع كلّ الغضب الذي تحوّل إلى عزيزي بواسطة الحنين |
| Dokunduğu her şey paramparça oldu Her hareketi bir felakete dönüştü | Open Subtitles | سمّره في نهاية . كل شيئ الذي لمسته ينكسر ... و كلّ تحرّك الذي عملته تحوّل إلى كارثة . |
| Babanneme döndü. Antrenmana katilmama izin vermiyor. | Open Subtitles | ,لقد تحوّل إلى جدتي إنه لا يسمحُ لي بالتمرين |
| Şehrin en büyük barınağı savaş alanına döndü. | Open Subtitles | المأوى الأكبر للحيوانات في المدينة تحوّل إلى ساحة معركة |
| Fakat onun için sonradan kazanılmış aplastik anemiye döndü. | Open Subtitles | لكن بالنسبة لها لقد تحوّل إلى فقر دم لا تنسجي مُكتسب. |
| Tam bir delifişeğe döndü. | Open Subtitles | حسناً، يبدو أنهُ تحوّل إلى زعيم حقيقي |
| Kazara adam öldürmeden cinayete döndü iş. | Open Subtitles | القتل غير المتعمد تحوّل إلى إغتيال. |
| Her şey bir görev olarak başlamış olabilir ama başka bir şeye dönüşmüş. | Open Subtitles | قد يكون هذا مهمّة بالنسبة لها أوّل الأمر، لكنّه تحوّل إلى أن يكون شيئاً آخر |
| Bak sen şu işe! Sonunda altına dönüşmüş işte! | Open Subtitles | انظروا لهذا العجب لقد تحوّل إلى ذهب في النهاية |
| Çünkü eskiden tavşanmış ama insana dönüşmüş. | Open Subtitles | لأنه أعتاد بأن يكون أرنباً ولكنه تحوّل إلى إنسان |
| Bakın kim karnı açken Chris Rock'a dönüşüyormuş. | Open Subtitles | طبعَة الناسِ البيضاء ؟ (أنظروا لمن تحوّل إلى (كريس روك حينما يكون جائعا |