| Beyaz bir kadınmışsın gibi, davrandığından, utanmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخجلي من نفسك . تتحدثين كإمرأة بيضاء |
| Öyle söylediğin için kendinden utanmalısın. | Open Subtitles | يجبُ عليكـِ أن تخجلي من نفسكـِ للتلاعبِ بالكلمات |
| Fakat Tanrım, böyle evden çıkmaktan utanmalısın. | Open Subtitles | لكن يا للهول، عليك أن تخجلي من خروجك من المنزل هكذا |
| Çıplaklığından utanmamanı istiyorum, anladın mı? | Open Subtitles | أريدك ألا تخجلي من عريك، أتفهمين؟ |
| Çıplaklığından utanmamanı istiyorum, anladın mı? | Open Subtitles | أريدك ألا تخجلي من عريك، أتفهمين؟ |
| Dediğim gibi, yardım istemenin utanılacak bir tarafı yok. Tamam mı? | Open Subtitles | كما قلت ليس هنالك سبب كي تخجلي من طلب المساعدة |
| Olduğundan daha iyi olmaya çalışmaktan asla utanmamalısın. | Open Subtitles | لا تخجلي من محاولتك أن تكوني أفضل مما كنتي |
| Kendinden utanmalısın. Buradan gitmeni istiyorum. | Open Subtitles | يجب أن تخجلي من نفسك، اخرجي من هنا |
| Kendinden utanmalısın, Augustine Teyze. | Open Subtitles | يجب أَن تخجلي من نفسك .. خالتي أوغسطين. |
| utanmalısın. İnsanlar ne derler? | Open Subtitles | يجب أن تخجلي من نفسك ماذا سيقول الناس ؟ |
| Hayatım, kendinden utanmalısın. | Open Subtitles | عزيزتي، يجب أن تخجلي من نفسكِ. |
| Kendinden utanmalısın, kaltak! | Open Subtitles | ! يجب أن تخجلي من نفسكِ أيتها الساقطة |
| Yaptığından utanmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخجلي من نفسك |
| Bunu halledemeyeceğini söylemende utanılacak bir şey yok. - Ne var? - Ofise gelsen iyi olacak. | Open Subtitles | إن كنتِ لا تستطيعين تحمل الأمر فلا تخجلي من القول ماذا؟ |
| Gerçek utanılacak bir şey değildir. | Open Subtitles | لا يمكن أن تخجلي من ذكر الحقيقة. |
| Ne olursa olsun diğer kadınların önünde duşa girmekten utanmamalısın. | Open Subtitles | ساقول لك يجب ان لا تخجلي من الاستحمام مع بقية النساء |
| Dua etmekten utanmamalısın. | Open Subtitles | لا ينبغي أن تخجلي من الصلاة |