| Ruh narin bağlılıklarla tatmin olur mu? | Open Subtitles | هل يمكنه أن يحبها؟ هل يمكن للروح أن ترضى بمثل هذه العواطف المهذبة؟ |
| Bunu kendi ırkından bir erkekten tatmin olmayan kişi söylüyor. Sen olağan üstü kişileri arzuluyorsun. | Open Subtitles | تتحدث كمن لا ترضى أبداً برجل من بني جنسها |
| Tek istediğim seni anneme sevgilim olarak göstermekti böylece bir ilişkim olduğunu görüp tatmin olacaktı. | Open Subtitles | كل ما أريد هو تقديمك كعشيقي لأمي من أجل أن ترضى أنني بعلاقة |
| memnun etmek için elimizden geleni yaparız. | Open Subtitles | اٍننا نفعل ما في وسعنا لكى ترضى أيها الكولونيل ، يومك سعيد |
| Fakat siz dinlenebilir, yemek yiyebilir ve hayatınızdan memnun olabilirsiniz. | Open Subtitles | لكنك حر مرتاح ، تأكل وعليك أن ترضى بحياتك |
| Bu güzel dolarcık için onları görmemeye razı olabilir misin? | Open Subtitles | مقابل ورقة الدولار الجديدة هذه هل ترضى بأن تنسى أنك رأيتها؟ |
| Cesur, dik kafalı, en iyi zamanlarını daha yeni geride bırakmış ve artık daha aza razı olmak zorunda olduğunu fark etmeye başlamış biri. | Open Subtitles | جرئية، لها أرائها الخاصة تعدت ذروتها بقليل و بدأت بإدراك بأنه يجب أن ترضى بما هو أقل |
| Haklısın. Vücudumun her santimini yoklamana izin vereceğim. Ta ki sen tatmin olana kadar. | Open Subtitles | سأدعكَ تختبر كلّ قيد أنملة في جسدي حتّى ترضى. |
| Yani demokrasiyi tatmin edecek. | Open Subtitles | أعنى إنها لن ترضى الرأى الديموقراطى |
| İkincisi, sıradan bir kadınla tatmin olma. | Open Subtitles | الثانية، لا ترضى أبداً بالروتين العادي |
| Dişi-john'un biri, erkek-fahişe öldürme cümbüşüne başlıyor çünkü yapılan "Kirli Lopez" onu tatmin etmemiş. | Open Subtitles | كانت تهجم على القاتل بالبخاخ... ...لانها تريد ان ترضى بفلتي راموز. |
| - Yarattığımız her şeyi yok etmeden tatmin olmayacak. | Open Subtitles | لن ترضى إلى أن تدمر كل شئ فعلناه هنا |
| Genç efendi, lütfen beni tatmin oluncaya kadar dövün! | Open Subtitles | ! ايها السيد الصغير، ارجوك قم بضربي حتى ترضى |
| Evde nasıl tatmin olmasın ki? | Open Subtitles | كيف يمكن لها ألا ترضى في البيت؟ صحيح |
| Konuşma şeklin, ben gerçekten Kira olmadığım sürece memnun olmayacak gibi. | Open Subtitles | هذا خطأ الطريقة التي تتكلم فيها تبدو وكأنك لن ترضى حتى أكونَ كيرا |
| Güvenliğimizden memnun olana kadar daha kaç ülke istila edeceksiniz? | Open Subtitles | وكم دولة أخرى سوف نغزو قبل أن ترضى ،بأننا فى أمان ؟ |
| Bir köpek olsaydım ve kuyruğumu bacaklarımın arasına alıp masanın altında kıpırdamadan otursam da memnun olmazdı. | Open Subtitles | اذا كنت كلب هي لن ترضى حتى انسل تحت المنضده يذيلي بين سيقاني |
| - Hayır. İntikam istiyorsun ve intikamını alana kadar asla memnun olmayacaksın. | Open Subtitles | تريد الانتقام ولن ترضى أبداً حتّى تحقّقه |
| Sen bu sefalet içinde yaşamaya razı olabilirsin, ancak ben olamam. | Open Subtitles | لعلّك ترضى بالعيش في القذارة، أما أنا لا. |
| Aslında, istediği çok netti ama sonra mecburen o sıkıcı. Elise tarzı, kalıplaşmış elbiseye razı oldu. | Open Subtitles | وكان هذا سهل عمله على الرغم من... ...ثم اضطرت ان ترضى بفستان . وممل، جامد، اللباس مستوحى من اليس . |
| Barry'nin güçleri olmasında sorun yok. Barry tehlikeye atılabilir, metalarla savaşabilir. | Open Subtitles | ترضى بامتلاك (باري) للقدرات وبخوضه المخاطر وقتال البشر الخارقين |